13 Nisan 2011

Yoğun Arıcılık Haftaları Yaşamak Ne Güzel...

Günleri kendimiz planlasak bile artık yetmiyor.

Zaten istediğimiz ortamdı ve serzenişte bulunmadan devam...



Cumartesi ana arı üretimi konusunda yoğunduk...

2 çerçevede ana arıyı hapsederek oluşturulan ana arı memesi üretim kolonisinde yaptığımız çalışmalar çok verimli oldu...

2 tur meme baktırmak mümkün olacak.

Ana arı memeleri kapandıktan sonra kuluçka makinasına alma çalışmaları da devam ediyor...



Ana arı memesi bakan kolonide kapalı yavrular hala çıkmaya devam ediyor.

Yalancılama ve kadronun yaşlanması sorunu da ortadan kalkıyor.

Tek sıkıntı varroa doğumlarının eğer varsa gözlerde, devam ediyor olması...



Canımız sıkıldıkça geziyoruz ya, yanıma kolonilerde alıyorum gezerken...

Bu ruşeti Bursa/Orhangazi'ye götürmek üzere hazırladım...

1 tane kapalı yavrulu çerçeve (diğer ana arı memesi üreten kovandan) ve 2 ballı-polenli çerçeve ama arı 7-8 çerçevelik silkelendi...

2 tane de 42 adet meme çanaklarının dizili olduğu boş çerçeveler...

Ruşet hazırlanıp, Cumartesi akşamını arabada geçirdi.



Daha sonra değişik yaşlarda kapalı memeler ayarlandı.

Onları da uzun bir yolculuğa çıkardım.



Önce açık-kapalı şeklinde ayarlamalar yaptık ki, açıkları çiftleştirme kutularına verdik.



Tutmayanları da tekrar sisteme iade...



2 çerçevelik kafeslerde bir sorun yaşadık ve onu çözmeye uğraşıyoruz.

Kafesleri kovana koyduğumuzda kafesi tutan bir unsur olmadığından dibe oturuyor ve üst parçasını takmak için zorlanıyoruz.

O yüzden altında 2 cm. kadar strafor parça yapıştırıyoruz ki, aşağıya düşmesin...


Orhangazi'ye gideceğiz nasılsa, kutu doldurmaya başlayacakları için joker ana arılar lazım olur düşüncesiyle küçük bir hasat yapıyoruz.



Bu 4'lü parçalarda çiftleştirme kutular için hazırlamıştık.

Kuluçka makinasına memeleri küçük çiftleştirme kutusunda nakletmek için bu aparatlar gerekli...



Bir kutuda 20 meme taşınabiliyor bu şekilde...



Ana arılara beyaz numaraları da harcamaya başladık...

Eski ana arıların hepsine de kırmızı vuruyoruz ki elimizde mavi kalmadı ki...



Memeler eve getirilince (50 km. nakil ile) tüplerin dibine donmuş bal konularak...

Nakil esnasında memedeki ana arıların hasarlanma ihtimali var ama hem makinayı hem de diğer ayarları gerçekleştirmek için bunlara razıyız.



Memeler tüpler içinde makinada...

Kademeli doğumlar gerçekleşmesi için farklı yaşlarda ana arı memeleri konuldu...

Sorumluluğu da hanıma yükleyip, kaçtım...



Isı ve nem ayarları ile meme nakilleri konusundaki optimum değerleri yakaladığımızda işimiz kolaylaşacak.



Yine leyleği hava da gördüm moduna girip, çıktık yola.

Orhangazi'de Mehmet Gençünal ve Kenan Gişan abiler, benden önce başlamışlar hazırlıklara...



Kutuların ölçülendirmesini dilimiz döndüğünce yapmıştık ama sanat eseri yaratmışlar...



Aç-kapa sistemi bile tasarım işi...



Kutuları arılandırmanın en etkin yolu...

40 çerçevelik stoklama yaptılar.

Büyük bir koloniyi buraya silkeledik...

Çerçeveleri de Kurtköy civarında kestirmişler, bence süper.

Biraz kurusa, ölçüler tam olacak ama kurusun diye dışarıya yayılmış, üzerine bir de yağmur yağmış...



Bursa ekibi de kafeslerin altına ahşap takozlar montelemiş...



Çerçeveleri peteklendirmek için kesilen kabarmış peteklere ben hiç acımıyorum ama gördüm ki, Mehmet abi de Kenan abi de acımıyor...

