3 Ekim 2010

Sonbaharda Veda Ediyor...

Geçtiğimiz hafta sonu Adanaları ve güveçte av etlerini göçürür iken vadiye şöyle bir göz atma planı yapmıştık.

 Geçtiğimiz yıl konuşlandığımız yerde sıkıntı yok ama nemi biraz yüksek olduğundan nehirden uzaklaşabilir miyiz diye sesli düşündük...

Erol abi'nin köyü olunca, bakarız dedi ve Cuma akşamı vadide idik.

Özlemişiz vadi yolunu... 



Bu kez Birol abinin oğlu EGE'de bizlerle...

Ayrıca okuldan ders vermişler röportaj hem de arıcılıkla ilgili..

Yusuf amcasını videoya çekerek dersini yaptı...



Biraz yüksek olsun diye baktığımız yerlerde güzel yerler var ama bizde de 10-15 kovan yok ki...

Biraz engebeli arazide taşımak gerekiyor ki bu durum bizi çok bozar...



Vadi, şehire göre daha çok yeşil...

Nehir, bu bölgeye hayat veriyor işte...


Nar'lar olmaya başlamış...

Bu bölge ayrıca nar deposu denilebilir ki ülkemizin büyük bölümüne nar bu bölgeden gidiyor...

Alanya şu anda 1 numaraya yükseldi ama burası da hatırı sayılır nar yetiştiriyor.



Mesai sonrası gittiğimizden hava çabuk karardı ve yabani böğürtlenlerin tadına karanlıkta baktık.

Büyük ihtimalle eski yerimize gideceğiz...

Nem için ise bakacağız başımızın çaresine...

Cumartesi-Pazar ise arılıkta kışlama çalışmaları malum...

Ana arı çiftleştirme kutularına son düzenlemeleri yaptık...


Daha önceleri 2 bardakta kek var idi...

Kek ile hızlı stok yaptırmak mümkün değil.

Sadece yağmaya karşı sıkıntı yaratmıyor.



4 çerçevelik biçimde strafordan yaptığımız kutular şu ana kadar iyi geldiler ve kışlamaya da bu kutulardan da hazırlananlar var.

Büyük stoklamalardan bu kutuların ne eksiği varsa tamamladık.

2 yavrulu / 2 ballı hale getirdik.



Ve bardağın birini sıfır bardakla değiştirip koyu sıvı beslemeye başladık...

Stok yaptırmanın başka yolu yok.

Havalarda soğuyup, biraz da yağmur çiseleyince yağma işi de bitti gibi...



Kutularda varroa konusunda çok titiz davranmadığımızdan varroalar hem erkek arı ensesinde hem de işçi arı ensesinde göze girmeyi bekliyor.

Varroa konusunda da kutulara Perizinle bir müdahale yaptık.




İnci 2 bölmeli çiftleştirme kutularında da orta bölmeleri kaldırıyoruz kışlayacak kutularda...

Gerçi hepsi kışlayacak ama...

Bu kutularda da sol tarafta kek, sağ tarafta sıvı besleme bardağı olacak...

Yoğun stok yapmaları gerekiyor.

Az arı çok bal tüketiyor. Petekler beyazlayana kadar devam...




Büyük kolonilerde durumlar güzel...

Biraz fazla sıkıştırdık ama karşılığını hemen gösteriyorlar...

Özellikle salkım yapacakları orta çerçevelerde hem yavru, hem polen hem de bal kemerleri istenilen düzeye geliyor.

Daha doğrusu tüm kolonilerde bu durumu görmek için uğraşıyoruz.



Bu yıl sonbaharda şu ana kadar sıkıştırılmış kolonilerde bölme tahtası/strafor vb. malzeme kullanmadık...

Katı beslemeyi bu kovandaki boşluğa attık...

Ve gözlemimiz şu ki arı o boşluğa da çok iyi bakıyor.

Tertemiz yapıyor...

Bölme konulduğunda bu dönemde bölme dışı bakımsız kalıyor...

Ancak bölme konulmayacaksa çok iyi sıkıştırılması gerekiyor koloninin...

Biz sağdan çalıştırıyoruz kolonileri ya, soldan örtü tahtasını araladığımızda son çerçevenin dışında arı varsa ve bal stoğu gözle görülür durumda iyi ise sıkıntı yok demektir...

Bu günlerde çok ayrıntılı kontrollere de gerek yok...

Orta çerçevelerden birisi alınıp, yumurta görülmesi yeterlidir ki çok fazla düzeni bozmaya gerek yok.

Yukarıdaki koloni 5 çerçevelik bir koloni ve 3 çerçeve yavrusu var...

Bu güçteki koloni çok rahat kışlayabilir İç Anadolu şartlarında...

Belki 5 çerçevelik ruşete indiririz bazı kolonileri...

Sonra da vadiye kaçarız...

Gelecek yıl planlar/stratejiler farklı olacak...

Çünkü Eskişehir ekibinin en zayıf halkası benim...

Zincir kopmaz merak edilmesin çünkü yeni halkaları yetiştiriyoruz yerimize...

Onları biraz uzaktan seyredeceğiz kısmetse seneye bu zamanlar, onlarda bizi seyredecekler uzaktan...

Şu andaki duruma göre yaklaşık 30 kadar yedek ana arımız olacak kutularda kışlamak üzere...

Bu kutuların ana arılı kışlamalarından ziyade, arılı halde bahara taşınmaları çok stratejik...

Yoksa büyük kolonilerin yine vay haline... Ya da Muğla'dan arı alıp, bunlar çok sokuyor diye yaygara yaparız.

Kutuların büyük bölümü kapalı odada kışlayacaklar... Camlar açık olacak ama kuytunun faydası olur herhalde..

Eğer kutularda sıkıntı olmaz ve baharı görürlerse, 5 çerçevelik ruşete ihtiyacımız olacak...

Belki strafordan yaparız kışın işimiz ne?

Tak 2 çerçeveye arıya 1 ana arı 5 çerçevelik ruşette...

Yanına 1 kabarmış, 2 kılavuz petek...

Gönder Mustafakemalpaşa'ya...

Biz gidene kadar dolar...

4 yorum:

muratakın dedi ki...

Sayın Halil Bilen:

Aklıma bir şey geldi bazı yıllar iri kahverengi eşek arıları aşırı zarar veriyorlar.

Gittiğinizde bu arıları bir gözlemleyin, hatta önlem almaya çalışsanız iyi olur.
Çünkü o bölgede çok eşek arısı yuvası bulunuyor.

HB dedi ki...

Hocam, bahsettiğiniz eşek arılarından görmedim hiç.

Ama sarıca arıların maşallahı var...

Yakında şişeleri devreye sokacağız galiba...

bekir dedi ki...

kolay gelsin yedekte ana arı ile calışıken şimdide yedekte elemanla calışmaya başladınız vay bizim halimize burda ustalara bişe sordunmu yolun öbür tarafını gösteriyorlar.
saygılar

hatkobi dedi ki...

Kolay gelsin.Yorum girmek hasta etti beni.Neden giremiyorum anlıyamadım.Zaman her şeyi halleder her halde.Selamlar kardeşim.