27 Kasım 2010

Artık Haberler Vadi 2011 Etiketi İle...

Yıl 2011 olmadı henüz ama bugünden itibaren haber etiketlerimiz "Vadi 2011" olacak.

Durduk yere haydi bakalım vadiye...

Ben Eskişehir'de bulunduğum sürece Yusuf abi'lerle birlikte vadiye gitmeye başladığım ilk yıldan itibaren bir sonraki yıl hep daha önce gider olduk.

Benim Allah kısmet ederse, son Vadi yolculuğum...

Seneye sanırım balları süzüp direk vadiye inerlerse hiç şaşmam.

Uzatmadan artık rutin haber gibi olan vadi yolculuğuna geçelim...



Sabah erkenden arılığa vardık ki, Erol abi bizden önce varmış.

Arı uçmaya başladı, hemen kapatalım der demez, zaten izinde olduğumdan ayarlarını yapmıştım.

Pıtır pıtır kapayıverdik.




Derken Yusuf abi de ekibin bir bölümünü daha toplayıp, gelmiş...

Diğer ekipte çocukları dershanelere dağıtıyorlar.

Eskişehir'in en güzel taraflarından birisi de eğitim konusunda imrenilecek düzeyde imkanları var...

Şanslı çocuklar velhasıl bizimkiler...



Haydi bakalım, ilk iş depodan sehpaları alalım...

Sehpaları içiçe geçirip, depoya kaldırmıştık ve elbirliği ile alıverdik dışarıya...



Kıyı kıyı başlayalım bakalım...

Sezonu yine bizim arılıktan arı kovanı kaldırarak açtık...



Diğer ekibimizde yetişti ve, Yusuf abi genel direktör olarak yine kovanların üzerinde..

Burada olmayan birisine gıyabında fırça atıyor...

Hüseyin Yavuz geçtiğimiz sonbaharda kovanları boyarken uçuş tahtaları uzun olanları aynı ölçülere getirmişti.

Ancak 1 tanesi uzun kalmış herhalde...

Yok efendim nasıl ölçü alınmış...

Arı kaçırmıyor ya kovanlar, bulacak illaki bir şey...



Arabada yer kalınca, odada bulunan ve orada kışlayacak ana arı çiftleştirme kutularını da istedi...

Götürelim götürelim..

Biz de hemen telaşe ile kapadık ağızlarını İnci çiftleştirmelerinin...

Birisini ben kapadım ama içimde de şüphe yok değil.

Çünkü strafor takoz gevşek gibi geldi...

Yusuf abi, nihayet maskeyi giydi ya, rahatladı artık.




Yolda şehir içinde Birol abi nikotin ikmali için mola verdiğinde Yusuf abi de kutuları kontrol ediyor.

Ben Yusuf abinin bağladığı arabaya çok güvenirim ki, yıllardır onun kadar hiçbirimiz tedbirli değiliz.

Ama burada başaramadığım şeylerden birisi ise, ekibi nikotinden vazgeçiremedim.



Biz hızlıca indik vadiye doğru ve mola verdik Atalan köyü beklemesinde..

Bir rüzgar var ki, ilk kez burada böyle rüzgar gördüm.



Haydi bakalım varacağız az sonra...


Vadideki ilk köyde jandarma durdurdu.

Bisiklet yarışı var, dikkatli gidin diye...

Bisikletçilerin işi sakat ki rampa sarıyorlar...

Adam bisikletçi ama arıcı her yerde belli ediyor kendini..

Arılar bende arıcıyım haaaaa....



Ama esas ilginci bu bisiklet yaşlanmış ki çıkamıyor rampadan...

Ne güzel yüreği genç insanların bu etkinliklerde olması.



İlk iş sehpalar...

Açık kalan strafor ile sanırım birisinin de üst kapağı altındaki bölmenin kalkması ile bir hayli arı yolda uçtu gitti...

Kutuları indirdik ama hala uçuş deliklerini açmasak bile çıkanlar aranıyor güzelce.

Sehpaları dizmek burada kolay.

Zemin çok yumuşak değil ve keserle 2 tık tık, düzeyleyip...



Birol abi, Yusuf abi'ye kravat taksaydın bir de diyor...

Bayramlıkları giymiş gelmiş.



Bir de nar yiyor.

Üzerine damlatmayasın...

Nar'ın kalbine gitmişiz.

Bugün o kadar çok nar yedik ki...

Hala da yemeye devam ediyoruz.

Sağolsunlar...

Allah o narları ekip, öbür dünyaya göçenlerin tüm günahlarını affeder inşallah.




Haydi bakalım.

Hayırlısı ile...

Sezona burada başladık ama nerede biterse...



Büyük zevk bu taşıma işi...

Vadiye inmenin başka güzellikleri var.

Burada sohbet, muhabbet ve arı bakımları çok güzel...

Zaten burada kış ölümü de çok anormal uygulamalar olmadığı sürece olmaz...

Daha ne olsun.


Kutuları da yaydık iyice araziye.

25 tane daha götüreceğiz 4 çerçevelik kendi yaptığımız strafor çiftleştirmelerden ve ana arı stoklamalardan.

Toplam 3 stoklama dolu halde...

Çok güzel tarafı ise, bu yıl Allah'ın izniyle büyük kovanlardan kutu da doldurmayacağız...

Malzeme, arı ve birçok ekipman yönünden geliştikçe hedeflere daha kolay ulaşıyoruz.

Ama bu işler birden olmuyor tabi ki..

Bugün kaba bir hesap yaptık...

Çiftleştirme kutularında şu anda 20 büyük koloniden daha çok arı var.

Ana arı kutularını kışlatmanın marjinal faydasını ise hesaplamaya gerek yok.




Ekipte çok değişik kutular, kovanlar ve ruşetler yapan kişi Erol abi...

Bugün gördüm ki 4 çerçevelik bölmeleri olan 2 gözlü bir çiftleştirme kutusu yapmış...



5 çerçevelik ruşetlerden 5 tane yapmış.

Bende izindeyim ya toplam 8 tane yaptım ve 1 tanesi bugün vadiye gitti bile.

Strafor kovan gezginci arıcılığa uygun değil dense de bizim ekip nasıl nasıl ayar ediyor işte.



Gökhan ve Fikri son kontrolleri yapıyorlar.

Açılmayan kalmasın aman...



Yusuf abi 3 kişilik ekip şeklinde tekrar geri  döndü.

1 araba daha alıp gelecekler.

Bizde hem Yusuf abinin hem de Birol abinin arıların konulacağı yerleri temizledik.

Köyden yine birşeyler geldi...

Cennet hurmaları..

Lokum gibi...

Gökhan göçür bakalım...




Hamza abi de arılarımızı koyduğumuz yerin sahiplerinden...

Lojistik desteklerini eksik etmiyor.

Bugün nar ve yeşil soğanlar süper gitti...

Elinde bağ bıçağı ile kovalara çengel yapıyordu bugün.

Yine domuz avı hikayesini dinledik...

Sakarya nehrinden geçişini anlatması çok hoştu....

Gavur diye hitap ediyor domuzcuklara...




Temizleyip, yakıyoruz böğürtlenleri, kurumuş otları..

Birol aradı şehirden...

Arı yavru uçuruyor burada. Siz yemeğinizi yiyin.

Biz de burada yedikten sonra sarar geliriz.

İyi bakalım...



Bizde o zaman güzel bir yere gidelim.

Sakarya nehrinde yeşil soğanlarımızı yıkayalım.



Erol abimle Sakarya nehir hatırası çektirdik.

Elimizde de soğanlar.



Gökhan  diyor ki Cola firması bizi böyle görse, hemen reklam filmi çeker...

Doldur doldur sen, boşver reklamı...




Doyurduk karnımızı hem de Sakarya nehri dibinde...

Ahmet şef, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bizim arabanın çizilmemesi için tedbirlere devam ediyor...

Ellerini harap etmiş. sonradan eldiven desteği verildi.



Nar ağacı, narsız olur mu?

Erol abi, bahçesinde narları toplamış ama kurda, kuşa ve bize bırakmış.

Bugün bizim arılıktan getirdiğimiz ruşeti de buraya attık...



Ve ekip 2'nci turdan geldi...

Seri biçimde indiriyoruz ve çayda hazır...



Yarın da kısmetse tamamını atarız yerlerine...


Ayrılırken, arılarımızın son halini de çektik ki 5 çerçevelik strafor ruşet en mevki yerde yerini almış bile...

Artık Cumartesi günlerini iple çekeriz.

İyi ki arıcılık yapıyoruz ve iyi ki dostlarımız var.

İnşallah sonradan özür dileyecek birşeyler yazmamışızdır.

7 yorum:

ÇAY'LI dedi ki...

yeni yeriniz hayırlı olsun inşallah iyi kışlamalar

adige2206 dedi ki...

Ekip Süper..
imrenmemek elde değil.

HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN dedi ki...

Abi Maşallaahınız var ya bu ne hız bizde sakarya kenarına götüreceğiz ama ocak sonunu bekliyoruz.
Ee nediyelim Hayırlısı olsun ALLAH bol kazançlı bir sezon nasib etsin.

mahmudiyearicilik dedi ki...

Koşturmaca başlamış, yeni yeriniz hayırlı olsun. Darısı benim başıma, Bu sene çok arı taşınacak galiba......

muratakın dedi ki...

Gıda kalite kontrolun için gelecektim amaaa!!!

d.m.t dedi ki...

Vadi 2011! Size , arkadaşlarınıza ve arılara uğurlu gelsin!
Bunun üstüne birde kolay gelsin:) Selamlar!

yerzm dedi ki...

sayın Bilen o çift gözlü ana çiftleştirme ruşeti varya bir tarafın anasını alınca orası başka ana yapmıyor ve arılar diğer tarafa taşınıyorlar. tabiatıyla her ikitarafın ana kokusu ayni oluyor galiba.bende yapmıştım anasını alınca arılar başka ana yapmadılar ve baktımki diğer tarafa taşınıyorlar ve oradaki balıda taşıyorlar.o yüzden o kovanı iptal etmek zorunda kaldım.hayırlısı olsun derim inşallah sizede aynı durum olmaz.