10 Temmuz 2010

Bu Yıl da Balımızı Alamadık.

Tatilimizi yaptık geldik... 

Biz tatilde iken yağmurlar o kadar çok yağmış ki...

Arılar balı yemiş söylemlerini de duydukça...

Hafta arası kontrollerde durumlar o kadar kötü gözükmüyordu ama berber saçı kesip saç önüne düşmeden ak düşmüş mü düşmemiş mi ahkam kesmekle olmuyor.

Bu yıl da sonuç olarak balımızı alamadık.

Çünkü...

Balları Yusuf abi aldı ve ben yine körükçüydüm.


Hafta arasından kalan ilginç bir enstantane ile başlayalım ki ilerleyen resimlerde ağzımız tatlanacak nasılsa...

Uygun boyutlarda olmayan çerçevelerin altına örülen bölümlerde oluşan erkekleri kesip atıyoruz ama henüz açık olan erkek larvalarının içerisinde varroa dansı vardı.

Bu hafta sonu için bal hasadı planlaması yapılmıştı ama hava şartları konusunda yağmur ihtimali bile vardı ki erken saatlerde bazı hazırlıkları yapmak üzere arılığa geldiğimizde hava kapalıydı.



Tek tük uçuş başlamıştı ama yağışın olmayacağı düşüncesi de ağır basıyordu.

Ekip zaten sallana sallana geldi ve geldiklerinde saat 10:45 idi...

(Bu notu yazayım da delil olarak kullanırım sonra...) 



Ekipte ana arı kutularında doğumların gerçekleşeceği gözleri kontrol ederken Gökhan'da arka planda çeşmede bazı malzemeleri yıkıyor.

Ben...

Klasik işte goy goy goy geziyorum...

Fikri ve Gökhan izinleri Pazar günü bitmesine rağmen hasat için 1 gün erken geldiler ki Gökhan ise gece uykusuz bir yolculuk sonrası bütün gün sallandı...

Tecrübe hanesine yazdı uykusuz hasadı da...



Hava sıcaklığı arttıkça arının uçuşu arttı ve ilginçtir sabah saatlerinde çok yoğun polen geldi.

Bunu görmemiz genelde mümkün olmuyor ama kuluçkalıklarda polen blokeleri dikkat çekiciydi bazı kolonilerde...

Geçtiğimiz sonbaharda bulamayınca ana arı herhalde üfledi kulaklarına ki bu durumu sadece ana arı biliyor...

Neyse biz hasada geçelim.

Haydi o zaman...

Toplamda 8 kişiyiz bu yıl...

Aslında yine sayımız rekor olurdu ama Gürbüz Mozak abiler de bugün diğer arılıkta hasat yapıyorlar.

Ahmet Şef Ege havaları dinliyor kendi yöresinden...

Aslında şu anda Akdeniz'de ama...

Ekip görev dağılımı zaten belli gibi...

2 kişi içeride sır alıp, balları süzüyorlar ve bizler 6 kişi tıkır tıkır çıkarıyoruz.

Serilik ve koordinasyon önemli...

Minimum hata yapmak gerekiyor.



3 katlı kovanlarda 2 ballığı kenara alıp, ilk etapta kuluçkalık düzenleniyor.

Yusuf abi işi daha da ileriye götürdü bu yıl ve kuluçkalık sağ taraftaki 6 çerçeveyi kışlayacak uygun çerçeveleri dizerek oluşturdu.
 
Ayçiçeğinde o bölüme ellemek yokmuş.

Bence kesin eller ama...


Daha sonra ilavedeki ballılar arkada nemli bezlerle örtülmüş boş strafor ilavelere...

Strafor ilaveler çok hoş oluyor bu taşımalarda kuş gibi...

Kuş gibi deyince...

Bugün bir keklik muhabbetidir gidiyordu ve çözemedim.

Sordukça güldüler bakalım öğreniriz nasılsa.



İlavelerden alıp silkeleniyor ve süpürge ile arkadaki ekip süpürüp arıları, ballı peteği atıyor taşıma ilavelerine...



Çok ilginç durumlarla da karşılaştık.

Arılar balı yemiş söylemlerine uygun biçimde full ballı çerçevelerin altı oyularak yavru atılmış.

Neyse şimdilik ödünç olarak verelim bakalım geriye...



Sırlamalar da 2-3 gündür daha iyi gerçekleşti ama bal akımı daha da bu bölgede devam edecek gibi ki bugün öğleden sonra çerçeveleri silkeledikçe bal akmaya başladı.



Kuluçkalık işi tamamlanınca ilaveyi üzerine koyup çerçeveleri bu kez bu şekilde alıp silkeliyor veya alınmayacaksa uygun yerine veriyoruz.



Yusuf abi bu akşam kol krampları geçirir ve yattığı yeri beğenir.



Geçtiğimiz yıl ile karşılaştırdığımızda bu yıl durumlar daha güzel ki bunun sebebini nasıl anlatsak...

Irk desek değil ki hemen hemen her ırk birbirine yakın performanslarda...

Olay çok basit.

Elimde bu yıl çok fazla kabarmış peteğim vardı ve kolonilere çok az petek kabartma işlemi yaptırdık ve stoklama başladığında da lübürt tekniği ile her koloniye 10 adet kabarmış çerçeve çaktık.

Irk konusunda ise vay be denilecek bir durum gerçekleşti...

Geçtiğimiz yıl sonbaharda performanslarını beğenmediğim Bilecik ana arıları ile vedalaşma planlaması yaparken son anda hele baharı görsünler demiştik.

O arkadaşlar "al sana" der gibi gereğini yapmışlar.



Kabarmış olarak verdiğimiz çerçeveler doldurulmuş İç Anadolu gibi zor bir bölgede...

Eğer yoğun bal gelen bir floraya sahip olsak bu kadrolarla koloniler çok daha iyi performans gösterecekleri düşüncesindeyiz.


Silkele Lider silkele...

Birol içeride rahat edemesin...


Keklik fotoğrafı çeksin o arkadaşa söyle dedikçe kahkahayı patlatıyorlar ama biz yine olayı anlayamadık.

Olsun biz ballı çerçeveleri çekelim de hasat görüntüsü gerektiğinde kullanacak arşivimizde çeşit bol olsun.



Kuluçkalığa son verilen çerçevede çok dikkat etmek gerekiyor ki yoğunlukla çok işçi arı ölüyor ve bu durum arının hırçınlaşmasına sebep oluyor.

Ana arı kayıpları bile yaşanabilecek bu durumlara dikkat etmek gerekiyor ama ana arı konusunda da stok arttıkça umursamıyorsunuz ya sakınan göze batan çöp artık batmamaya başlıyor.



Arıları hasat ederken ırklarını söylemiyoruz hasat edene ve genelde tahmin edilmeye çalışılıyor.

Yusuf abi elimde kalan son 2 karniyoldan birini hasat ederken sormadan bildi...

Nereden anladın desekte söylemedi.

Zaten karniyollar testten geçemedi ki sahada ayçiçeği ile uzatmaları oynuyorlar...

İptal edeceğiz...



Gitti 2 kg. bal tekrar koloniye...

Olsun diyeceğiz ama...

Bu konuda en gaddarımız Birol abiyi genelde içeride tutuyoruz ki ona kalsa bu çerçeveler mutlaka dönmeli süzme makinesinde...

Dönme dolaba binen kapalı larvalar çok başarılı oluyormuş ona göre...

Yok yok kalsın ayçiçeğinden sonra ayar ederiz.



İlk sırayı bitirip, arka sıraya geçeceğiz ki arılar savunma davranışını arttırıyorlar.

Süzülen petekleri bu yıl hiç vermedik gün içinde...

Yine de arılar ne yapsınlar...

O kadar uğraş didin...



Bu tür sıra ile dizili arılıklarda özellikle hasatlarda önce ön sıra hasat edilmelidir.

Eğer arka sıra hasat edilirse ön sırada sizi çalıştırmazlar kolay kolay...



İçeride odada durumlar nedir?

Savruluyor işte...



Birol ise kağıt gibi indiriyor sırları...

Bizlere de tatmak düşüyor...

Balın en lezzetli yeri sır ile yenilen bölümüdür veya bize öyle geliyor.



Ve altın sıvı akıyor.

Tabi bu arada biraz dinlenme molası...



Tekrar devam ediyoruz.

Bazen seri biçimde ballı çerçeveler alınınca ortalık karışıyor.

Dur dur demekte bize düşüyor...



Bizim arıların sonuna geliniyor...

Ve arılardan alınan tüm ballı çerçeveler artık sağım odasında.



Odaya girmeden önce Erol abi doldur tenekelerini deyince...

