8 Nisan 2010

Uludağ Arıcılık Dergisi Şubat-2010 Sayısı

Uludağ Arıcılık Dergisinin Şubat-2010 sayısında Eskişehir’de Bir Arıcılık Model Yazı dizisine devam edildiğini derginin elimize ulaşması ile gördük.

İlk yazıyı yayınladıktan sonra devamını da yayınlamak gerekir düşüncesiyle…



Ekibin en büyük avantajlarından birisi de internetin sağladığı avantajlardan faydalanmasıdır. İletişimin gücüyle tüm ülkeyi hatta yurtdışı uygulamaları takip ederek yeni malzeme ve ürünlere ulaşabiliyoruz. Gerektiğinde diğer bölge arıcılarından yardımlar alıyoruz. Ekip olarak diğer illerden ilimize gelen arıcılara da talep edildiğinde yardımcı olmaya özen gösteriyoruz.

Ekip olarak hareket ediliyor olmasından, herkesin aynı uygulamaları yaptığı anlamı da çıkarmamak gerekiyor ki farklı uygulamaların yapılması doğruları bulmak açısından gelecek yıllara da referans teşkil etmektedir. Bahsedeceğimiz konular, artık doğruluğu neden / sonuç ilişkisi ile test edilmiş uygulamalar olup; yeniden bizler için keşif yapmayı gerektirmemektedir.

Kışlama
Eskişehir, bulunduğu konum itibarıyla karasal iklimin hüküm sürdüğü ve gece sıcaklıklarının -25 ºC düzeylerine düştüğü kış aylarını yaşamaktadır. Ancak bizler artık öğrendik ki soğuk ile balarıları şartları uygun olduğu sürece başa çıkabilmektedir.

Eskişehir konum olarak yaşadığı düşük sıcaklığın yanında nem konusunda daha avantajlı olduğu da söylenmelidir.

Arılarımızı kışa kendi arılıklarımızda hazırlamakta ve kışlatmayı bu arılıklarda yapmaktayız.

Kışlatma öncesi yapılan güç eşitlemeleri sonucu, koloniler minimum 7 çerçeve ve maksimum 10 çerçeve olacak şekilde hazırlanmaktadır.

Koloni güç eşitlemeleri konusuna sonbahar ve ilkbahar çalışmaları esnasında ayrıntılı olarak değinilecektir.

Kış aylarında salkımda olan arılarımıza hiçbir şekilde katı veya sıvı besleme yapılmamaktadır.

Kovanlar ve ana arı yetiştirme kutuları yerden yüksekte sehpalarda ve açıkta kışlatılmaktadır.



Karda Koloniler ve Ana Arı Kutuları (Ocak 2009 Akpınar Köyü)

Yeterli malzeme olduğunda ise, kovanların ıslanmasını önleyecek materyallerle kovanların üstü kapatılmaktadır.

Kar yağışları sonrası kovan üzeri karların temizlenmesi için özel bir çaba sarf edilmemektedir.



Kar Altında Koloniler (Yusuf Gürbüz Arılığı)

Kışlama için gece sıcaklığı Eskişehir’den 5–7ºC daha yüksek olan Sakarya Nehri’nin suladığı topraklar olan ve yerel olarak Sakar Vadisi denilen 55 km. uzaklıkta ve 100 m. rakımlı bölgede kışlayan arıcılar olmasına rağmen, daha soğuk olan arılıklarımızda kışlamayı tercih ediyoruz.

Gece sıcaklığı yüksek olan bu bölgede kış aylarında arı uçuşlarının ve hareketliliğin çok olması sebebiyle yaşanan yıpranma ve ana arıların erken yumurtlamaya başlamaları sonucu istikrarsız hava şartları karşısında sıkıntılarla karşılaşılabilmektedir. Bu deneyimimizi o bölgede kışlama yapmış arıcılarla yapılan görüşmelerde ve arı koloni kontrollerinde edindik ve yıllar geçtikçe de pekiştiriyoruz.

