18 Eylül 2011

Arıcılık Güzel, Hayat Güzel...

Ekip olarak arıcılık yapıldığında olayın medya boyutuna malzeme bulmak daha kolaydı...

Bir de forumda yapılan paylaşımlar dolayısı ile bloglar boşlanıyor...

Forum çok zamanımızı alıyor işin açıkçası...

Ama zevk alınıyorsa yapılan işten çok önemli değil...



Nehir kıyısında arıcılık yapmanın belki de cilvesi...


Terkler olduğu kadar misafirlerde oluyor...


Genelde güçlü kovanlara sarıyorlar...


Sonra kıyı kıyı içeriye, yerse tabi...



Sezon boyunca kırıntı petekler, güveye yaşam alanı olmuş petekler ve sır mumları; ham mum haline getirilmişti...


Son bir tur su ile eritilip kalıba...



2 gün sonra kalıptan çıkan mumumuz...


Bu yıl çok az mum çıktı...


Bal olmayınca mum olur mu hiç?




Misafirlerimiz, sohbetlerimiz...


Dayım pek uğramaz yanımıza ama çama gidecek ya, organizasyon konusunda kararsızlıkları, karamsarlıkları...


Nasıl olacak, nasıl bitecek?


Yaş kemale erince demek ki böyle oluyor, çok sık dokuyup, ince eleniyor.


Bizler podoslama modunda çok iş yaptığımızdan paldır küldür hallediyoruz işlerimizi...



14 Eylül...

M.Kemalpaşa'nın kurtuluşu...

Hiç aklıma gelmedi ki aynı gün arabaya fenni muayene randevusu almışım...

Sabah evden bir çıktım ortalık şenlikli...

Çocukları bölgeye sevk edip, biz fenni muayeneye...

Kaçırdık mehteri velhasıl...


Güllüce köyünde arıcılık yapan Ahmet Arslan hocamızda ziyaretimize gelmişti.

Bizimle aynı bölgede Ada Bahçelerde arılıkları olan meslektaşlarının yani İlhan ve Mehmet hocaların arılığını da birlikte ziyaret ettik...


Gece fener alayı varmış..

Mehteri orada seyrettik artık...


Şu küçük mum güvelerine gıcık oluyorum...

Yavruların arkasında gelişiyor ve bıraktıkları kalıntılara yavrular yapışıyor ve doğamıyor...


Haftada 1 aktarıyordum kutuları ama hemen gelişiyorlar...



Varroa yoğunluğunu tarif edecek terimler bulamıyorum...

Avuç avuç demek yeterli olur herhalde.




Çok sağlıklı görünüyorlar sevgili varroalarımız...



Çam bölgesine gitmekten vazgeçince katlı arılarımızdan biraz bölme yaptık...

Hazır ana arılarımızı değerlendirme de denebilir...


Nasreddin Hoca'ya sormuşlar.


Hocam bu mevsimde arı bölünür mü?


Sanane...


Eee hocam bölünmez diyorlar ama...


Banane...




Bölmeleri yapıp, dayımın çiftliğe...



Dayım bir uçurtma asmış ki tam komedi...



Arı kuşları korksun diye ama arı kuşları üzerine konuyormuş.




Çama gidecek ya...

Gitsem mi gitmesem mi düşüncesi ile 2-3 gün uyku tutmamıştır...



Sabah 03:30'da kalkacak ve 04:00'da İlhan hocamla beni alacaktı dayım...


Bir gün önce akşam hatta öyle anlaştık...


Saat 03:30...


Kalktım ben.


Cep çalıyor...


Saat 03:35...


Dayım arıyor...


Çıkıyorum ben...


Hani 04:00 demiştik...


Zaten uyku tutmamıştır bütün gece...


Sabah günışığı ile birlikte bölgedeyiz.


Bölgedeki arı sayısı bir hayli çok...



İndiriverdik tıkır tıkır...



Sabahın köründe bize mihmandarlık yapan Sn. Hayri Agucu ve yine aynı ilçede arıcılık yapan yeni emekli ormancı Sn. Reşat Koyun...


Arılar Reşat bey'in...


Az ama öz sayıda arıcılık yapıyor...


Uzaktan görünüm...


Bakalım nasıl olacak?



Sabah orman uğulduyordu ve arılar ağaçlara yükleniyordu...


İlhan ve Mehmet hocaların arılığı hemen yakınımızda...


Bende mola yapıp yanlarına gideyim ki gölgede kestireyim diye niyetlenmiştim malum sabah 03:30 idi kalk borusu...


Derken onlar geldiler.


Bir arıları terk etmiş...


Arıyı takip ede ede gelmişler ama arı kayıp tabi...


Neyse boşuna aramayın gezer gezer iner benim arılığa dedim...


İnanmadılar.


Biraz kestirdik, biz uyurken Mehmet hocam sofrayı donatmış...


Karnımızı doyurup, biraz sarımızı yutunca doğru kaldığımız yerden iş başına...


Arılığa gidince ilk işim bakınmak oldu...


Dediğim gibi gelmiş terk eden...


Mehmet hocam en çok olmaz diyendi, çağırdım gözleriyle gördü...


Kafa yapma ya diye başladı, sen bilirsin deyince içine kurt düşmüş geldi...


Kapadık bakalım bir ruşete...

Hani baharda içi boşalmış halde kanatlı bir canlı bulurduk...


Bugün bir kovanın içinde buldum...


Ne işi varsa kovanda...

2 yorum:

mgencunal dedi ki...

Halil bey, elimde kışlatmaya hazır ana arılar var.

Bunları kışlatsam mı? yoksa iki katlı ve 8 çerçeve yavrulu kolonilerimi bölsem mi ne dersin?

Acil, önerilerine ihtiyacım var.:))

HB dedi ki...

Banane.