En zevkli bölüm ama Hüseyin Yavuz sağolsun işi o kıvırdı ve bana da dışarı taşımak düştü.



Hasat sonrası bala çalışanların hepsi 2 kata düşürüldü.

Hasat esnasında Tandır'a tekrar polene götürmek üzere elimde polen kapanı olan kovan kadar bölme yaptık ve toplamda 10 adet bölme hazır.

Elimizde hepsi hepsi 10 kovan polenli sonuçta...

6 çerçeve yavrulu, 8-9 çerçeve arılı ve 10 çerçeve şeklinde hazırlandı polen bölmeleri daha önce polene çıkarılanlar gibi...

14 tane de daha önceden gitmişti ki bunlarla beraber 24 adet polende koloni olacak.

Onlardan bal umudumuz zaten yok ama biraz polen tıkırdasınlar biraz da kışlamaya doğru hazırlıklarını yapsınlar...

20 bala çalışan koloninin içerisinden 10 bölme koloni çıkardık ve yarın bazılarının ana arıları verilecek kısmetse...

Sadece 2 koloniyi bölme esnasında ana arıyı bulamadık, yarın buluruz nasılsa...

Ayçiçeğine de gidecek koloniler hazırlanacak.

2-3 koloni bırakılacak ki ana arı çiftleşmeleri için koloni şart.

Ayrıca yine ana arı memesi üretimi için koloni de gerekiyor.

Velhasıl ayçiçeğine göçüyoruz...



Dinlendirme kabına dökülen balın görüntüsünü yılda 2-3 kez görüyoruz işte...

Atlamamak lazım...



Bu arada Birol abinin izini de bitti ki Tandır'da nöbetçi polenciydi kendisi...

Hazır geliyordu bizlere polenler bugünkü gibi...

Artık beraber gideriz Tandır'a akşamları...



Bal başı dediğimiz sırlar...

Bu yıl bunlardan sirke yapacağız.

Nasıl yani?

Evet bal sirkesi...

Süper oluyor tabi ki ayarı tutturulabilirse...

Büyüklerimiz yaparken görüyorduk artık sıra bizde...

Biz elimizde bidon dayımın bidonlardaki sirkelerden doldurup doldurup geliyorduk ohhh.

Artık öğrenme zamanı...



Birol abinin baş parmak kilitlenmiş bugün...

Olsun biz sırlardan tadalım da...



Gökhanım aman dikkat et...

Uykusuzluğa iyi gelmez bal..

Bütün gece yolculuk yapıp, sen gel hasada...




Öğlen yemeği faslı sonrası...

Sıra Erol abinin arılarda...

1 kolonisi oğul vermesine rağmen bizim ortalamaları yakaladı kolonileri...



Ve sıra Yusuf abi de...


Yine buldular birşey gülecek...

Keyif denen olgu bu olsa gerek.



Tüm kolonilerin balları alındı.

Artık sıra iç işlerinde.



Bende tenekeleri dizdim ve üzerlerine "2010 Akpınar" yazdım.

20 koloni / 10 teneke...

(İkramlıklarımızı da hesaba katmamız gerekmiyor herhalde)


Bal başlarını hafifçe süzdürdük ve doldurduk...



Yusuf abi de ikramlıklarımızı ayar ediyor...



Yusuf abinin koloniler bizim bölgeye daha sonra geldiğinden onun kolonilerin balları daha koyu renkli...

Bizimkiler bu yıl bayağı açık renkli...



Ve en önemli bölüm...

Seri biçimde ve 2 ekiple takır takır veriyoruz süzülmüşleri kolonilere...

Sonra kaççççççççç.....

Güzel bir final yazısı yazmak gerekiyor ama günün fotosunu kaçırdık.

Balların resmini çekmekten arılığın içine kadar gelen kekliğin resmini çekemedik, yanarım yanarım buna yanarım.

Herkese bol ballı hasatlar ola...

14 yorum:

Hasan ÇINARLIK dedi ki...

Hasatınız bereketli olsun...
Bir yıllık uzun uğraştan sonra finalde bu görüntüleri görmek üretici için en büyük mutluluk olması gerek...
Emeğinin karşılığını almak insan için büyük bir haz..
Bir ara ekip olarak buralardan geçsenizde bizim garibanlarıda sağsak...
Ürünüzün hayrını görmeniz dileğimle saygılar...

Θεοδόσης Κατσαρός dedi ki...