Kenan abi, yavruluları bile doğramış...



Mehmet abi, misafirlere oksalik buharlaştırma yapıyor.

Ana arı memesi yaptıracağız ya...

Amitraz - Coumaphos - Oksalik...

Bu etken maddeler bu süreçte kullanılabilir.



Daha sonra Kenan abi'nin hem stoklamasına hem de ana arı memesi üretecek olana yapılıyor.



Ayrıca demonstrasyon uygulamaları...

Seyircilerde memnun...



Kenan abi, her daim astronot modunda...

Mahallenin gençleri ise alışkın...

Sakin arıyla çalıştıkları için sürekli, sorun etmiyorlar.



Daha sonra Eskişehir'den gelen ana arıların verileceği önceden arılandırılmış 3 adet kutu...

Ana arıları kafesten çıkarıp, tüpte taktık.

1 saat sonra saldık dayanamayıp...



Anaç koloni olarak belirlediğimiz koloni...

Bu koloniden üretilen ana arıların performansından memnunlar.

Zaten bir önceki ziyarette üstten çıtalı karakovandaki ana arıyı görünce ağzımızı açmıştık...

Daha onun ana arısı duruyor denilince...

Hayda bre, üretime...



Hep birlikte başladık yapılacak işlemlere...

Ekibe Kurtköy'den gelen Zafer ve Sefer'de katıldı...

Balık tutmayı öğreniyoruz hep birlikte.



Anaç kolonideki ana arıyı bulduk...

"Hürrem" tanımlaması bile yapılınca...

Demek ki doğru yoldayız.



Elimizdeki kırmızı numaralardan 16 numarayı yapıştırdık Hürrem'e.



Transferler yapıldıkça, veriliyor hazırlanan kolonilere...



İlk çerçeveyi ben aktardım ve artık banane...

Haydi bakalım...

Kenan abi zaten geçtiğimiz yıllardan deneyimli, Mehmet abi'de artık tamamdır.


Mangal hazırlığı yapılırken sohbet derin.

Söylemleri çok değişti çok.



Böyle mangal olduktan sonra anında damlarız demek isteriz ama mangal bahane en iyiyi bulma çabaları şahane...



Karnımız doyunca, 1 saat önce verilmiş memeleri kontrol etmek...

1 saat içinde tutanlar zaten belli olur.

Bakalım Kurtköy civarında ne zaman ana arı operasyonu başlayacak?

Haftaiçi memeler kontrol edilmiş ve çok yüksek oranda kabul varmış.

Cuma günü alıp, geçeriz Eskişehir'e artık...



Sonra ver elini Bandırma...

Ailemizi ziyaret ettik.

Bölgedeki arıcılarla da görüşmek lazım.

Bekir Arsan ağabey ile görüşmeyi planlamıştık ve yine yakın bölgedeki arıcılarda katıldılar bize.

Reşattin hocamız, Mehmet Kenar arkadaşımız ve Bandırma'da yüksek sayıda arı kolonisi ile çalışan arkadaşlarımız katıldı sohbete.

Bekir abi'nin arıcı kızı Demet'te ekipte...



Bandırma'yı biliriz rüzgarı vardır...

Boşuna o kadar pervane konmaz o bölgeye ama Bekir abi'nin arılık tam pervanelik...

Orada arıcılık yapmak, tam demir leblebi.


Demet, babasının en büyük yardımcısı...

İyi bir arıcı olacak bakalım...

İsminden kazanıyor zaten...

Demet'ler iyi arıcı oluyor.


Bekir abi, kovanlarını yeni almış ve boyamış..

Polenlik kapatma aparatı basitçe ve kullanışlı...



Kapandığında ön uçuş tahtası da rahatça katlanabiliyor.



Kovanların genel görünümü güzel.

Üst örtü tahtasının 2'ye bölünmesi gerekiyor.



Hava soğuk üstüne bir de rüzgar..

1 ana arıyı numaralandıralım dedik ama daha avucumda numarayı vuramadan şoka girip, ayakları uzattı...

Vurduk numarayı attık kovana felç gibi...

5 dakika sonra baktık, yoğun bakım yapılmış...

10 numara...

Numara yapıştırmak zor gibi gözükse de süper işe yarıyor bir arıcı için.



