6 Şubat 2011

Arıcılık, Vadi, Güzel Bahar Havaları

Geçtiğimiz hafta arası gece sıcaklıkları uzun süreli -10 ° C civarında seyredince arılar aklımıza gelmiyor tabi ki, onların rahatı yerinde...

Atmışlar kapağı Sakarya nehri kıyısına ohhh...

Bugün yine vadi günü..

Misafirimizde vardı bugün.

Arıcılık.Gen.Tr forumdan Eskişehir'de ikamet eden büyüğümüz nam-ı diğer Hatkobi Dede Sn. Mehmet Bi , bizlerle idi...



Dağı aşarken yine klasik kar manzaraları...

Bölgeyi bilenler için sorun yok ama ya bu nasıl şeydir diyenleri de duyuyoruz.

Rakımsal fark diyelim.

Eskişehir'den vadiye seyahatta rakım olarak sırasıyla...

700'den başlıyoruz, 1310 görüyoruz ve nehir kıyısına 210 metreye iniyoruz.

O yüzden dağda kar, vadide bahar olması çok doğal...

Eskişehir'in en güzel tarafı da böyle bir klima bölgesine sahip olması zaten...



Birol abi neredeyse kısa kollu moda geçecek.

Arka planda Yusuf abi ve İlhan ilk koloni kontrollerini uçuş tahtasından yapıyorlar ve ön planda ise Birol abi ile Hatkobi dede nikotin yarışında...



Güzel havada arılıklarda hatıra pozları...



Ve Hatkobi dedemiz ile ben...

Geçtiğimiz günlerde arıcılık kursunda kursiyerlerden bir arkadaş abi sende kışın hep aynı montla resimlerde görünüyorsun dedi.

Burası Eskişehir, kırmızı-siyahı giydin mi, rahat gezersin...




2 hafta önce ana arısız kalan bir kutuya kurtçuk vermiştik.

Ana arı çıkmış...

Bakarken uçup gitti...

Tekrar döndü girdi içeri. 

Demek ki uçmuş...

Bir de normal yumurtlasın da ana arı üretimini Ocak ayına çekelim.

Bu tür sorunlu kutularda amaç kutuyu bahara kadar sürükleyecek oyalama uygulamaları verimli oluyor...

Kadroyu bahara taşıdıktan sonra, gerisi çok kolay.


Tüm kutuları kontrol ettik.

Daha doğrusu ben kutunun ne olduğunu kayıtlardan söyledim, Yusuf abi kontrol etti.



Geçtiğimiz hafta uyduruktan kontroller yaptığımızdan 1 kutu kekleri sıfırlamış yetmemiş balları da sıfırlamış.

Sonuç olarak bizlere ömür.

Kaldı 36...


İnci kutularda da kekler buhar olmuş...



Biz de takviye ettik haliyle...



Güzel havada, Birol abi sağolsun biz çalışırken çayı demlemiş...

Süper gitti...



Büyük kolonilerde de faaliyetler zirvede olmalı ki katı beslemeler ceviz kadar kalmış...

Buyurun size büyük meşgale...

Suya koşun, işiniz ne. Koskoca nehir önünüzde akıyor...



Duman dedikte aklımıza geldi...

Organik asitler...

Bugünlerde de yoğun ilgi görüyor.

Olması gerekene doğru yol alıyoruz hep birlikte.

Organik asitlerle ilgili hem yurtdışı hem de yurtiçindeki bilimadamlarımızın bilimsel yayınları mevcut.

Değişik uygulamaların, uygulanma safhaları-çeşitleri ile sonuçları bu makalelerde belirtiliyor.

Biz arıcılarda bu bilimsel çalışmalardan veriler çıkartarak uygulamalar yapıyoruz.

Bizlerin organik asitlerle tanışıklığı aslında çok değil. 3-5 yıllık hikayemiz var.

Ancak hem ülkemizde hem de yurtdışından çok uzun yıllardır kullanılıyorlar...

Uygulamalarımızı da çok fazla yayınlayamıyoruz, kendi güvenliklerine dikkat etmeyen arıcıların haberlerini duydukça...

Ayrıca öyle uygulamalar ve tavırlar görülüyor ki, neredeyse oksalik asidi de ben icat ettim, patladı gitti denilecek...

Seyyar Tayyar mı idi o adamın adı?

Uzatmadan oksalik damlatmayı çok kez denemelerde-uygulamalarda bulunmuştuk.

Ama oksalik buharlaştırma konusu uzaktan seyrettiğimiz bir uygulama idi...

Bursalı arıcı büyüklerimizden Sn. Mehmet Asım Gençünal ağabeyimiz uzun süredir oksalik buharlaştırma aparatları üzerine çalışmalar yapıyordu.

Sayesinde bizimde oksalik buharlaştırma aparatımız oldu sağolsun.

Oksalik asidimiz zaten olmaz mı?


Bir ölçek yani 2 gr. oksalik asit...


Hazneye koyuluyor oksalik asit...

Kimin bu eldivensiz el acaba?

Birazdan uyarı yazacağız eldivensiz-maskesiz yapmayın diye ama örnek olmak gerekir değil mi?



Üst bölmeyi hafif bir kıvırtma hareketi ile takıyoruz. 



LPG piknik tüpüne bağlı pürmüz sistemini ateşliyoruz...

Deneme yapmadan olmaz...



Bu ne güzel dumandır böyle...

Efkarlanmış bir oksalik asit...



İlk uygulama sonrası ısınan hazne, cozzzz diye soğutma sistemine değdiriliyor...

Soğumadan 2'nci tur oksalik konulmaması gerekiyor.



Haydi polenlikli 4 kovana deneyelim.

Varroa var mıdır?

Bence vardır...

Kutuları güzelce temizledik...

Haftaya bakarız...

Uygulama öncesi uçuş deliklerinin süngerle kapatılması öneriliyor arıların çıkmaması için ama ben uçuş deliklerini nakilde de kapattığımız bulaşık telleri ile kapadım.



İş bitimi bir uygulama daha...

Tansiyon aletinin pompası ile 2 fıs fıs yapılınca böyle duman çıkıyor.



Dayanamadım uçuş deliklerini açmak için bir kovanı hemen açtım...

Diğerlerini 10 dakika bekleyerek açtım...

Kapıdan çıkan buğulu arkadaşımı izledim.

Kendini tımarlıyordu...



Oksalik asit buharı arıların üzerinde buğu gibi bir tabaka oluşturuyor.

Varroaya yaptığı etki tartışılıyor ama benim savunduğum tez, oksalik asidin varroanın hem beslenme uzuvlarında hem de tutunma uzuvlarında aşınmalar yarattığı ve bu aşınmalar sonunda beslenememe sonucu ölüme doğru yol aldığı şeklinde...

Tutunma uzuvlarının aşınması ile de arının üzerinden düşmekteler. Yine bu durum beslenememe durumu yaratmaktadır.

Beslenemeyen varroa başka hiçbir hasarı olmasa bile azami 5,5 gün yaşayabiliyor.



Ve dönüşe geçiyoruz.

Hatkobi dedemizi gezdirmeliyiz diyen Birol rotayı Mayıslar köyüne doğru çizdi bile...



Çayköy'den Karaoğlan'a giderken yeni yapılan çeşmeden suyumuzu da içtik.

Ne yüksek debi ile akıyor bu çeşme...

Allah uzun ömür versin yapan/yaptıranlara...



Mayıslar köyü Ahmet abi'nin kahvede çaylarımızı yudumluyoruz, doyumsuz sohbetlerle...




Dönüşte ise Tandır köyü civarı...

Ekibin bu yıl polen-nektar alanları karlar altında...

Yine güzel bir gündü, bahar mı geliyor nedir?

12 yorum:

salih arıcı dedi ki...

Halil bey merhaba;

öncelikle bütün arıcı arkadaşlarınıza selamlar,oksalik aparatını çok beğendiğimi söyleyim,icat eden arkadaş bunun seri üretimine geçtiyse acilen bir taneye talıbım,sağlıcakla kalın.

HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN dedi ki...

Halil abi bende iyi körük yakarım haaa.

mgencunal dedi ki...

Halil bey güzel bir gün geçirmişsiniz.
Sevgili hemşerime de arıcılık bulaşmıştı, şimdi tutkuya dönüşmüştür herhalde.
Aparatı kullanma maharetine imrenmemek mümkün değil, ben bile kullanırken bu kadar güzel görüntü veremedim.
Hayırlı olsun.

zeynuğu dedi ki...

