23 Nisan 2010

Vadi 2010 İlkbahar Sezonu Sona Erdi.

Hepimizin hedefleri farklı...

Bulunduğumuz konumu ise tahmin edenlerin sayısı çok az...

Bu hedefleri bu zor şartlarda gerçekleştirmenin planlamalarını yapan bir ekiple beraber uzun süredir birlikte hareket ediyoruz.

Bu yıl arıların erken yavruya girmesi ile vadiye erken inip, erken çıkmayı planlamıştık ve planlarımızı gerçekleştirmeye başladık.

Hedefler demiş iken, bireysel olarak arılarımı çoğaltma gibi bir ihtiyacım ve durumum yok bu yıl için.

Konsept belli...

40-50 arıyla çalışıp, 20-25 arıyı bala çalıştırmak...

Bunu da başarıyoruz şükürler olsun ve hiç bir zaman artık bu işi seneye başaracağız dememeye çalışarak.

Ertelenecek hayallerimiz yok ki.

Yusuf ve Birol abiler ise, bu yıl değişik bir konsept ile devam ediyorlardı.

Arı sayılarını çoğaltıp, baharda 100-150 koloniyi satmayı planlayarak hedeflerini belirlediler.

Kışlamayı 5 çerçevelik ruşetlerde yaparak, arılarını planladıkları tarihte arzuladıkları güce ulaştıracakları hatta geçecekleri görülüyor.

Bu ürettikleri arıların satışını da standart uygulamalarla sessiz sedasız başarmış görünüyorlar.

Amatörce arıcılık yapıp, 100-150 koloni satarak geride kalanlarla gelecek yıla da aynı hedefi koyabiliyorlar.

Ekibin içerisinde olmama rağmen, farklı konseptlerine objektif baktığımızda aslında alkışı hak ediyorlar.

Ve artık bizi hedeflerimize taşıyan vadiden çıkıyoruz.

Hazır vesileyi bulmuşken...

Arılarımızın bulunduğu ve Erol abinin köyü olan Çayköy'de bizleri ağırlayan başta Erol abi olmak üzere tüm büyüklerimize teşekkür ediyoruz.



Arılarımızın yeri de çok hoştu...



İlk olarak bizim arılar çıkıyor...

3 kişiyiz.

Yusuf abi, Birol abi ve ben...


Öncelikle bala çalışmayacak olanlar en öne...

Bu planlamayı arabayı yüklerken yaparsak, indirirken çok kolay oluyor.


Stoklama ruşetlerini daha önceden doldurup, daha önce vadiden çıkarmalıyız.

Durduk yere uğraştırıyorlar bizi...


Bizim arılardan kalan boşluğa Yusuf abinin 15 koloni de bizimle geliyor.

Bizim arılığa getirdiği arılarla gelecek yılın arıları üretilecek.



Ve finalde stoklamaları hasarlamadan arabanın bağlama işini bitiriyoruz.


Akpınar'dayız.

Klasik Es-Es gecesi..

Yerde o kadar çiğ var ki...

Tabi bu çiğ öğlen saatlerinde nektar olarak dönecek bizlere...

Arılar bir bahardan çıktı ve diğer bir bahara sıfırdan başlıyor.




Arı indirirken, ekip fazlalaşıyor haliyle...

Bize düşmüyor bile...

Ayaküstü iş bitimi atıştırmanın tadı ise anlatılmaz yaşanır...

Bunu da yazmak zorundayım...

Bu arada Yusuf ve Birol abiler sağolsunlar yine arabanın ipini unuttular.

Arıların başına varmak üzereyken "ip" deyip birbirlerine bakmaları çok hoş...

Allah'tan Çayköy'den 2-3 kamyon bağlanacak ip geldi de...

Bu akşam ve yarın akşam tekrar idmanımız var.

1 yorum:

ARICISERKAN67 dedi ki...

selamunaleykum

Halil bey çalışmalarınızın sürekli takipçilerindenim.Hedeflerimiz hemen hemen aynı sayılır.Umarım herşey gönlümüzce olur.Hatalar bizlere mahsustur ama hataları en aza indirmek yine bizim elimizde.Paylaşımlarınız için teşekkürler.

size ve çalışma arkadaşlarınıza başarılar.