22 Ocak 2011

Kar Öncesi Vadi

Gelecek hafta arası meteorolojik şartların kar getirmesi tahminleri sonrası klasik haftasonu vadi turuna gidiyoruz...

Kışlayan arılar için maç belki de şimdi başlıyor.



Hafta içi devam eden arıcılık kursunu ekip olarak ziyaret ettik.

Birol abi Tepebaşı Avcılar Derneği yönetim kurulunda.

O dernek üyeleri için açılmış olan kursu yine Bahri Sertçelik hocamız veriyor.

Bizimkisi ise kurs bitimi sohbet işte.


Ekip 4 kişi yine...

Birol K.maraş yollarında, yine sınav olayları...



Stoklama ruşeti...

Bugün yine yavrulu çerçeve değişimi için açtığımızda ana arı klasik yerinde...

Ne zaman açsak ana arı üst tarafta...

Salkımında raconu kalmadı...

Ortada ana arı ve etrafında arılar denirdi... Artık biraz zor...

Ana arı salkımın herhangi bir yerinde desek daha uygun olacak.



Kışa girişte ana arı kaybı yaşamış çiftleştirme kutusuna geçen hafta yavrulu çerçeve vermiştik.

Memesini yapmış. (22 Ocak 2011)

2-3 tur yavru vererek bahara taşıyacağız bu kutuyu...



Bal stokları ve kadroları iyi olmasına rağmen birçok kutuda henüz yumurtlama yok.



Bu ana arıda takiplilerden. Kışa girişte ana arı değiştirmişti ama yumurta görememiştik.

Kutuları bahara rahatça taşırlar bu durumda dahi olsalar.

En kötü ihtimal 1 tur yavrulu çerçeve takviye verilir.



İnci kutularında durumlar güzel.

Salkım yapılan bölgedeki kek konulan bardağı güzelce halletmişler kemirip ve diğer kekte bitmek üzere...

Kek takviyesi verildi.

Bu hafta biraz zor tüketirler.



Rastgele belirlenen farklı tip kutulardaki kolonicikler kontrol ediliyor.

Yumurta var mı?

Ana arı durumu?

Kadro durumu?

Bal stokları?

Eksik olan varsa müracaat stoklama ruşetleri.



Kadrolarda sıkıntı gözükmüyor.

Bu kadroyla sıkıntısız kışlıyorlar zaten.

Hatta daha da düşen kadrolar baharı rahatça görürler.



4 çerçevelik kutularımız.

Yine klasik kontroller...

4 çerçevelik kutuların bu yıl gösterdikleri performans, bu kutulara devam düşüncesini körüklüyor.

İnci kutuların kışlamalardaki üstünlüğü tartışılmaz ama İnci kutusu edinmenin yolunu da Yusuf abi  bugün güzel belirtti...

"Bu kutunun kışlattığı 1 ana arı zaten 1 İnci kutusu değil mi?"



Diğer bir İnci kutusunda da sağ taraftaki bardağı aldık.

Güzelce parçalamışlar.



Hop diye çeyrek kek verdik.

Sonbaharda verilen strafor bardaklarda sıvı besleme esnasında sıkıntılar olmuyor ama kış şartlarında kutularda kek tüketimi esnasında bardaklar kemiriliyor.

Erken baharda tekrar sıvıya geçerken bardakları yenileriz.



Büyük kovanlarda geçtiğimiz haftalarda uyguladığımız mücadele sonrası varroalar polen kutularına dökülüyor.

Polenliksiz kovanlarda bu iş nasıl oluyor acaba?

O yüzden ne olursa olsun kovan yapıyor veya ediniyorsak polenlikli almalıyız.



Fikri ve Gökhan polenlikli tüm kovanları kontrol ediyor.



Yusuf abinin arılardayız.

Kayıtlara göre yapılması gerekenler hakkında brifing çekiyor Yusuf abi.

Geçen hafta Yusuf abinin bize ustalık payesini Eskişehir şartlarında vermesi sevindiriciydi.

Zaten Yusuf abiye göre Eskişehir şartlarında arıcılık yapan Bursa şartlarında göbeğini kaşır. 

Göreceğiz bakalım göbeği nasıl kaşıyacağız?


İşimiz bitince şöyle bölge turu...

Sakarya nehri yine akıyor denize...

Çifteler ilçesinde doğduktan sonra 3 barajdan geçiyor.

Bu bölümden sonra önünde engel yok...

Su akıyor işte gümbür gümbür.



Burada da başka brifing.

Arılıkta küçük tüp var nasılsa varsayımıyla evden tüpü götürmedik ama tüp Birol abinin minibüste imiş.

O halde sadece oksalik buharlaştırma aparatının çalışma prensipleri brifingi...



Dönüşte de kullanmadığımız ama benim hiç görmediğim bir yoldan dönme konusunda önerimiz oldu.

Bu bölgeyi bilenler için.

Tarpak yolundan döndük Eskişehir'e...

Vadi uyanmak üzere.

Hatta bizim arıların bulunduğu Çayköy'ün karşı yamaçlarında açan bademler görüldü...

Yusuf abi ise "Seyyar Tayyar" gibi ilk ben gördüm bademi, patladı gitti demeye başladı...

Düşündüm de çevremizde ne de çok "Seyyar Tayyar" varmış.

Herşeyi ilk ben yaptım, patladı gitti diyen...


Zirvede (Navigasyonda 1250 rakım) Bereket çeşmesinden önde Tarpak köyü, arkada Çayköy.



Tam zirvede (Navigasyonda 1300 rakım) kar henüz erimemiş...

Karlı bölgelerin resmini çekmek isterken Behçetiye köyünde hemen yolun kenarında bulunan arılığı çektik.

Bakımlı bir arılık...

Uzaktan dahi olsa tertipli arıcı belli olur. 

1 yorum:

muratakın dedi ki...

Ne güzel oluyor sizinle beraber bende geziyorum.

Eski günler....

O yoldan çok geçtim.

Çalkara, Behçetiye (Gümbürdek), aşagısı Eğriöz kaliteli bal yapan yerlerdir.

Aslında kışın o yol kapalı olurdu demek ki kış olmamış daha.