Arılarımızı şehre 30 km. uzaklıkta ve 1245 m. rakımlı Tandır köyünde daha da soğuk yerde kışlatmak konusundaki düşüncemiz ise, bölgedeki ayıların varlığı ve daha önceki yıllarda ayılar ile yaşanmış kötü tecrübeler yüzünden hayata geçirilememektedir.



Tandır Köyü (Şubat 2009)


Bahsi geçen bölgede 2007–2008 yılı kışında risk altında da olsa kışlayan koloniler ile vadiye gidildiğinde diğer arılıklarımızdan gelen koloniler arasındaki gelişme farkı kayda değerdi. Risk yönetimi konusunda ise, o bölge daha etkin tedbirler alınmadan kışlamayı çok zor hale getiriyor. Bizler ekip olarak henüz o riski alabilecek donanıma sahip olamadığımızdan alınacak tedbirler konusunda çalışmalarımızda sürmektedir.

Arılarımızı soğukta kışlatma kararlılığımızın süreceği düşüncesindeyiz.

Ayrıca farklı uygulamaları görmek açısından 2009 yılı Kasım ayında Sn. Yusuf Gürbüz’ün arılığında kapalı alanda kışlatma çalışması 24 koloni ile yapılmış ve dışarıda kışlatma ile kapalı alanda kışlatma arasındaki büyük farklar görülmemiştir.



Kapalı kışlatma uygulaması (2008-2009 Kışlaması)

Kışlama, Eskişehir şartlarında bizler için Kasım ayı başlarında başlayarak, 20 Şubat–10 Mart tarihleri arasında uygun meteorolojik şartlar yakalandığında Sakar vadisine gerçekleştirilen taşıma ile sona ermektedir.

Geçtiğimiz 3 yıllık verilerimizi incelediğimizde dikkat çekici biçimde kışlamada arı kolonisi kaybı yaşanmamasını, kışa hazırlanmanın aslında gelecek sezona hazırlanmak olduğunu idrak etmemizden kaynaklandığını söyleyebiliriz.



Kar Altında Ana Arı Kutuları (Yusuf Gürbüz)

Kışlama esnasında meteorolojinin müsait olduğu hafta sonlarında yapılan fiziki arılık kontrolleri dışında arılarla ilgili işlerin olmadığını hepimiz biliyoruz ama gelecek sezona hazırlık kış aylarında gerçekleşiyor. Yeni kovan imali, yeni çerçeve çakımları ve tellemeleri ile arıcılık eğitim ve seminer katılımları ekip katılımları ile gerçekleştirilmektedir. Kış aylarında sohbet ortamında yapılan bu işlemler bahar aylarında bizlere çok büyük rahatlıklar sunmaktadır.



Çerçeve Çakma Çalışmaları

Arıcılık faaliyetlerinin azaldığı günlerde ise arılıklarımız bilimsel çalışmalara kaynaklık etmekte ve bilimin ışığından faydalanmamızı sağlamaktadır.



Kasım 2008 ‘de arılıklarımıza yapılan ziyaret
(Sn. Doç. Dr. İrfan Kandemir, Sn. Selahattin Güney ve Biohayat Firma Yetkilileri)




Sn. Doç. Dr. İrfan Kandemir Tarafından Arı Örnekleri Toplanması (Kasım 2008)

Erken İlkbahar ve Vadiye Hareket


Sezonu açmak üzere 20 Şubat–10 Mart tarihleri arasında uygun bir hava yakalandığında Sakar Vadisine hareket ediliyor. O tarihlerde gündüz arı uçuşu olmadığından nakil işlemleri gündüz şartlarında ve gerektiğinde günde 2 tur şeklinde yapılıyor. Bu nakiller zaman problemimiz nedeniyle bazı yıllarda olumsuz hava koşullarına rağmen gerçekleştirilmekte ve unutulmayacak anlar yaşanmaktadır.



