21 Mart 2011

Ne Haftaydı Ama...

Geçtiğimiz haftasonundan bu yana nerde fırsat bulup yayın yapacaktık ki...

Emekliliğe geçiş süreci yaşadığımız bugünlerde çok kişi aynen şöyle demişlerdi.

Artık sana hafta yetmeyecek...

Gerçekten yetmeyecek galiba.



Geçtiğimiz haftasonu Hüseyin Diner arkadaşımızda vadiye götürüldü.

Tabi sebebi vardı bu işin.

Durduk yere Eskişehir'de 16 Nisan'da Canlı Forum işi çıkarttı...




O zaman ilk iş çadırı kurmalıyız. Artık baharda geldiğinden iyice arılıkta uzun süre kalacağız ya çadır bu anlamda stratejik.



Birol abi, İznik'ten gelen kolonilerden birini XXL stoklamaya indirmişti.

Tamamen doldurmasını söylemiştik ama dalak görmek zevk veriyor olmalı.



Yusuf abi de 5 çerçevelik ahşap ruşetten oluşturduğu stoklamayı doldurdu.



Ben artık yeni yerleşeceğim yerlere çok sık gitmeye başlarım ya.

Bu hafta başı da öyle yaptım.

Pazar günü vadide idik ve P.tesi sabahın köründe Mustafakemalpaşa'ya geçtim ve kahvaltıya yetiştim.

Meteorolojiyi de uzun süre takip ettik ve dayımın arılarının tüm bakımlarını yapmak için bu haftanın uygun olduğuna karar vermiştim ki, süper isabet oldu...

Dayımın arılığını birçoğumuz biliriz.

Sonbaharda bir kapanır ve açılması Nisan'ı bulur neredeyse...

Kovanların üstü silaj naylonları ile kapalıdır.

Üzerlerinde uçmasın diye taşlar-tuğlalar...

İlk iş bu örtüler alındı.

Hava şartları da ne kadar güzeldi...

Hiç kendimizi sıkıştırmadan tam ilkbahar bakımları yapıldı.


İlk günün ardından çiftlik namzeti olan ada bahçeye geçtik.

Dayım sağolsun, kargıları kesip hazırlamış.

Kurumaları için dikmiş.

Uygun zamanda bu kargılardan arıların etrafına çit yapacağız.



Arıların konulacağı yer belli de.

Biraz yer belirlemesi yaptık.

Sebebi şu...

Zaman içerisinde yapı türü yerler yapılır ama ilk etapta bir metal konteyner almayı planlıyorum.

Arıları indirdiğimizde malzemelerimizi koymak için bu önemli...

Biz de bu konteyner'in konulacağı yeri tespit etmeye çalışıyoruz ama kavak ağaçlarından geçiş sorunu da var. Keseceğiz biraz dallardan herhalde. 

Bursa'ya geçişte konteyner fabrikasına da uğrayarak bilgi edindim.

Anlaşılan 2'nci el bir konteyner alacağız.

Bulacağız bakalım 1-2 tane...


Gelelim arılara...

Bölgesel farklılıkları sürekli söylüyoruz ama Mustafakemalpaşa'da güzel havanında etkisi ile  polen stokları mükemmel düzeye ulaşmış.



Ballıbabalar kovanlara giriyorlar.




Çok iş yaptık gerçekten 5 günde bitirebildik.

Tüm kovanlar aktarıldı. Temizlendi.

Tüm koloniler kayıt altına alınarak, kovanlarda numaralandırıldı.

Ana arılar numaralandırıldı.

Varroa mücadelesi için düşük dozda Perizin kullanıldı.

Tüm koloniler arılı çerçeve kadar daraltıldı, uygun kuluçka düzeni kurularak...

300'den fazla petek depoya gitti.

Dayımda nereye koyacağız bu kadar peteği diyordu hala...



Perşembe sabahı meyvelere göztaşı attık.




Sabah erken saatte rüzgarsız havada attık, hem ağaçlar hem de biz masmavi olduk.




Çarşamba günü öğleden sonra aktarmalarda peteklerden damlamalar gördük ama bunu balın sulandırılması olarak yorumladık.

Ancak Perşembe öğlen saatlerinde Eskişehir şartlarında Mayıs ayı başında gerçekleşen petekten bal damlamalarını gözlemledik.

Gerçekten mükemmeldi.



Kovanları aktarırken bizim iri kelebeklerden de bir hayli dışarı attık...




Kovanların temizliği sonrası bir hayli propoliste çıktı.

Ancak bu arılık bir hayli kendine gelmiştir.



Perşembe akşamüstü başlayan ve Cuma öğlene kadar devam eden yağmur işlerimizi aksattı ama bulduk yapacak işler...

Erik çiçekleri de yağmurdan nasibini aldı.




Cuma öğleden sonra işler bitince iyice zayıflamış bir sepeti biraz budamaya karar verdik.



