24 Ağustos 2010

Arıcılık Rutin Bugünlerde...

Şöyle baktım bloga da uzun zamandır yazmamışım.

Artık toparlanma zamanı ya...

Tandır'a polen için götürdüğümüz koloniler vardı...

Birol abi, polen bitince onları birleştirmemizi istemişti bal için.

Eh işte kendilerine kadar yaptılar...

Bende bu haftasonu oradaki arıları 2 turda indirdim.

Bari ayar ederiz dedik ama katlanan arılar tek kata sığmadılar ya, güzelce destek verdiler yeni bölmelere...



Tandır'a gittiğimizde Birol abi ve ailesi de geldi...

Çocuklarda arılıktalar...


Küçük kızımız Yaprak hanımefendi...

Beni görünce hep kaçar nedense...

Zor ikna ettik fotoya...


Ve Ege...

Ege artık avcı mı olur arıcı mı göreceğiz...

Bahçede en iyi av köpekleri ve her türlü av ekipmanı ve bir tarafta arılar...

Birol abi bu hafta sonunu ailesine ayırdı...

Demek ki av sezonu da açılıyor ki ara ki bulasın Birol abiyi...

Önce bıldırcın peşine düşerler, ardından keklik / tavşan derken...

Belki biz de tadarız yine kıyısından köşesinden...



Sayıyı çoğaltmama üzerine kurulu olan sonbahar stratejisi çoğalma yönünde bozuldu...

Çünkü ana arı kutularına çok yüklendiler.

Ana arı kutularını kışlatma planımızı bozacağı düşüncesi ile 5 çerçevelik ruşetlere 3 çerçeve arı bölüp, yeni ana arıları taktık.

Çok ilginç hiç sorunsuz devam ediyorlar.

Bir de dağdan inenlerden 1 çerçeve destek alınca bunları tekrar çiftleştirme kutusuna indiririz derken kışlayacak güce eriştiler.



Bundan sonrası kolay...

Sıkıştırdık, varroa mücadelesine başladık...

Katı besleme devam ediyor.

Yağma olayı ise dalgalı kur gibi...

Bazı akşamlar hiç kovan açtırmazlar iken bu akşam kimsenin umurunda değildik ve ilginç bir biçimde az da olsa bal gelişi vardı..

Kapalı yavrunun arasına serpiştiriyor.

Birol abinin arılarının olduğu yerde de geliyor olması bu sıcakların balsıra etkisi yarattığı düşüncesini oluşturuyor.



İşte istediğimiz düzene girmeye başladılar...

Bu arkadaşlar ayçiçeğinden erken dönen koloniler...

Güzelce sıkıştırmış ve varroa mücadelesini de erken yapmıştık...

Bal kemeri ve yavru alanı planlaması çok hoş...

Eskişehir şartları için böyle 3 çerçeve yavrunuz ve bunların dışında 2 ballı duvarı varsa ve arı da bugün için 5 çerçeveye full basıyorsa bahara daha doğrusu bizim için Ocak sonunu rahat görürler.

Çünkü nasılsa vadi şurada...

Tabi kış başına kadar böyle çok ana arı yumurtlatıp, ana arıları çiftleştirme kutusuna indirip, arıları birleştirme yapma seçeneği ise çantada keklik...

Çünkü çiftleştirme kutusunda ana arı kışlatma konusunda güzel mesafeler katedildi...

Dilimi ısırayım da yazayım ama geçtiğimiz yıl bugünlerde çatır çatır ana arı kaybeden koloniler yüzünden elimizde yetişmiş ana arıların çoğunu tüketmiştik.

Bu yıl ana arı stoklama konusunda da yağmalama hariç iyi durumdayız.

Arılığa toplandık diyoruz ama Yusuf abinin arılıkta 17 tane ana arı kutusu daha var.

Bu hafta onları da indiririz kısmetse arılığa...

Ayrıca esas sevinilecek konu ise 20 küçük çerçeveli stoklama ruşetleri hepsi arılı ve sistem faaliyette...

Kışa girişte balı azalanlara veya yavru isteyenlere güzel destek atılır bu ruşetlerden...

Göz açıp kapayana kadar sezon bitiyor ve şurada bahara ne kaldı diye şimdiden mırıldanıyoruz...

Ben artık Eskişehir'de uzatmaları oynuyorum ya, bizim ekipteki arkadaşlarda artık yeni düzenleri kurmak için çaba içerisindeler...

Yarın belki de öbür gün sipariş verdikleri kovanları gelecek ve benim kovanlarda boşa çıkacak...

Yine kovan boyama görüntüleri gelir sonbaharda buralardan...

Bu akşam ruşette sıkışan bir koloniyi "Gecekondu" diye tabir ettiğimiz kovan demeye bin şahit isteyen boş objeye koyduk, çünkü elimizde kovanımız kalmadı...

Hiç yorum yok: