19 Mayıs 2010

Acısı, Tatlısı ile Hayat İşte...

19 Mayıs bayramı etkinlikleri ve tatili için hazırlanırken Salı günü kötü saatler yaşadık.

Bizim arı ekibinde de olan ve uzun yıllar mesai arkadaşımız olan Fikri Atmaca'nın annesini kaybettik.

Eskişehir'de tedavi görüyordu ve kısa sürede ebedi aleme göç etti...

Dolayısı ile Bursa'ya birkaç saatliğine gidip, geri döndük.

Mekanı cennet olsun annemizin. 

Dünya işleri kaldığı yerden devam ediyor ki bu gerçeği defalarca yaşıyoruz.


Polenlikler için yaptığımız giriş kontrol aparatlarında değişiklikler yapıyoruz ve üst bölümlerini de kıvırdık ve 1-2 arı çıkacak yer bıraktık ki bu seferde polen gelişi minimuma indi...

Üstteki resimde ilk halleri böyle idi...


Stoklama ruşeti ve 3-4 çerçevelik yedekleme kutuları yapmıştık strafordan.

Şu ana kadar bir kemirme olmadı.

Ancak işin kolayına kaçıp bir strafor şeridini çerçeveleri koyma yeri yaptığımızdan araya dalak örüyorlar stoklamalarda.

Bunun bir sakıncası olacağını sanmıyorum.



Arı sabah saatlerinde gittiğimizde az da olsa uçuyordu ama öğleden sonra uçuş kesildi.

Öğleden önce kırmızı kafalar yine yoğundu.

Öğle saatlerinden akşam 16:00'a kadar hiç uçmadı arı..

Ancak sonra çıldırdı...


Bala yönlendirdiğimiz bir koloninin ana arısından şüphelenmeye başlamıştım.

2008 ana arılarından.

Takip ediyorduk ki Dağ Güzeli'nin ilk üretilenlerindendi.

Yaşlanmış olacak ki verimi düştü...

2 gün önce ana arısını alıp, yeni ana taktık...

Ancak halletmişler. Hemen çıkarabilecekleri kadar kek ile tüpte verirsek böyle olur güçlü arıya...

Bu opsiyonları kullanmak o kadar kolay değil tabi ki...

Yedekte ana arı olmasa...

O halde uğraşmalı sisteme geçtik...

Kovanı yerinden kaldır.

Yeni kovanı koy.... 


Tüm arıyı silkele ve memeleri temizle..





Kovan önüne bez, naylon benzeri birşeyler sermek işi kolaylaştırıyor.

Bir de rampa yapılmalı...


Oğul moduna sokuveriyoruz arıyı bu şekilde...


Birazda şerbet yağmuru...


Gidip kutudan yeni bir ana arı...


Yağmur altında kalmış arıların arasına atıveriyoruz anayı...


Ver dumanı girsinler...

Ana arının etrafına birkaç kez tekrar şerbet yağmuru.



Güle güle...


Kalanlarda yavaş yavaş giriyorlar...


4 kovandan çıkan polen...

Pazar gününden bu yana arı doğru dürüst çalışmadı...

Pazar günü yaşanan lodos etkileri bugün akşamüstü geçti gibi...


Yusuf abi de arılarını bölmeye geldi tekrar...


Saat 17:00 gibi yavru uçuşu ile nektar gelişi çakıştı ve şölen başladı...



Yer-gök arı...


Yavru uçurmayan koloni hiç yoktu..

Bölmeler bile gaza gelip uçuruyordu.


Gelenlerin çoğu kırmızı kafa...


Bu kovan polenli olduğundan aktardık arıyı bu kovana ve tam yavru uçuşuna denk gelince kırmızı kafa cumhuriyeti gibi oldu.

Şu akasya bir açsın hele...

Bugün uçlarında 1-2 salkım görülmeye başladı köyde...

Şehirde açtı ama bizim köyde henüz yok...


Ben arılıktan ayrılırken, ekip polenlikli kovanlar için giriş kontrol aparatlarını galvanizli saçtan kesip biçiyordu...

3 yorum:

ÇELİK ARICILIK dedi ki...

HALİL bey, FİKRİ ATMACA kardeşimizin annesine ALLAH'tan rahmet kendisine de baş sağlığı dileyerek annesinin mekanı cennet olur inşallah.

ARICISERKAN67 dedi ki...

selamunaleykum...

Fikri beyin annesine allahtan rahmet Fikri bey ve geride kalanlara sabırlar diliyorum.Kabri nur mekanı cennet olsun.Muhammet a.s.şefaatçisi olsun.

FA dedi ki...

Acılı günümüzde yanımızda olup bizlere destek veren ve duaları ile annemin kabrini nurlandıran tüm arkadaşlardan Allah razı olsun.