26 Eylül 2012

Ne Yoğun Bir Eylül Ayı, Anlamadık Gitti...

Hayatı farklı yaşıyoruz, yoğun yaşıyoruz ama bazı şeyler üstüste binince ajanda da boş yer bulmak bile zor oluyor bazen.


Bu aralar Bursa'ya çok gider olduk...

Egehan'ın kayıt işleri, hazırlık muafiyet sınavları derken...

Ecdat ziyaretleri de yapmak için hem vaktimiz oldu hem de hazır oralarda iken...

Orhan Gazi...

Osmancık kitabında anlatılanlara göre Bursa'yı aldığında babası Osman Gazi'ye haberin ulaşması ve hasta yatağındaki Osman Gazi'nin yaklaşımları ve davranışları...

Okumak lazım...


Ve Osman Gazi...

Bir otağ'tan Cihan İmparatorluğuna uzanan büyük bir süreç...


Ayçiçeğine gitmedik ya çama gideceğiz diye...

Yerimize bakmaya gittik...

Ardından 3-5 gün sonra arıları götürdük.


Geride kalanlara da formik asit uygulamaları...

Ben normalde ahşap çerçeve üzeri kanallara veriyorum ama yeni aparatlarda buharlaşma süresini test etmek amaçlı kullandım birkaç kolonide...


Ülkemizde asidi dökmek için uygun aparat-şişe yok ki, biz uyduruk uyduruk şeylerle iş bitirmeye uğraşıyoruz.

İyi ki meşrubat şişeleri var bir de şırınga uçları...


Rahatsız olmak...

Propolisle kapatarak buharlaşmayı minimuma indirme çabaları...


Arıları çama götürdük, ilk günler biraz çalıştı ama...

Bugüne kadar yavru da bitti ve doğru dürüst stok yok...

Yağmur sonrası biraz kıpırdamış ama iyi bir gezi olacak sanırım sadece...



Misafirlerimizde sağolsunlar eksik olmuyorlar...

Bilecik Birlik Başkanı Arif Uysal bölgemizden geçerken uğradı, sohbet güzel işte...


ADA...

Yeni artist...

Ulen bir de kulübe yaptık hem de kovan üst örtü tahtalarından...


Oburiks...

Günde 1 litre sütü bana mısın demiyor...

Bir de yan çiftliğin köpeğine gelen özel yemekleri bölüşüyor...


Misafirlerin dolu gelenleri de oluyor...

Palamut mangalda...


Hazırlık sınıfı muafiyet sınavını geçince hoppala apar topar törene gitmek zorunda kaldık, Allah'tan yakın...

Başladılar sonunda...


Törene gitmişken artık geri gelmek yok...

Yurdun önünden uğurlandık...


Dolaşıyor, ağaçlara bakıyoruz...

Arılar çalışıyor ama kovanda biriken yok...


Hele son gittimiz sabah arı resmen salkımda idi...

Kovan üzerindeki çıtalar mı?

Propolis tuzakları oturmasın diye çerçeve üzerlerine...


Madem bal yok...

Ağzımızı başka türlü tatlandırmak lazım...


Benim işler yoluna girdi, hanımın işler de yoluna girsin de görürsünüz ey horozlar...

Mantı üzerlerini süsleyeceksiniz...

Adam olun bre...

Ötüp durmayın...

Yeni tavuklardan henüz yumurtlayan yok ama eli kulağında derler ya...

Gelelim etkinliklere...

30 Eylül Pazar günü Kenan Gişan abinin köyüne Güneyköy'e gidiyoruz Gen.Tr forum olarak...

Bizim klasik canlı forumlardan işte...

Bayram sonrası da Marmaris yolu gözüküyor bakalım...

1 yorum:

hucu zade abdullah ziya dedi ki...

Halil abi gelirken bir kaç arılı kovan getir çama çalışsın ,zira bu sene iyi bal akımı var ben bu gün 2. sağımı yapacağım.
Marmaris'te buluşmak dileği ile selamlar