17 Temmuz 2010

Bir Günde Devri-Arılıklar

İlk bal hasadı sonrası Akpınar'dan çıkıp hem ayçiçeğine hem de bala çalışanlardan bölmeler alınıp polen için Tandır'a dağılmıştık.



Bugün önce ayçiçeği bölgesine gittik.

Amaç ana arı kaybı var mı yok mu hasatta onu kontrol etmek ve Allah muhafaza dolduruverirler verdiğimiz boş petekleri diye uzandık arıların yanına.

Benimle birlikte Gökhan, Yusuf abi ile birlikte ise Abdullah geldi.



Yusuf abinin arılar Akpınar'da döşemişti yavruyu, burada bala çalışıyorlar ve bizimkilerde süzülenlere çakmışlar yumurtayı...

Yukarıdaki petek 3-4 güne kalmaz bal ile dolar. Çünkü çıkanların yerine bal sokuyorlar.




Bu da bizimkilerden bir çerçeve....

Bu şekilde aralıksız yumurtlayan ana arılara bir "+" veriyoruz.

Yumurta düzeni çok önemli ana arılarda.



Ayçiçeklerinde öyle yoğun bir arı uçuşu görmedik bu yıl geçtiğimiz yıla göre.




Ya da arazi çok yoğun ayçiçeği o yüzden mi bilmiyoruz.

Kolonilerde güçlü olanlar daha doğrusu güçlü bıraktıklarımız stoklarını yapmışlar tekrar.




Yusuf usta kendisine bir nikotin molası verince biz de ayçiçeği bölgesini gözlemledik.



Bizim koloniler bitmek üzere idi. Yusuf abinin bir koloni hasatta ana arı kaybetmiş.

Dikmiş memeleri...


Ana kaybı olan kolonilerde memelerin bazıları böyle yukarıda oluyor.



Memeler temizlendi...

Yusuf abi uyanık arıcı...

Cebinde tüpte ana arı getirmiş.

Takıp, geçti.

Ayçiçeğinde işimiz az sürdü ki ana kontrolu ve bal kontrolü tıkır tıkır...

2 kişi olunca koloni bakmaya ne var.

O halde doğru Tandır'a.

Gökhan'da görmedi henüz Tandır'ı.

Biriken polenleri alıp, arıları da şöyle biraz uçuralım ki polenlikler açık, normal giriş kapalı...

Aslında Birol abi oralarda olsa o hallediyor ama Erol abi ile Sivrihisar bölgesine bal süzmeye gittiler bugün.



Yusuf abi ayrıca 5 tane tüp verdi.

Birol abi de kutu numarası...

5 tane ana arı tüplenerek Yusuf abiye getirilecek.

Havada askıda duran pet şişeler ise Kocaoğlan için.

Gece geldiğinde bakıyormuş ve havada asılı şişeler...

Yok yok bunlar böyle durmaz, kesin bir tuzak var deyip gidiyormuş.

Nereden biliyorum?

Daha sıkıntı yokta ondan.



Polenleri topladık.

Hafif rüzgarda ilk temizliği yapıyoruz.



Güzel bir tat yayılıyor.

Ana arıları tüpledik, polenleri aldık ve ana arı yenileme hareketi yapan 1 koloni vardı, onu kontrol edip tekrar şehre...

Aslında Yusuf abiye ana arıları yarın götürecektim.

Arayayım da eğer yakınlarda ise teslim edeyim.

Bal hasadı yapacağız gel deyince..

Gittik ve ana arıları da teslim ettik.


Geçtiğimiz yıllarda izleyenler bilir, şehir içinde bahçesinde arı bakan engelli bir büyüğümüz var.

Onun arılarının balları alınacak.



Gökhan kayısıların tadına bakarak başladı işe.



Ballar alındı ve Yusuf abi süzüp getirecek.

Boşalan yerlere az kabarmış çerçeveler verildi.

Güzel yavrusu var kolonilerin.

Resim çekemedik ama buradan Yusuf abinin arılığa.

Getirdiğimiz ana arıları taktık ayrıca 15 adet stokladığımız ana arı vardı.

Bu kutulardan 2 terk - 1 ana arı kaybı vardı.

Kısmetse yarın Akpınar'da yumurtlama günü...

Başka boşalan göz var mı diye baktık ve sıkıntı yok.

Yarın boş gözlere ana arılardan getiririz ve doldururuz.

Bu yıl mümkün olduğu kadar çok ana arıyı bahara taşımak üzere kurduğumuz strateji için çok uğraş veriyoruz.

Geçtiğimiz yıl Ağustos sonu yaşanan kutu terkleri ve Karniyollar'ın ana arı kayıplarını telafi etmek üzere kutularımızı boşaltmıştık.

Bu yıl yumurtlayan ana arıları diğer arılıklara atarak stoklama çabamızın sonucunu göreceğiz.

Bugün biraz fazla gezdik ama gün çok uzun...

Eve geldikten sonra depodaki straforlarıma baktım ve güzel...

11 tane 4 çerçevelik ana arı kutusu kesiverdim.

2-3 güne kadar montaj ve boyama biter.

Onları da sokarız devreye...

Ana arıyı yetiştirmek değil, kışa taşımak sıkıntılı...

Aslında kolayı da yok değil.

Olsa 50 tane 5 çerçevelik ruşet.

2 çerçeve böl, tak anayı...

Kışa girişte arıyı silkele kutuya ve çerçeveleleri ver güçlülere...

Hepsi hepsi 10 ruşetimiz var. 

Ancak şu anda depoda boştalar.

Yok yok hepsi boş olmayacak.

Yusuf abi arılıktan ayrılırken bir tüpte ana arı verdi.

Kafkaslar gelmiş Posof'tan.

Bir tane ruşete yarın bu ana arıyı ayar edeceğiz.

Gerçi bu yıl anaç ana arıları yok etmekte zirve yapmış durumdayım.

Hayırlısı artık.

Yorulmuşuz anlaşılan bugün de...

İyi ki arıcılık peşinde koşuyoruz ve yoruluyoruz.

Hiç yorum yok: