9 Eylül 2010

Bal Tadında Bayramlar.

Bayram tatiline hafta başındaki 2 günü de katarak başladık ve aile büyüklerini ziyaret zamanı...
Biraz da stres atmak amacımız...
Öncelikle Bandırma'ya...


Ailemiz yazlıkta uzun tatilde olunca, inceden çiftlik düzeni kuruluyor.

Kardelen, ördekleri oyun aracı zannediyor işte.

Biraz balık zamanı...

Tekneyi bağlı olduğu yerden alma işi genelde damata düşüyor.

Ağabeyi gelmiş artık olacak o kadar...

İDO feribotunun gelişine denk gelince dalgalarla mücadele etme zorunluluğu doğuyor.

Bana da tekneyi zapt edeceğiz diye uğraşırken düşürdükleri terlikleri toplamak düşüyor...


Keyif zamanı...

Emeklilik provaları da denebilir.

Egehan'da eniştesi ile kaptanlık dersi uygulamalarında...

İstavritlerden sarıkanat olanlarda var kıraça olanlarda...

Finalde dişimizin kovuğuna gidecek kadar birşeyler bulduk...

Biraz dinlenip, dayımın yanına Mustafakemalpaşa'ya geçtik.

Ve malum hemen çiftliğe gidelim dedik...

Arılar hala bal hasadı sonrası ilavelere yalatılmak üzere verilen petekler yüzünden 2 hatta 3 katlı...

Mum güvesi konusunda sıkıntılı bölgelerden...

Bizde verdik gazı ve başladık katları almaya...

Bitiremedik hepsini ama olsun başlamak bitirmenin yarısıdır.

Çiftlikten diğer manzaraları da kayda almak lazım. Kışın bakar bakar iç geçiririz.

Kudret narları açmışlar ağızlarını...


Elmalar, ilaçlamaları konusunda en küçük ihmal olduğunda sıkıntılar yaratıyor...

En hafif rüzgarda bile dökülüyor yerlere...

Döngel, beşbıyık ve muşmula...

Onlarda artık aşılı olduğundan iri oluyorlar.

Ve golden elmalarda dökülmeden nasibini alanlardan...

Mum güvesi üretim merkezi...

Dayıma Eskişehir'e geldiğinde ekibin verdiği çiftleştirme kutularının son hali...

Çok güzel güve üretimi yapılabiliyor bu kutularda.

Ana arı üretimi konusu farklı ilgi istiyor...

Saldım çayıra olayını kesinlikle kabul etmiyor bu sistemler...

Katları alıp, arıları kuluçkalığa sıkıştırırken bazı koloniler buna müsaade etmiyor...

Zaman zaman gelirken getirdiğim Muğlalardan...

Tekrar ilavesini koymak zorunda kaldık...

Kuluçkalıkta 9 çerçevede de yavru var.

Benim kontrolümde olsa çoktan bölmüştüm bu koloniyi.

Dayıma göre ise bu zamanda arı mı bölünürmüş.


Propolis traplarını da topladık.

Bolluk bereket böyle bir şey işte...

Bu bölgede zayıf ve açlık sıkıntısı çeken koloniler kovanları terkediyorlarmış bugünlerde.

Biz çardak altında istirahatte iken ortalık bir karıştı...

Dayım sepeti kaptı hemen...

En idmanlı olduğu konu zaten oğul işleri...

Gelen kaçak koloniler genelde güçlü kolonilere yükleniyorlar.

Hemen sepete oğul otu sürüp toplanma temayülü gösterdikleri yere koyduk.

Başladılar toplanmaya.

Ben de ana arıyı bulunca hemen kafese aldım.

Ne olur ne olmaz tekrar kalk gidelim der.

İyice toplanınca silkeledik boş bir kovana 2 çerçeve ballı vererek.

Ana arılarını da saldık, sıkıntı yok bakalım.

Ortamda kıtlık baş gösterdiğinde daldan düşen armuta böyle yükleniyorlar işte.

3 sıranın ilavelerini indirdik.

Varroa için Perizin aradık ilçede yok, çok ilginç.

Emekli olup buralara gelmeden biraz stok yapmak gerekecek herhalde.

Varroa üretim merkezi de diyebiliriz bazı kolonilere.

Varroa'ya en çok Karacabey boğazına Ihlamur'a arı götürdüklerinde bulaşıyorlar.

Bal hasadı bitene kadar varroa iyi gelişiyor kolonilerdeki yavrulama düzeyinin de yüksekliği ile..

Gerçi varroa her arıcının derdi.

O kadar ki arıcılar şişeden cin çıkmasını bekleyecek kadar çaresiz kalıyorlar...

Hep birlikte şişeler oğuşturuluyor cin çıksın diye.


Akşamüstü yavru uçuşları hızlandı koloniler sıkışınca...

Belki de bayram sevincidir.


Bayram sonrası sebze-meyve hasadı yapacağız ama bazı sebzeleri dalından almak gerekiyor.

Bursa patlıcanı meşhurdur zaten.

Şimdilik depoda serin serin bekliyorlar bakalım bayram sonrası derin donduruculara doldurulurlar.

Bayram sevincimizi hiç kaybetmeden, sağlıklı günler görmek en büyük dileğimiz.

Unutmadan gelecek Ramazan'a 10 ay 20 gün kaldı..

5 yorum:

Ballı Baba dedi ki...

İyi tatiller mi iyi mesailer mi??... Hadi kolay gelsin, işini bilirsin. Ağ kurdu bazı ülkelerde özellikle olta balıkçılığı için yem olarak üretilir, derisi sert olduğu için kolay kopmaz :)

Varroa mücadelesinde cin çıkartmaya gerek yok, piyasa ürün dolu.
Patlıcanlar süperrrrr gözlemesi olmaz mı. Egehan beye ve Kardelen hanıma iyi tatillerrr.
Büyük dayıya da selamlar ellerinden öperim.
Halil dayımada selam olsun:)

Mustafa Soylu dedi ki...

Mustafakemalpaşaya hoş geldin. Bayramını tebrik eder emekliliğe doğru sağlıklı günler dilerim.

Gülüşan ŞENGÜL dedi ki...

merhaba,kolay gelsin.şu oğul otunun yakından resmini görme imkanımız varmı acaba.hep söyleniyor konuşuluyor ama buralarda olan farklı isimde bir ot türümü acaba.buralarda da yetişen bir otsa bizde bunun nimetlerinden faydalansak diyorum

HB dedi ki...

Oğul otunun diğer adı da melisa...

Arama motorlarına melisa yazdığınızda referans fotoğraflar bulabilirsiniz.

Ben Bandırma'dan Eskişehir'e getirdiğimde fotoğraflarımı yayınlamıştım.

http://1.bp.blogspot.com/_Kw4fS8s_C-c/TCo-_jGGurI/AAAAAAAADYM/1ZJ4yJLcFRM/s1600/IMG_3549.jpg

zeynuğu dedi ki...

Ne güzel ilaçsız elma yiyeceksiniz.
Mum güvesi benimde başımın belası.Ondan kurtulmak çok zor gibi.
Sizin dediğiniz gibi,soğuk hava deposu olması gerekli.
Hoşça kalın.