1 Mayıs 2010

Mayıs 2010 Güzel Bir Havada Başladı...

1 Mayıs 2010 baharın son ayının başlangıcı...

Daha birçok olayın önemli tarihi...

Geçtiğimiz yıl vadiden çıkışımızı da bu tarihte gerçekleştirmiştik.

Geçtiğimiz yıl geldiğimizde ballıbabalardan balözü geliyordu ve arılar kızarmıştı, bu yıl henüz o durum yok...

Polen yoğun geliyor...

Polen yoğun geliyor ama zaman içerisinde denemeler yapmak gerekiyor.

Bugün alelade denediğimiz bir konuyu da paylaşalım.

Hava güzel olunca ve şehirde de kutlamaların yoğunluğu sebebiyle en güzel yapılacak iş ailece arılığa kaçmak... 

Mangalı soğutmamak lazım.


Çalışkan insanları uzaktan gıpta ile seyretmek çok hoş oluyor.

Bizim köyde İsmail abi ve büyük oğlu Aydın yüksek sayıda küçükbaş ve büyükbaş üreticiliği yapıyorlar.

Çalışana Allah veriyor ve sürüde yüzlerce kuzu meleşiyor. 


Çocuklar yanımızda olunca Aydın'a kap gel bir kuzu bakalım dedik.

Bizim çocuklar tatlısu balığı gibi yetiştiklerinden kuzuları sadece resimlerden görüyorlar.

Egehan'a bile tut kuzuyu desen tutamaz...


Kardelen'de seviyor ama korka korka...

Maşallah kuzulara...

Ülkemizde yükselen et fiyatları tartışıla görsün, bu işi yapanlarda aslında memnunlar.

Ancak bizler çalışmadan kazanmak üzerine kurgulamışız hayatı sanki...



Polenlikli kovanlarımız 2 girişli malum...

Ve her iki bölümü açık biçimde çalıştırıyoruz.

Çünkü her gün arılıkta olma şansımız yok.

Üst bölüm kapatılınca erkekler çıkamıyor.

Yavru uçuşu rahatlıkla gerçekleşmiyor.

Çıkışlarda polen tuzağından olunca çalışma hızı düşüyor.

O halde öyle bir şey yapmalı ki arılar üstten çıksınlar hiç sorunsuz ama girerken herkes alttan girsin...

Denemek amaçlı...

Açtığım 2 tenekenin kapağını aldım ve elime de demir makasını...

Üst bölüme girecek şekilde kesip, kıvırıyoruz.

Arılar tenekenin arkasında yürüyerek dışarı çıkıyorlar.

Ancak gelişte girişler alttan. 


Tenekenin üst bölümünün kapanmaması ve sabitlenmesi için basit bir kıvırma daha yapılıyor.

Ne ilginç ve gülünç değil mi?


İlk takıldığında tüm girişler alt bölümden gerçekleşti ve polenliği boşaltmıştım.

Akşam üstü olmasına rağmen dikkat çekici biçimde polen toplandı.


Ancak ilerleyen süreçte kurnazlar işi çözmeye başlıyor ve yanlardan girmeye başlıyorlar.

Bunu da engellemek için yanları da kıvırmak gerekiyor.

Sadece üst bölümden çıkış bırakmak gerekiyor.

Arı kaçıran mantığına benzer bir mantıkla iyi kurgulanırsa ve uygun malzeme kullanılırsa başarılı olacağını düşünüyorum.

Bir de beyaza boyanırsa tenekeler, arılar uyanana kadar akşam olur...



Öğleden sonra yine yoğun yavru uçuşu vardı.

Kardelen'de uzaktan seyrediyor.


Körükçülük provası yapıyor...

Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıkları yükselen bir trend gösterecek şeklinde rapor ediliyor.

Eğer öyle olursa...

İşimiz bir an yoğunlaşır ve sonra yine normale döneriz bugün yaptığımız gibi kıyı kıyı koloni bakarız.

Yarın arılık yine kalabalık olur herhalde... 

Ana arı memeleri de ya kutulara ya da tüpe verilmeli...

3 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

Elindeki ekibin kıymetini iyi bil benim gibi tek başına kalınca görürsün :)
kıyı kıyı seyretmeleri bile yeter.
Şu aparatı biraz çabuk geliştirde kopyalayalım olurmu. Bereketli bir sezon dilerim...

mutlu_riza dedi ki...

abi bu sistem zaaten var yalnız bizim dipler bu işiçin uygun değil polen tuzaklı ve arı kaçıranlık dip tahtasını bir yarım ballık olarak düşün ve polen tuzağını bir raf gibi bu rafın üzerinde monteli polen tuzağı ve arı kaçıran arı kaçıran örnekleri var. Erkek arılar çıkar yalnız birdaha giremez üst girişi açmadığın sürece tabi bahsettiğim dipte üst giriş olmaz !

HB dedi ki...

Sanırım ben anlatamadım.

Yeni bir polen sistemi yaratmıyoruz ki...

Var olan polenlikli kovanlarımızdan daha yüksek verim alabilmek adına, basit bir eklenti...

Çok daha verimli diplikler, polenlikler ve diğer kovan aparatları tabi ki tartışılır ama elimizdeki basit 2 girişli kovanlara neler yapabiliriz? konusuna farklı bir bakış açısı yaratmaya çalışıyoruz.