Bekir abi ve kızı Demet biz geleceğiz diye tüm arılarını aktarmış...

Arılık yerini değiştirmesi konusunda görüş birliği oluştu.



Sonra deniz kıyısına...

Önce kalamarın tadına bakmak lazım..



Sonra Ayçın usta'dan sütlü levrek...

Reşattin hocam, nasıl yenileceği konusunda brifin alıyor.



Reşattin hocam da bize öğretiyor nasıl yenileceğini.



Deniz kıyısında, denizden yeni çıkmış ağların kokusunda...

İyot ve yosun kokusu...

Belki de deniz sevdası da buradan geliyor.



Daha sonra doğru Mustafakemalpaşa'ya...

Salı günü akşamüstü Şenol Zihni hocamızın arılığındayız.

Misafirler tanıdık...



16 koloni arı aldılar...

Şenol Zihni hocamın arılarının da maşallahı var.

Bölgenin avantajını görmek adına bize güzel referans.



6 çerçeve yavrulu - 8 çerçeve arılı koloniler...

İyi hazırlanmış koloniler...

Şenol hocam, kalan kolonileri ile boşalan kovanlarını rahat doldurur.

Ana arı üretimini de hızlandırırsa...


Zafer, aktarımlar esnasında yakaladığı ana arıların resimlerini çektirdi.



Zafer, kendi yaptığı kovanlarına aktarıyor kolonileri.

Üstlerine de sinek teli...

Yetmeyenlere de kırmızı soğan çuvalı...



Bir diğer ana arı...



Zafer'in eldivenler tam alem...

Arılara gel beni sok diye davetiye çıkarıyor.



Sefer körükçülük yapıyor sohbet arasında...



Yavru alanları full kapasiteye ulaşmış durumda...



İş bitimi kovanlar bağlanıyor.


Ve yine boğaz meselesi..

Şenol hocamın çiftlik projesi 3-4 yıldır sürüyor.

Artık neredeyse hep burada yaşıyorlar.

Dayımda bizimleydi.

Mustafakemalpaşa'lı arıcılardan Mustafa Soylu hocam da sohbette vardı.



Arılar aktarıldı ama uçuş devam ediyor ya 2 tur çay içeriz biz.



Arılar yüklendi araçlara...

Doblo gibisi yok bu işlerde...



Daha sonra dayımın çiftliğe...

Misafirleri Kurtköy'e uğurladıktan sonra hemen yakın köydeki akrabalarımızın büyük seralarından çeşitli fideleri aldık ve geceyi arabada geçiren çimler, sabah seraya yüklendi.



Dayımın çimlendirdiklerinin yanına...



Sonra bir giriştik dayımın kovanlara...

Artık yavru alanları zirvede...



Yanlışlıkla açık kalan kovanlarda polenler birikmiş.



Molalarda da düşünce çok...

Arılar gelecek, ev gelecek, çocukların eğitim işleri ve bir sürü yapılacak iş...

Hepsi de sıkışık bir takvimde gerçekleşecek...



Ada bahçeye yani bizim çiftlik olarak belirlediğimiz yere dayımın götüreceği hazırladık.

Bazılarının önünde fazla durunca çekilince hem polenli hem de nektarlı gelenler süper görünüyorlardı.



Çimler sulanıyor arada sera altında...



Yeşilbaş'larda cirit atıyor arılıkta...

Birisinin kuyruğu artık bağımsız.



Ve kirazda arılar...

Dayımın çiftlikte "kara kiraz" diye geçer bu çeşit...

Meyve zamanı büyük ihtimalle tepesinde oluruz.

O yüzden arıların ilgi göstermesi hoşmuza gidiyor.



Hem nektar hem de polen toplayan arılar gözlemledik üzerinde.



Arıların dibinde olunca yoğun uçuş gerçekleşiyor üzerinde.



Dayım kat atmaya başladı.

Ben olsam atmam ama dinletemedik...

Takviye alırım diğerlerine...

Yazık olur bu kovana diyor.



Sonra 22 koloni Ada Bahçe için yüklendi...



Geride kalanlarda yapılacak işler var ama bu yazıyı yazdığım saatlerde yoğun yağmurdan daha kapıdan dışarı çıkamadık.



Hava kararmak üzere Ada Bahçe'ye indirdik kovanları...



Bende arılarımı buraya getirdiğimde, yarıştıracağız bakalım...