Kar Altındaki Koloniler (Şubat 2008)

Nakil öncesi ve sonrası Menşei Şahadetnamesi, Arı Konaklama Belgesi, Arı Sevklerine Mahsus Veteriner İzin Belgesi ve Nakil Aracı Dezenfeksiyon Belgesi alınarak arı nakil işlemleri yapılmaktadır.

Rakımın daha düşük ve sıcaklığın daha yüksek olduğu vadiye yapılan hareketlerde arıların kısmi kış salkımında olduğu anlarda bile nakil sonrası ana arı kaybı ve koloni kaybı yaşanmadığını söyleyebiliriz. Soğuktan sıcağa ve gündüz şartlarında yapılan nakil sonrası açılan kovanlarda güneşi de gören arılar bazen çok kısa temizlik uçuşu yaparak yeni yerlerini de belirliyorlar.



Vadiye Nakil



Sakar Vadisi bölgesi o tarihlerde çevre ilçelerden yoğun biçimde arıcıya ev sahipliği yapıyor ve o bölgede kışlayan arıcılarla birlikte yoğun bir arı kolonisi Şubat – Mayıs ayları arasında bölgede konuşlandırılıyor.

Sakarya Nehri’nin suladığı toprakların sağladığı avantajlarla polen bulma şansının yüksekliği ve gece sıcaklığının düşmemesinin, kolonilerin erken ilkbaharda yavrulama faaliyetine yaptığı destek bu bölgenin çok fazla tercih edilme sebepleri olarak sayılabilir.

3 arılıktaki tüm koloniler vadide aynı bölgeye indirilmektedir. Ayrıca kolonilerle birlikte amatör ana arı yetiştirme malzemeleri de bölgeye nakledilmektedir.



Vadideki Koloniler

Hava şartları müsait ise arılar vadiye indirildikleri günün ertesi günü ilk erken ilkbahar kontrollerine tabi tutulmaktadır. Zaman sıkıntısı nedeniyle ilk hafta sonu yapılamayan kontroller ertesi haftaya kalmaktadır. Ekipten uygun olan bir arkadaşın hafta içi vadiye gidişi, acil işlerin yapılması açısından büyük faydalar sağlamaktadır.




Erken İlkbahar Kontrolleri

Vadide tüm arıların ilk kontrolleri, ekibin birlikte çalışması ile yapılmaktadır.

İlk işlem olarak koloniler yeni kovanlara aktarılmaktadır. Boşalan kovanlar temizlenerek ve pürmüzlenerek tekrar değişimlere devam edilmektedir.



Yeni Kovanlara Yapılan Aktarmalar

Aktarma esnasında ana arı varlığı ve durumu, besin durumu, yavrulama faaliyeti durumu, kışlama güç kaybı durumu kontrolleri yapılıyor ve işlem bitimi kayıt altına alınma işlemi yapılıyor. Bu kontrollerde kolonilerin kimin olduğunun önemi olmadan objektif değerlendirmeler yapılmakta ve alınması gereken tedbirler görüş birliği ile alınmaktadır.

Gelecek yıllar için anaç koloni olarak kullanılmak üzere takibe alınacak kolonilerde bu kontrollerde belirlenmektedir. Kıştan çıkış karakterinin, koloni hakkında en iyi verilerin alınabildiği bir dönem olduğu söylenebilir.

Aktarma yapılan ve kayıt altına alınan kolonilerde bal stoku azalan kolonilere, daha ballı koloniler ile ballı çerçeve değişimleri yapılmaktadır. Gerektiğinde stokta bulunan ballı çerçeveler ile desteklemeler yapılmaktadır.

Ana arı kaybetmiş veya ana arısının niteliğini kışlamada kaybetmiş kolonilere de yedekte bulunan ana arılar verilerek problemleri giderilir.