Merhaba,
Ocak ayında çıkan ana benimde takibimde...
Halil Bey,oksalik asit uygulama aparatından bende istiyorum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

HB dedi ki...

Oksalik Buharlaştırma aletini Bursa'dan Mehmet Asım Gençünal ağabeyimiz üretiyor...

Ayrıntıları görüşmeniz adına telefonunu yazmam da mahsur yoktur sanırım...

0 532 446 07 20

Şenol hocam, Uludağ Arıcılık Derneği toplantıları yapılıyor her ayın son Pazar günü Merinos'ta, giderseniz yüzyüze de görüşme şansını bulabilirsiniz Mehmet abi ile... Uludağ Arıcılık Derneği sitesinde ayrıntılı bilgiler mevcut toplantılarla ilgili...

bornovalı arı hastası dedi ki...

Halil bey sizlerin organik asitleri kullandıgınızı görmedim vede bu organik asitleri Türkiye arıcılıgına tanıtan SAYIN MEHMET YÜKSEL niye bunu yazmaktan rahatsız olunur anlamakta güçlük çekiyorum.Adam kulanım ölçülerinide uygulamalarınıda ayrıntılarıyla videolayıp yayınlıyor siz hala deneme yanılma yötemlerinden bahsedecek kadar acizsiniz nedir bu birbirinize olan kin nefret MEHMET YÜKSEL bizlere bunu tanıtı diyemiyorsunuz hocaların makalelerinde uygulamalarından gördügünü konuya aşina oldugundan bahsediyorsun bu hoca Mehmet YÜKSEL bey olmasın.

HB dedi ki...

Sn. Bornovalı arı hastası, bu tür anlamsız yorumu yazmaktaki başarınızı, açıklamalarımdan ve arşivdeki gelişmeleri sunduktan sonra özür dilemekte gösterebilecek misiniz? çok merak ediyorum...

Siz bu arada blog arşivlerini taramaya bakın. Belki de hemen özür dilersiniz benim açıklama yapmama gerek bile kalmaz.

HB dedi ki...

Sayın Lütfi Aydın;
http://ambalreticisiizmirbornovol.blogspot.com/
Sizin bu blogunuzun en sonuna kadar baktığımda bu yorumu neden yazdığınızı anlamakta hiç zorlanmadım. Size anlatılan hikâyeye inanmışsınız. Hiç araştırma gereği de duymamışsınız.
Kalkıp sizi ikna edecek bir uğraş içine girmeme gerek yok zamanı gelince kendi kendinize her şeyi anladığınızda inşallah çok geç kalmış olmazsınız ama sadece aklınızın ucunda bir yerde bulunsun diye bilgilendirme yapacağım.
Hangi uygulama olursa olsun, bir uygulamanın en iyisini bulmak adına yapılan paylaşımların faydasını Türk arıcılığı göreceğinden kimin ilk paylaştığının önemi de yok. Hiçbir zaman unutmayınız ki sanal alemde görmeye başladığınız uygulamalar ülkemizde çok uzun yıllardır kullanılıyor. Uygulamaları geliştirmek adına yapılan her çalışma takdirle karşılanıyor. Bu takdir edilme sizin bahsettiğiniz kişi/kişiler içinde geçerlidir.
Kendi adıma hiç sevmediğim bir durum olan “İlk ben yaptım, patladı gitti” tavrına girmeyi ukalalık olarak nitelendiririm ama anlaşılan sizin gibi düşünen arkadaşlarımızın bilgilendirilmesi gerekiyor.
Hikâyeyi anlatanlara sorarsınız bilgilendirdiğim konular hakkında…
Bakalım ne cevaplar vereceklerdir?
Mehmet Yüksel bey ile aramızda kin-nefret olduğunu nereden çıkartıyorsunuz?
Peki, o halde…
Mehmet Yüksel bey’i Türk arıcılığı ile kimin tanıştırdığını merak etmeniz lazım öncelikle.
Siz hiç merak ettiniz mi gerçekten…
http://halilbilen.blogspot.com/2007/05/mehmet-yksel-almanya.html
http://halilbilen.blogspot.com/2007/05/mehmet-beyin-koloni-kontrolleri.html
http://halilbilen.blogspot.com/2007/05/golz-tipi-kovanlar_16.html
http://halilbilen.blogspot.com/2007/05/yorumsuz_16.html
Yukarıdaki linkleri tarihlere de dikkat ederek inceledikten sonra, diğer bir konuyu incelemeniz gerekiyor.
Sorarsınız uygun zamanda Türk arıcılığının sanal alemi ile ilk olarak ne zaman/nasıl tanıştırıldınız diye?
Bu çok mu önemli? Bence değil ama Türk sanal arıcılığının çıkış noktası olarak empoze edildiğinden size, hafif bir şaşırma yaşamanız için bilgilendirdim.

HB dedi ki...

Organik asitler olayı…
Aşağıdaki linkleri de tarihlere dikkat ederek inceleyiniz.
http://halilbilen.blogspot.com/2006/09/1-oksalik-asit-uygulamas.html
http://halilbilen.blogspot.com/2006/09/oksalik-asit-1-uygulama-sonular.html
http://halilbilen.blogspot.com/2006/09/2-oksalik-asit-uygulamas.html
http://halilbilen.blogspot.com/2006/09/oksalik-asit-2-uygulama-sonular.html
http://halilbilen.blogspot.com/2006/12/formik-asit.html
http://halilbilen.blogspot.com/2006/12/varroa-mcadelesi-iin-formik-asit.html
http://halilbilen.blogspot.com/2007/04/formik-asit-uygulamas.html
Düşünüyorum da Türk arıcılığına tanıtmak için başka ne yapmak gerekiyor hem de 2006 yılında.
Şimdi siz bu linkleri okurken hafiften yüzünüz kızaracak ve nefesiniz sıklaşacak, bu normal bir fiziksel tepkimedir, dikkate almayınız.
Özür dilemek en büyük erdemdir ve çok zorlar benliğimizi…
Eğer yine de tatmin olmadı iseniz bilgilendirmelerden, Gebze İlçesi Bal Üreticileri Birliği Web sitesinde Faaliyet Raporu linki altında seminer görüntüleri var. Orada da birileri organik asitleri anlatmış. Acaba kimdir bu anlatanlar? Tarih: 20 Ocak 2007… Arıcılık sanal aleminde ilgili tarihi araştırdığınızda yine çok şaşırabilirsiniz.
Bizler neden organik asitlerle ilgili yayınlarımıza ara verdik ve kontrollü yayınlar yaptık?
Her duyduğuna inanan, uygulama ayrıntılara dikkat etmeyen ve kendilerine organik asitlerle zarar veren arıcıları görünce bu sorumluluğa daha fazla giremezdik.
Yorum yazdığınız blogumuza göstermiş olduğunuz ilgi için çok teşekkür ediyorum.
İyi çalışmalar.

bornovalı arı hastası dedi ki...

Sayın HALİLbey blogunuzun arşivini biraz göz gezdirdim gerçekten size haksızlık etmişim formik ve oksalik asitlerle ilgili yazılarınız mevcut.Sanal alemdede MURAT ÇAKIR VE HALİL BİLEN nin ilk oldugunuzu bir yazıda okumuştum ilk bloguda zannedersem siz kurmuşsunuz ve diger arıcıların bir çogunada sizin yardımcı oldugunuzu biliyorum.HALİL bey yaklaşık 3 yıldırda sizin blogunuzu takip ediyorum öncesinide hiç merak etmemiştim buyüzden yanılgıya düştüm.Sizden vede sizleri severek takip edenlerden çok özürdiliyorum saygısızlık ettigim için çok üzgünüm. Saygılar

HB dedi ki...

Lütfi bey, göstermiş olduğunuz erdem için size çok teşekkürler.

Aslında hiç tasvip etmediğimiz bu tür karşılıklı diyaloglara maruz kaldığımız içinde hepimiz adına çok üzgünüz.

İlk arıcılık blogu bana ait değil ayrıca. Blogların gelişmesi için çaba sarfettiğimiz doğru ki bu çabalarımız bugün içinde devam ediyor.

Sizlere arıcılık faaliyetlerinizde başarılar dilerim.

hatkobi dedi ki...

Misafirhane çok güzel, hane sahipleri birbirinden güzel, arılara diyecek yok hemen iki elimi öptüler zaten. Birliktelik daim olsun.Sağ olun.