Arılar görülene ve yavru alanına yaklaşana kadar budandı.



C.tesi sabahı ise Yalova Güneyköy'e düştü yolumuz Bursa'da konteyner araştırmaları sonrası...

Kenan Gişan ağabeyimizin köyünde aile büyüklerinin hazırladığı "Hinkal" denilen müthiş yemeği yedikten sonra Kenan abi'nin arılığını ve atölyelerini gezdik.

Sehpalarındaki opsiyonel orta çubuklarda çok güzel olmuş ki küçük kutuları da koymak için uygun ortam yaratıyor.



Kenan abi'nin arılığı hem düzeni hem emniyetli sistemleri hem de elektronik destekler açısından mükemmel düzeyde görünüyor.



Arılık orman içinde ve kestanelik bir alanda...

Etrafı da yüksek maliyetli tel örgülerle çevrilmiş durumda...



Yine günışığı sonrası devreye giren çakar lambalar ve sesli uyarı sistemleri...

Projelerden kopyalar alacağız kısmetse...



Sonra yakın köydeki yani Yalova Kurtköy'deki arıcı arkadaşlarımızı ziyarete gittik Kenan abi ile...

Tok karnımıza bir de kiremitte alabalık yemek zorunda kaldık.

Yalovalı Yusuf arkadaşımız çok ama çok kibar davrandı sağolsun.



Sefer ve İlker arkadaşlarımız ile arı sohbeti bitmek bilmedi...

Sohbete devam edeceğiz bakalım uygun zamanda...

Eskişehir'e varana kadar neredeyse gece oldu...



Pazar sabahı doğru yine vadiye...

Misafirlerimiz var yine...

Eskişehir'den Muhsin Kutlu arkadaşımız forumdan ulaşmış bizim ekibe.

Bu haftada vadide ziyarette idi...



Bizim küçük misafirimiz Ege'de başarılı sınav sonucu ödül olarak vadide idi...

Fotoğraf çekmek ve körükçülük yapmak konusunda eğitime alındı bakalım...



Yusuf abi'de lokomotif metodu ile körük yakmaya çalışıyor.



Geçen hafta oluşturdukları stoklamalarda dalaklar örülmüş...

Acaba vadide de mi bal geldi?



Ana arı hapsetme ızgaraları alındı.

Kullandıkça ayrıntılardan bahsederiz.

Bal akımında kullanılması tavsiye edilse de bizim amacımız ana arı üretiminde kullanmak ilk etapta.



Yusuf abi de bizim tarladan hasada başlamış.

Eskiden biz onun kutulardan tırtıklıyorduk, şimdi Yusuf abi çıraklarına koloni bölüyor.

Ana senden, kolonileri benden deyip habire bölüyor bakalım...

Zaten 1 kutunun ana arısına kış başında kancayı atmıştı ve bu hafta yerini buldu ilgili ana arı....

Velhasıl öyle bir hafta idi ki emeklilik böyle birşey olsa gerek.

Ne güzel işte...

Dostları geziyoruz, büyüklerimize yardım ediyoruz.

Sağlık olsun da...



5 yorum:

A. B. dedi ki...

Maşaallah bir haftaya çok iş sığdırmışsınız abi :)

Gökhan BAKIRCI dedi ki...

Abi süper bir hafta olmuş.Bu hafta aranızda olmayınca zor oldu.Gerçekten bu iş hastalıkmış bunu bu hafta iyice anladım.Haftayı iple çekiyorum.

ARICISERKAN67 dedi ki...

Halil abi harika bir hafta geçirmişsiniz.Sanırım bundan sonra bu tür çalışmaları daha sık göreceğiz.Kolay gelsin iyi çalışmalar....

yalovalı arıcı dedi ki...

Şu ekip çalışmasını bizim burda uygulayabilsek çok işler başaracağızda olamıyoruz işte ekip.
Bir ara trakyaya 5 arkadaş gittik trakya haberi diye yayınladık artık nazarmı değdi ne olduysa o 5 kişi bir dağıldık hala toplanamıyoruz:))
Ekibe bir lider lazım gerekli lideri seçemediğimizden olsa gerek yada herkes ben lider olmam lazım diye düşündüğünden şu anlarda ekip işi zor.

Kibarlığımıza gelince hiç sevmem kibarlık budalalığını :))
Ama aslında ''kibarlık bizim işimiz abi ''
Yüzyüze gelince 'bu omu, o bumu 'diye soranlar çoktur....
Sonuçta köylü milletin efendisidir...

HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN dedi ki...

Abi hakkaten şimdi emekli olmuşsun.
Abi konteynır yerine küçük bir betopan ev yapsan daha uygun olmazmı nihayetinde konteynırlarda çok ucuz sayılmaz,betopan ların fiyatları bana uygun gibi geldi.