Vadide Yetiştirilmiş Kafkas Melezi Ana Arı

Varroa mücadelesi kapsamında, yavrulama faaliyetinin yeni başlaması avantajı ile ilk kontrollerde ilaçlama yapılmaktadır. Varroa mücadelesine vadide kalındığı süreçte kontrollü olarak devam edilmektedir. Hangi ilaç kullanılması gerektiğine ise hava şartlarının ve varroa bulaşıklı düzeyi de göz önünde bulundurularak karar verilmektedir. Hava şartları ve kolonideki bulaşıklık düzeyi ile ilgili olarak dönüşümlü olarak Oksalik Asit, Formik Asit, Amitraz, Flumetrin ve Coumaphos etken maddeli ilaçlardan uygun olanları kullanılmaktadır. İlaçlamalar tarih, dozaj ve uygulama bazında kayıt altına alınmakta ve gelecek yıllar için veriler toplanmaktadır.

Erken ilkbaharda beslemeye koyu sıvı besleme ile başlanmaktadır. Koyu sıvı besin hazırlanmasında 2 birim şeker / 1 birim su oranı kullanılmaktadır. Kaynatılan su ateşten indirilerek, şekerin katılması ve karıştırılması ile elde edilmekte ve hiçbir katkı maddesi katılmadan kolonilere verilmektedir.




Vadide Yoğun Polen Toplayan Koloniler

Vadiye ulaşımda yaşanan zorluk ve zaman yetersizliği sebebiyle sadece hafta sonları uygulanan sıvı beslemeye destek olması amacıyla aynı esnada katı besleme de yapılmaktadır. Katı besleme ürünü olarak, kendi ürettiğimiz ballardan ve şekerden öğütülerek yapılan nişasta katkısı olmayan pudra şekerinden yapılan kekleri kullanıyoruz. Erken ilkbaharda kullandığımız keklere sadece derin dondurucuda önceki yıldan saklanmış kendi kolonilerimizden derlediğimiz polen katılmaktadır. Kek, sıvı besleme ile aynı anda yapıldığından üst besleme kaplarının ön bölümleri kullanılarak verilmektedir. İlk haftalarda yapılan koyu sıvı beslemeden, havaların ısınmasıyla birlikte1 birim şeker / 1 birim su oranlı sıvı beslemeye geçilmektedir. Vadide sıvı besleme, koloniler tarafından stoklama davranışı yapıldığında ve dalak örme faaliyetlerini başlattıklarında azaltılmakta veya sonlandırılmaktadır. Vadiden çıkışa kadar katı beslemeye devam edilmektedir.

Yapılan 3 yıllık deneme çalışmalarının verdiği veriler sonucunda, “Kovan örtü bezi mi yoksa örtü tahtası mı?” sorusuna kolonilerden aldığımız cevabın örtü tahtası olduğunu ve iki parçalı ve 12 mm. kalınlığındaki su kontrasından oluşan örtü tahtası sisteminin faydalı bir yöntem olduğu rahatlıkla söyleyebiliriz.

3 yorum:

ÇAY'LI dedi ki...

bilgilendirmeleriniz icin teşekkürümü kabuledin yakınlıgımızdan dolayı ortak noktalarımız oldugunu gördüm bukış 4 adet çay,da bıraktım ana arı yumurtaya cıkmamıştı.4,ü de iyi lerve petek örüyorlar,bundansonra 3-4 -5 cıtaları götürmeyi düşünmüyorum.tek gördügüm eksgim se kayıt sistemim yerden yükseklik işinide.elma kasalarım vardı onları kullanıyorum selamlar

zeynuğu dedi ki...

Halil Bey,
Arıcılığa o kadar bağlanmışsınız ki,o sizin bir parçanız olmuş.
Bana sorsalar:
-"Halil Bilen kim"
-Arıcılık aşkı ile yanan,bir arı sevdalısı derim.

Arıcılık konusunda yaptığınız çalışmalar ve paylaşımlarınız,benim gibi yeni başlayan arıcılara kaynak oluyor.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Hoşça kalın.

adige2206 dedi ki...

güzell