Very well!!!
I wish you good sales!

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bilen:

Resimlerin hepsi güzelde:

Sayın Yusuf Gürbüz beyazlar giymiş çevresine elemanları almış sanki çok önemli bir ameliyat yapıyormuş gibi doktor görünüşü var

erkan dedi ki...

ürününüz bereketli olsun ,resimlerdden anladığım kadarıyla ekip süper işliyor ,dostluğunuz daim olsun ,sağlıcakla kalın saygılar.

erkan dedi ki...

ürününüz bereketli olsun ,resimlerdden anladığım kadarıyla ekip süper işliyor ,dostluğunuz daim olsun ,sağlıcakla kalın saygılar.

bekir dedi ki...

bereketli olsun allah paralarını yemek nasip etsin.tatillerde gezerken arılar maşallah hiç durmamışlar

d.m.t dedi ki...

Ballarınız hayırlı olsun. Parasını güle güle harcayın! Darısı da bizim başımıza:)

Halil bey; birkaç oldu, gazete kağıdı üzerinde kurutulan polenleri gösteriyorsunuz! Siz böyle yapmazdınız! Söylemeyeyim diyorum ama;gazete kağıdı üzerinde polen sağlıklı mı?

muratakın dedi ki...

Güzel fırça;

Ben fırça korkusundan selpak üzerine koyuyorum.

Neme lazım.

HB dedi ki...

Herkese iyi dilekleri için teşekkür etmem gerekir ki aslında yazdığımız yazıya pek yorum yazmamaya özen gösteriyorum. Ta ki polen-gazete konusunda yediğimiz fırçaya kadar.

O kadar bile bile yayınladım ki o fotoyu...

Çünkü ben ilk fırçayı 3 yıl önce polenliklerin altındaki kutulara gazete yaydım diye yine aynı hanımefendiden yemiştim.

Havlu kağıt kullanmıştık daha sonra.

Ancak bu süreçte 2 kez polen fotosu yayınladım ve ilginç biçimde gerçekten gazete olayı fırçayı hak ettirecek tarzda...

Bizim nöbetçi Polenci Birol abi Tandır köyünde polenleri toplayıp getiriyor bizlere...

Özellikle bal hasadına gelirken getirdiklerini o kargaşada dökecek yer bulmak zaten sıkıntıydı.

Fırça alındı-kabul edildi.

Gerçi haberi yayınlar yayınlamaz ilk fırçayı Ballıbaba attı ama...

Hata yaptım, ders aldım, tekrar yapmayacağım.

Oldu mu?

ali yener dedi ki...

abi bal hasadın bereketli olsun umarım emeklerinizin karşılığını almışsınızdır amaaa ırk konusuna değinmemişsin ve arılıkta don gömlek resimlerinizi göremiyoruz bence don gömlek resimleri ballardan daha önemli birde çerçeveler ballarla bloke olmuş oldumu yani arı kendi kendini bitirmesin sonra aman ırklara dikkat et

Gülüşan ŞENGÜL dedi ki...

ekibe 10 puan.bizimde derme çatma bir ekip var.ama maske dışındaki arıyı maske içinde zannedip kendilerini tokatlıyorlar.sırtından arı sokunca hançer sokulmuş gibi '' ANAMMMM'' deyip bağırararak doğrulan arkadaşlarımız var.arılara gelince bu sene haşat hepsi.bir bizimki değil aksaray civarı kırşehir,konya ,hepsi aynı.sizin baları görünce eski günlerimizide anıyoruz.bu katkınızdan dolayıda teşekkürlerimizi iletiriz.bereketli olsun diyelim.

E.ÇOKENGİN dedi ki...

Hasadınız hayırlı olsun Halil Bey diğer arkadaşlarada ayı dileklerimi iletirim.Çalışmalarınızı netten tekip etmek güzel.Magazinciliğide güzel yapıyorsunuz.

E.ÇOKENGİN dedi ki...

Hasadınız hayırlı olsun Halil Bey diğer arkadaşlarada ayı dileklerimi iletirim.Çalışmalarınızı netten tekip etmek güzel.Magazinciliğide güzel yapıyorsunuz.

ARICISERKAN67 dedi ki...

selamunaleykum...

Halil bey hasadınız hayırlı olsun her zamanki gibi harika bir ekip çalışması olmuş.

Çalışmalarınızda başarılar bereketiniz bol olsun...