10 Nisan 2010

Vadide Bahar, Eskişehir'de Kış...

Bölgesel farklılıkları gözardı ederek arıcılıkta çok fazla genellemeler yapıyoruz.

"Bahar balı alamıyoruz." şeklinde serzenişlerimizde oluyor hep.

İyi de bahar dediğiniz nedir?

Ülkemizde bahar Şubat'tan - Haziran'a kadar sürüyor.

İzmir'de Şubat ayı bahar iken, İç Anadolu yüksekleri ise Haziran başını buluyor aynı şartları yakalaması...

Bunu en iyi görebilme şansına yine İç Anadolu bölgesinde olmamıza rağmen klima bir bölge dolayısı ile bizler sahibiz.

Arılarımızda o klima bölgede yani vadide...

Eskişehir şartlarına bakıyoruz ve bir de vadiye...

O anlamda genelleme yapmamak gerektiğini çok iyi görüyoruz.

Cumartesi sabahı klasik vadi telaşı...



Dışarı çıktığımızda arabanın her tarafı buz tutmuş.

Camları kazımadan yürümek mümkün değil.



Ve ısı donma noktasında...


Ekip olarak toplanıyoruz ve yola düşüyoruz.

Çarşamba günü de gitmiştik arıya ve yağmurda arıların bulunduğu bölgeye girdiğimiz kanalda su akışı vardı ama biz girip-çıkabilmiştik bölgeye.

Sabah geldiğimizde ise Erol abi Cuma akşamı geldiğinden yol yapım çalışmalarına başlamış.

Elbirliği ile yolumuzu yeniden yaptık.

Arılar Cuma öğleden sonra uçabilmişler ve muhtemel 3 gündür uçamamışlar.

O kadar fazla dışkılama yapmışlar ki, her tarafı halletmişler.


Sabah saatlerinde açan güneşin etkisiyle hem arılar hem de biz çalışma şevkine kavuştuk.

Güneşi gören mantarda dünyaya merhaba diyor.

Arka planda Yusuf abi tek başına çalışıyor.

Bu hafta ekibi yok.

Yetişiriz biz işi bitirince nasılsa...


Çarşamba günü bir koloninin verdiğimiz eski polenli çerçevedeki bozulmuş polenleri dışarı attıklarından bahsetmiştik.

Sabah ilk iş o koloniyi belirledik.

Kontrollerinde ise...


Verdiğimiz peteği bu hale getirmişler.

Fakat bizim yaptığımız işe ne demeli ki.

Bu kadar kötü bir peteği nasıl farketmedik.

Arı haklı yani...

Dağıtmış parçalamış güzelce...

"Bu ne be" der gibi arılardan bize...

Duvar çerçevesi olarak genelde daha bozuklu çerçeveleri kullansakta bu tür çerçeveleri iptal etmek gerekiyor.



Uygun mesafe olmayınca...

Örtü tahtaları ile çerçeve üst bölümü arasında 1 cm. olmazsa bu şekilde çerçeveyi üst örtü tahtasına bağlıyorlar.

Her açılışta problem oluyor...


Öğle saatlerinde görmemiş gibi polen toplamaya devam ediyorlardı.


Bizde petek isteyenlere petek veriyoruz.

Çarşamba günü kolonileri kontrol etme şansı bulamamıştık.

Bazıları tek petek ile kurtarmıyor.

Ben bu yıl çok daha fazla sıkışık çalıştırıyorum kolonileri.

Açmıyorum koloniyi... (Petek sayısını arttırmamak anlamında)

Birol abi'ye göre ilk oğulu verdirecekmişim.

Buyursun versinler bakalım...

Sıkışık çalışmaya devam. 

Daha Eskişehir'e geleceğiz, ikinci bahar yaşayacağız kısmetse...



Yeni bir kutu daha dolduruldu.

Bu kutuya da Hüseyin Yavuz'un ana arısını verdik kafeste...

O koloniye de balda çalışması gereken bir deneme ana arısı verildi kafeste...




Oğul verdirene, her oğul için 1 adet (-) verileceği söyleniyor habire bizlere, biz de söylüyoruz gerçi ama...

Durduk yere bu hafta bir konu daha çıktı karşımıza.

Dalak sallatana da 1 adet (-) verilecekmiş.

