6 Şubat 2010

Vadideki Arılarımızı Özlemişiz.

Geçtiğimiz hafta vadiye gidemediğimizden bu hafta dolaşma zamanı..

Hafta içi yağan kar ve düşen ısı şehirdeki kolonileri zorlamış olmalı.

Dağda da kar hala duruyor, şehirde de duruyor ki ısı sabah -6 C idi.


Kar bazı bölgelerde yaşamın normal tarzı.

Kar, büyük şehirlerde yağınca gündeme gelir genelde.



Nikotin molası...
Bir bıraktırsam şu ekibe.
Bugün dershaneler de tatil olduğundan Egehan misafirimiz.


Vadiye inişte de karlı durum devam ediyor.

Bilecik canlı forumunda denemek için verilen yurtdışı kaynaklı varroa ilacı...

Etken maddesi Perizin etken maddesi ama 2 çerçeve arasına asılan şerit şeklinde üretilmiş.


Egehan'ı hazır kıstırmışken bir kaç kovan aktarmak lazım...

Hava öğlene doğru güzelleşti iyice.


Genel arılıkların durumu ve bir sıkıntı görünmüyor.



Önce çiftleştirme kutularını kontrol etmek gerekiyor.

Ana arı var mı?

Yiyecek durumları?

Yavru başlamış mı?



Yavru ve ana aynı yerde...


Kadrolarda güzel.



Arka bölüme doluşmuş olanları da dumanla uçurup, keklerini doldurduk.



Büyük kolonilerde de 2 haftadır salkım kolay kolay bozulmamış olacak ki, üst besleme kutularından verdiğimiz keklere fazla dokunulmamış.
Zaten uçamıyorsa, ellemesin diye bu metodu kullanıyoruz.



Kurabiye formatında üretilen varroa ilacını da tırtıklamışlar ama onu da besleme kutusu önüne verdiğimizden çıkamamışlar.


Bu 4 koloniyi yeni kovanlara aktardık.

Aktarım faydaları...

Öncelikle arıyı daha da sıkıştırıyoruz.

Ballılar duvarlarda ve yavrulular ortada.
Hatta biraz fazla sıkıştırmak gerekiyor başarı için.

Bölme tahtasını da koyarak, bölme tahtası dışına bütün bir gazete kağıdı ile boşluk ile arıların irtibatını kesiyoruz.
Boşluğa da fazla çerçeveleri dolduruyoruz.

İş bitimi varroa şeritlerini de asıyoruz.



Büyük kovanları aktardıktan sonra hava ısınınca, önceden kontrol ettiğimiz çiftleştirme kutularına tekrar baktığımızda yoğun biçimde keke yüklendiklerini görüyoruz.



Öğle yemeğimizi yedikten sonra yanımıza yine avcı arkadaşlar geldiler.


Avcı arkadaşlar, Söğüt'ten Ferit Güldüoğlu ve Bozüyük'ten Buğra Levent.
Ferit bey'in arıcılığa olan ilgisi ve arıcılık yapmamasına rağmen arıcılık bilgi altyapısı inanılmaz.

Söğüt'teki diğer arıcılar yüksek sayıda koloni ile çalışamazsın, yapamazsın, edemezsin demişler ama bizim durumu görünce sanırım ufku değişmiştir.
Siz hem çalışıp hem de bu kadar koloniye bakabiliyorsun değil mi? sorusuna aldığı cevapla yakın sürede arıcılığa başlamaz ise artık ne diyelim.


Dönüşte yine boşa akan Sakarya nehri...


Ve dağda eriyip, donan sular buz kesmiş.
Biraz da Bursa civarlarından haberler vereyim.



Bursa Mustafakemalpaşa'da arıcılık yapan büyüğümüz Recep Şahin ağabeyimize ait arılar Uluabat gölü kıyısında kışladığından yükselen sularla birlikte su altında kalmışlar.
Yerlerinden kaldırmışlar arıları büyük zaiyat yaşamadan.
Büyük geçmiş olsun.
Geçtiğimiz hafta hatırlarsanız Kirmastı nehrinin coşkulu akışını yayınlamıştık.

Son durumu da bu şekilde olunca Kirmastı nehri...

Biz ayrıldıktan sonra hafta içi yağan kar ve ardından gelen yağmurla coşku daha da artmış ve Uluabat gölü ve kıyıları büyük zarar görmüş.
Hatta ana haber bültenlerine bile konu olacak kadar yoğun bir su yükselmesi olmuş.
Dayımın ada bahçesi, Kirmastı nehri yanında olduğundan haftasonu görüntülerini yayınladığımız arıları bulundukları yerden kaldırmışlar.

Kaçış görüntüleri için...


3 yorum:

lokman yeşilöz dedi ki...

sayın halil kardeş sizin arıcılkla calışmanızı büyük bir zevkle izliyor ve keyif alıyorum.ayrıca recep şahin arkadaşada geçmiş olsun. başarılar.

Ballı Baba dedi ki...

Recep şahin beye geçmiş olsun.
Güzel bir haber kurabiye şeklinde olan varroa ilacı ruhsatlandı ve üretime başlanacak.Uygulama kolaylığının yanında etki süresinin uzunluğu bizler için iyi bir fırsat.

ARICISERKAN67 dedi ki...

selamnaleykum


Öncelikle recep abiye büyük geçmiş olsun.Yapmış olduğunuz bu güzel çalışmalrdan vede bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkkür ederim

çalışmalarınızda başarılar dilerim.

kolay gelsin