28 Mart 2010

Vadi Isınınca...

Çarşamba günü akşamüstü yavru uçururken videosunu çektiğimiz Kafkas melezi 111 nu'lı koloniyi Yusuf abi sabah sabah ilk iş olarak açıp baktı ki biz çay içiyorduk.

Çağırdı buyrun gelin diye... 


Hava ısınınca dalak sallamaya başlamış güçlü kaçanlar...

Eşitleme yapmak lazım değil mi?


Ne olur ne olmaz artık petek lazım olur düşüncesiyle vadiye 1 araba petek getirildi.

Benim bu anlamda sıkıntım yok.

Bu yıl kabarmış çerçeve stoku açısından çok iyi durumdayım.

Eskişehir şartları için işletme doygunluğuna ulaştım.

Koloni sayısını daha fazla arttırmamak üzerine kurduğumuz strateji, bu anlamda rahatlık sunacak.

İlerleyen zaman içerisinde şartlarımız değiştiğinde koloni sayısını arttırma becerisini kazanmış olmamız bizler için çok daha önemli.

Koloni sayısını sağlıklı olarak arttırmanın yolu çok basit.

Amatörce ana arı üretimi.

Çok şükür bu yolda bir hayli tecrübe kazandık ekip çalışmaları ve ekipteki arkadaşlarımızın büyük katkıları sayesinde... 

Öğrenmeye de devam ediyoruz en ince ayrıntılarına kadar.

En büyük şansımız ise malzeme sıkıntısı yaşamıyoruz.

Yusuf abi'ye bu hafta yine bir paket yaptırdık elindeki stoklardan...

Yok dip parçası, yok sarı parça, yok çanak derken yeterli sayıya ulaştık şimdilik malzeme açısından.

Gelecek için nasılsa zamanımız var ayar eder Yusuf abi.

Eskişehir şartları için ana arı üretimi malzemeleri doygunluğuna da ulaştık...

Sadece kutu ihtiyacının sonu yok.

Kışlatma yapılabildiğinden kutularla olsun olabildiği kadar.


Arılar kovan içerisinde her yere ulaşabilmeli.

Çok basit bir kural ama..

Kendi yaptırdığım 1 tane bile kovanım yok.

Hep farklı yerlerden edinilme..

O yüzden üst örtü tahtaları ile çerçeve üstlerinde 1 cm. boşluk olmayınca propolis ile yapıştırıyorlar.

Ve öyle uygun bir ortam ki kurt için.



Az daha görmesek kozasını da örerdi...

Hele kelebek haline geçerek yumurtlama yeteneğini kazandığında milyonlarca yumurtlama kapasitesi...


Bizim arılarda iş çabuk bitti.

Hem hafta arası gittik hem de kalabalık ekiple iş mi dayanır.

Bilahare ekip dağılıyor.

3 kişi Erol ve Birol abi'nin arılıkta...


Diğer 3 kişi Yusuf abi'nin arılıkta.

Ben ise lay lay lom görevinde.

Yemek hazırlamak, çay yapmak...



Ve yavru uçuşları iyice dikkat çekici biçimde artıyor.

Bu konuda bir fotoğraf çekmem lazım.

Aslında bu hafta 3-5 kolonide vardı.

Eğer arı sıkışık ve güçlü ise çerçevelerin ön kısmında ve altında genç işçiler salkım halinde birikiyorlar.

Bu birikimi yapan koloniler akşamüstü yavru uçuruyorlar.

Bu çerçeve altında yavru uçuşunu bekleyen arıların fotoğrafını çekmek görevini en kısa sürede ifa etmeliyiz.



Gelelim ana arı üretimine...

Bende daha henüz tık bile yok.

Aslında gerek yok ki.

Vadide bulunan kutularımı doldurmak bana yeterli.

Ben ana arı üretimini arılığımıza döndüğümde yapacağım.

Çünkü bugünlerde ana arı üretimi maliyeti çok yüksek.

Yusuf ve Birol abi'lerin ise dolacak kutuları çok.

Hava şartları da müsait olunca maliyete katlanıp devam ediyorlar...

Nasılsa meme artar değil mi?

Hatta daha da ötesine geçeyim.

Geçen hafta çiftleştirme kutusuna meme verilmişti 4 adet.

Bu kolonide kendi yaptığı memeler vardı.

Bölmüştüm o memeli çerçeveyi başka kutuya...

Baktığımızda yeni bir ana arı çıkmış ve daha 3 meme var.

Hemen ana arıyı avucuma alıp, vınnnnn.

Nasılsa diğer memelerden ana çıkar.

Bye, bye...

Genç anayı da yeni ana kaybeden benim kutuya kapıdan atıverdim.



Gelelim tüplemeye...

Ana arı yetiştirme işi emekli işi.

Ama ne yapalım.

O yüzden tüplemeden olmuyor.

Anaların doğumu Çarşamba olacak.

Mecburen...


Sadece 1 meme açıkta bırakıp, diğerleri tüpleniyor.

Tüplerin içine de bol miktarda işçi arılar konuluyor.


Hüseyin Yavuz'da yeni aktarılan kurtçukları götürüyor ana arı memesi üretim kolonisine...


Zaman zaman yazıyoruz...

Bahsettiğim 4 meme yapan çiftleştirme kutusu...

Oradaki tek yavrulu çerçeveyi ben memeleri var diye almıştım.

Dolayısı ile içeride yavrulu çerçeve kalmamıştı.

Memeleri de verdik.

Memeleri kapatmışlar ama yalancılamışlar.

Hem de meme altı dalağa...


İşler gevşeyince, hava da sıcak olunca bizler gevşemesek olur mu?

Çay keyfi..


Birol abi'de çiftleştirme kutularını stoklama ruşetinden doldurdu.

Ağızlarını kapatıp, eve götürecek.

10 gün sonra transfer edilen memeleri vermek üzere geri getirecek.

1 yavrulu çerçeve veriliyor stoklama ruşetinden.

Yanına 2 ballı ve bol miktarda işçi arı.



Yetmeyen yavrulu çerçeve için diğer kutulara başvuruluyor.

Yavrusuz çerçeve ile kutu oluşturmak yalancılamalarına sebep oluyor.

Anaları yok ve meme yapacaklar kendileri..

Kendi yaptıkları memeler koparılıp, yeni memeler takılacak.



Ana arıyı da bulmak gerekiyor, bölmek için...


Vadide değişik çiçeklenmeleri de görüyoruz.

Polen gelişi yine çok güzel.

1 ay sonra planlanan şekilde çıkacağız kısmetse vadiden...


4 yorum:

ARICI MESUT dedi ki...

Abi bu kutuları Ankara Kazan dan mı getirtiyorsunuz. Birde biçok kişi kutularda ananın kışı çıkmadığını söylüyor siz nasıl kışlatıyorsunuz.

HB dedi ki...

Bu ülkede çok kişi konuşur, az kişi iş yapar.

Genelde de konuşanlara bakarız.

Bu kutularda arı kolonisi kışlatılabiliyor rahatlıkla.

Ankara / Kazan alındıkları yer...

Gidecek birilerini bulsak, bizde aldırırız 8-10 tane...

Kemal Demirci dedi ki...

Halil Bey Merhaba.
Kazan tarafına yolum düştüğünde alıp göndereyim size isterseniz.
Selamlar,

HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN dedi ki...

Halil abi fotolar bir çok güzel şeyi ifade ediyor.Ahmet İnci abiyle görüştüm bu hafta kutular hazır olacakmış ben mecburen kargoyla 10 tane getirteceğim.Eğer abi işe farklı bir öncülük söz konusu olursa haberleşelim.