Sıkışık koloni çalıştırıyoruz normal desekte nafile...

Aldık eksiyi oturduk aşağıya.


Strafor stoklamaların alt bölümlerinde havalandırma yapılması konusunda Sn. Murat Akın hocamın ikazı ile 3'üncü doldurduğumuzun alt bölümüne tel havalandırma açtık.

Havalandırma olduğunda kemirme olmayacağı tezini göreceğiz hep birlikte.

İçlerini de boyadık, bununda olumlu etkisi olur diye düşünüyoruz.

Gerçi şu ana kadar 2 haftasını dolduran ilk doldurduğumuzda sorun yok.

Ayrıca öğleden sonra gölgede kalmaları büyük avantaj.

3 tane doldurduk, 3 tane daha kestim. Uygun zamanda monteleyeceğiz.

Vadide oğul verdirmeden, arıları çok hırpalamadan bu kutuları dolduruyoruz.

Vadiden çıkışta çiftleştirme kutularını doldurmak adına büyük fayda sağlayacak.

Dolduracak arımız var Allah'a şükür ama yine de büyük kolonileri de üzmenin alemi mi var.

Yoksa Muğlalı arıcıları bekleyecektik.


Beslemede çok dikkatli olmak gerekiyor.

Oluyor işte bazen hata...

Uçuş deliği önüne akan sıvı beslemeye nasıl da yumuluyorlar.

Polenden dönenler bile içeri girmeden sorunu çözmeyi görev sayıyorlar.




İzine gittiğimde dayımın arılıkta şöyle hep bakınıyoruz farklı gördüğümüz arılar için.

Geçen yıl kendi gelen bir oğulun ana arısını almıştım.

Bala girmemişti.

Kışladı ama zayıf çıktı.

Önceleri çift yumurtluyordu.

Sonra takviye verince normale dönmüştü.

Geçen hafta 2 tane büyük süper meme görmüştüm.

Takviye verdiğim için yapmışlardır diye iptal etmiştim.

Ancak bir taraftan da şüpheli kaydını düşmüştüm.

Bu hafta tekrar kontrol ettiğimizde olay netleşti.

Ana arı normal yumurtlama düzenine devam ediyor ve 1 çerçevede 3 adet füze gibi meme...


Bu memeleri kullanmak konusunda ne kadar istekli olduğumuzu anlatmaya gerek yok herhalde.

Süper memelerin olduğu çerçeveyi arılarını silkeleyerek ilgili koloniden alıyoruz.

Nereye vereyim?

Anaç ana arısını stok kutulama için aldığım koloni meme yapacaktı ama hazır meme varken...

Verdik gitti.

Haftaya tekrar süper meme yapar o koloni ve tekrar alırız o çerçeveyi de.

Ana arı yenileme için hazırlanan bu tür memeler çok itina bakıldığından daha verimli ana arıların doğması için artı bir avantaj sunuyorlar.

Hele denemeye tabi tutulan ana arıların bulunduğu koloniler yaparsa tadından yenmez.

Biz Fikri ile birlikte işlerimizi bitirdikten sonra yemeği de kıvırıp, Yusuf abi'ye yardıma geçtik.



Bize (-) verenler...

Duble (-) aldılar.



Şerit biçimindeki varroa mücadelesi uygulamalarda bu şeritlerin çerçevenin ortasına asılmaması gerekiyor.


Çünkü arılar şeridin altında kalan bölüme bakım yapamıyorlar.

Yavru da olmuyor haliyle.



Yaptığımız işin faydasını görmek zaten arıcılığın güzel egolarından.

Hah bu güzel oldu demek huzur veriyor.

Yorgunluğu unutturuyor.

Muğla anaç ana arıyı stoklama kutusuna almıştım.

Ana arı yumurtlamış az az ve işçisi de çok olunca kurtçuklar süt içerisinde yüzüyor.

Hem küçük çerçevenin kontrolü de kolay.


Yusuf abi, bu çerçeveden Muğla kurtçuklarını naklediyor...

Ben bu çerçevelerden 1 adet alıp, çiftleştirme kutusu gözüne veririm eğer memeleri yetiştiremezsem kendileri yapsın derken, bu işe de yaradı hayret.

Sonuç olarak vadide bahar iken, Eskişehir donuyor.

Hiç yorum yok: