18 Ekim 2012

Doktor Civanım...

Sezon sonu yaklaştıkça arıcıların toplantı yapma istekleri zirve yapıyor nedense...

Bize gezmek olsun işte...

Emekliyiz vakit çok nasılsa...

Sırada Kenan Gişan ağabeyin köyü var.

3-5 kişi toplanıverdik Güneyköy'de...

Festival havasında...


Bizim ekip gelir gelmez kahvaltıya daldı ama ben hoşgeldin fasılları sonucu neredeyse aç kalıyordum...


Ve kahvaltı sonrası herkes sırayla söyleyeceklerini söyledi...

Öncelik Büyükşef'te idi...

Kahrımızı çeken kişi...

Bazen iyi bazen de kötü tesadüfler oluyor işte...

Hacı Amcamızı kaybettiğimizin haberini vermek zor olsa da...


Konuşmalar, tanışmalar ve karnımızı doyurduktan sonra kısa bir yürüyüş yapmak iyi gelir...

Hedef Kenan Gişan Arılığı...


Arılığı gezdik ve yine dönüş yürüyerek...

Eh hadi bari gidecekleri uğurlayalım...

Bizde gidelim artık işler çok...

Bundan sonraki gezimiz bayram sonu Marmaris'e...


Ve çamdan önce dayımın arıları kaldırdık...

Biz birkaç gün daha kalalım dedik...


1 gün dinlendirip ertesi gün sağıma başladık ama pek istekli değiller balı vermeye...


1 günde paldır küldür aldık tüm balları ve yığdık çiftlikteki sağım odasına...


Süzdük ertesi gün... 

Süzülmüşleri açıkta yalatmak bize göre değil ama eski arıcılar risk sever...


Çevrede başka arı olmayınca daha yapılabilir gibi...

Hava kararmasına 1 saat kala sunuluyor arıların hizmetine...


Dayımın işler bitti, misafirlerimizde var...

Bursa şurası ama nefes alamıyorlar, arada bir geliyor ve ADA efendi ile hasret gideriyor...


Mustafa Eroğlu hocam, yan çiftlik sahibi...

3 tane arısı da var ama hocamın ana iştigal alanı tavşanlar...

1 çift almış başına neler gelmiş neler...


Erkekler ile dişiler ayrı olmasına rağmen 60 kadar mevcut var bir o kadar da kesilmiş...

Bizde güveç yapacağız bakalım bayram sonrası...


Sıra bizim ekibin arılarını almakta...

Şenol Zihni hocam çiftlikte beni almak üzere...


Son kez arılara bakayım dedim tam çıkarken...

Gelmiş bir kaçak sarmış kovan altındaki tahtaya...

Ama gel de gülme...

Arıları almaya gideceğiz ya, hemen kapattık 1 çerçeve ile...

Ertesi gün anayı buldum...

Güzel birşey...

Dedim şunun kanadını keseyim de yine terk etmesin.

Kestim...

2 gün sonra yerde buldum. :-)

Yahu bu bakire bir ana arı mıydı yoksa?

Kanadı da kestik.

Hala yumurtlamadı...

Ah be olsaydı bir şırınga şimdi...


Ve dağcılar gibi kovan istifi...


Gece 03:00...

Eğer Şenol Zihni hocamın  bağ evinde kahvaltı yapıyorsak biliyoruz ki arılarımız sağ salim yerlerinde...


Ertesi gün hem arı dinleniyor hem de biz sayımlarımızı yaptırıyoruz.

Madem emeklisin, tüm ekibin arılarını saydır bakalım...


Şimdi bu bölümde doldu...

Dayıma uygun bir dille sormak lazım...

Yeni bir arılık yeri göster diye...


Arılıkları gezmek güzel ama yahu bu arılıkta inciri nasıl ıskaladık?

Saatçi Sadi Doğru arılığı...


Şenol Zihni hocamın arılığı...


Hocam, plakalarından fazla arı yapmış ama plaka almak zor iş...


Yurtdışından bir arkadaşımız denemek amaçlı Kumafos yani Perizin'in etken maddesi ile aynı olan bir şerit ilaç getirdi...


Taktık hasat sonrası 1'er tane...

Başarılı...


Benim arıların ballarını almak için 2 ekip yaptık...

İlhan hocam ile Mehmet hocam bir ekip bende Mustafa hocamla bir ekip...

Sağım odasında da 3 kişi...

Yahu balları alacağız da, hani çamda yavru olmazdı.

En iyi 2-3 çerçeveyi kaptırdık arıya...


İlk gün öğle molası...


Arısakızı tuzaklarımızı da aldık artık...


Ertesi gün İlhan hocamların arılıktayız ve yine 2 ekibiz.

Balları Doblo bagajında atıyoruz bizim çiftliğe sağım ekibi orada devam ediyor.


İlk gün yüksek hızla çalışınca ertesi gün işi kolaylamıştık zaten.

O halde tavukları şişe oturtup yakalım dedik...


Üstüne de baklava ziyafeti...

Erkan Türkey sağolsun ağzımızı tatlandırdı...

Eee bizde onun ballarını onun haberi bile olmadan hasat ediverdik.

Hiç yorum yok: