30 Ocak 2011

Kar, Arıcılık Merakına Engel Değil.

Haftasonu malum arıları ziyaret etmeliyiz.

Cumartesi sabahı uyandığımızda ise her yerde kar var.

Neyse olayı Pazar gününe havale ettik.

Birol abi'de 3 haftadır gidemediğinden kurtları bayağı büyümüş.

Bu sabah kar da olsa gitme kararı...



Kar dağda rakım yükseldikçe yolu da kapatmaya başlıyor.

Arabada kış lastikleri takılı olunca inişte hiç sıkıntımız yok...

Genelde ülkemiz insanları kış lastikleri ile bir türlü tanışamıyor.

Biraz masraflı geldiğinden kaçınıyor ama bir an gelir değil 4 kış lastiği binlerce kış lastiği almaya razı olursunuz.

Hele bizim gibi İç Anadolu'da kışı sert geçen yerlerde yaşayanlar...

Şimdi bizler bu kış şartlarını anlatmaya kalksakta tatlısu balığı modunda yaşayan ılıman bölgede bulunanların bu durumu anlaması çok zor.



Kış lastiğiniz yoksa, zincire mecbursunuz.

Çünkü normal lastikle hele rampa çıkıyorsanız mümkün değil...

Kış lastiği olsa bile zincir gereken durumlar bile olabilir.

Bizim arıların bulunduğu yere inebilecek 4 alternatif yolumuz var dağı aşmak için.

Bu kullandığımız en yakın yolda kar bir hayli fazla ve çıkışta sorun yaşamamak adına daha inişte Mayıslar yolunu kullanmaya karar verdik.



Rakım 450 metreye ulaştığında kar bitti, yağmura devam...

Zaten karın bittiği yer bıçak gibi kesiyor...



Vadide Sakarya nehrini geçer geçmez bir badem ağacımız var bizim referans olarak kullandığımız...

Başlamış uçlardan açmaya...



Vadide ise sessizce bekleyiş...

Rahatları yerinde...


Kutularda da ses seda yok.

Ama biraz rahatsız edip, yaşam kontrolünü tüm kutularda yapmalıyız. 

Gitmişken neden bakmayalım ki.



Geçtiğimiz haftalarda bahsettiğimiz sümüklüböcek yetiştiriciliğimiz iyice hızlanmış...

İnci kutu kapaklarının içine düzeni kurmuşlar...



Gökhan bir yandan biz bir yandan tüm kutular kontrol edildi.



Kontrol dedi isek, aç bezi kıyıdan "ceee eeeeee"



4 çerçevelik straforda sümüklüböcekler işi iyice azıtmışlar...

Düzeni iç duvara kurmuşlar.



İş olmayınca avare avare gezinenler...



Ekibe ait kutularda da kadroların maşallahı var.



Dönüşte Mayıslar köyünde Ahmet abi'nin kahvede çayımızı içip, yola çıktık.

Mayıslar köyü çıkışında ise güzel bir arılık...

Bu arılık bizim ekibin deyimiyle uzun saçlı abimizin.

Hüseyin Kamil Ünlüer abimiz de bizim gibi biraz simetrik hastası.

Bu durum uzaktan bile anlaşılabiliyor.



Mayıslar tarafından çıkışta en yüksek rakıma ulaştığımızda ki burası Tandır köyü yakınları, kar görüntüleri süper...



Rakım ise 1300 metre...

Zincir takmadan bölgeyi güvenle kat ettik...


Ve karşı platoda Eskişehir...

Şehirde kar altında...

Arıları vadiye erken götürdüğümüzde her hafta gitmeyiz kış günlerinde denmişti.

Bu merak kurdu girdi mi insanın içine biraz zor...

1 yorum:

Kenan GİŞAN dedi ki...

Birisi kovan aktarır, öbürü kovan açar, rahat bıraksanıza arıları şu kış günü.