26 Ocak 2012

Neler Oluyor Hayatta... Hayat Arıcılık Olunca...

Bloglarımız günlük olmaktan çıkıp aylık olmaya başladı. 

Yıllık olmasından iyidir ama ilk göz ağrılarımızı da ihmal etmemek lazım.

Yoğunluk çok yüksek, vakit çok ama zamanımız yok.

Hava şartları da hep yağmur hep kar...

Güneşe hasret kaldık.

Bahara da az kaldı ama günlerde geçmiyor. 


Ocak başlarında yağan yoğun yağmurlar sonrası Kirmasti Nehri coştu...

Arılarımızda nehir yatağında olunca.

Gözümüz nehirde.

Yoğun kar yağışı olmadan, kar yağışı sonrası aniden lodos olmadan da yatağını terketmemesi güzel.

Kollarından birine de baraj yapıldı ki risk düşse de risk risktir. 


Tepecik Beldesindeki arıcılık yapan arkadaşlarımız oksalik asit buharlaştırma yaparken bende gittim yanlarına...

Yanımda oksalik asit di-hidrat götürdüm.

Onlarda da oksalik asit varmış.

Oksalik asit ile buharlaştırma yapıldığında daha fazla kalıntı kalıyor olması di-hidrat önerenlerin haklı olduğunu gösteren güzel bir uygulama sonucuydu.


Oksalik asit buharlaştırma uygulamasında organik asitlere karşı korumalı filitreler içeren maskelerin mutlaka kullanılması kişisel sağlığımız için çok önemli.

İlk yıllarda yaptığımız uygulamalarda rüzgar yönünü ve kendimizi kollamaktan ilaçlamaya odaklanamıyorduk.

Bizleri bu kadar rahatsız eden bu buhar arıları neden rahatsız etmiyor?

Solunum sistemlerimiz farklı.

Bizler ciğerlerimizle nefes alırken arılar trake borucukları ile solunumlarını gerçekleştiriyorlar.

Oksalik buharlaştırma yaparken arıların hiç rahatsız olmaması da bunun en güzel göstergesi.


13 - 14 Ocak 2012 tarihlerinde de Mustafakemalpaşa ilçesinde yapılan bilgilendirme toplantısının devamı Karacabey ilçesinde de gerçekleştirildi.


Konu yine aynı.

Arı ölümleri ve ölüme sebebiyet veren unsurlardan olan varroa paraziti ve mücadelesi...


Karacabey'e Bandırma ve Gönen'den gelen arkadaşlarımızda katılarak bizlere güç kattılar.


Toplantıların yükünü çeken arkadaşlarımıza teşekkürler...


Toplantının 2'nci günü ise kar bastırınca...


Çevre köylerden gelenler gelemediler.


Katılım düşse de yine de dilimiz döndükçe anlatmaya devam.


Bu tür etkinliklerin en güzel yani ya toplantı öncesi ya da verilen molalar.

En güzel bilgiler burada paylaşılıyor.


Ocak ayının tam ortasında kar ile de tanıştık.


Suluk yapmıştık uyduruktan ama o da artık kayak pisti.


Eskişehir'den sonra kırağı kadar kara seviniyoruz işte.


Buralara kar yağdığında yapılacak 10 şey içerisinde Suuçtu Şelalesine gitmek varmış ama zincirsiz yemedi...

Burada bulunanlar zincir takmayı da bilmiyor çok ilginç.


Belki de canlı forumu burada yaparız diye yer baktık.


Kar ve şelale iyi dinlendirdi bizi.


Üstüne de gençlerin yaktığı mangalda pişenler.


İyi arıcılık uygulamalarının hepsine aynı anda ulaşmak zor.

Elektrikli bal dinlendirme tankı işlerimizi çok kolaylaştırdı.

6 tenekelik kapasitesi uzun süreli rahatlık sağlıyor.

"İhtiyaç anında kurnayı açınız."


İlçemizde yıllardır kasnak ustalığı revaçtadır.

Kayın ormanları ile kaplı bölgede de zaten bu durum normaldir.

Olayın arıcılık boyutu ile buluşması ise kasnaklı balın doğal peteği sebebiyle tercih edilmesi.

Bizlerde bal akımında erkek arı imhasında bu kasnakların kullanılmasını önerince imalat aşamalarını öğrenelim diye gittik.

Biçilen ve kurutulan çıtalar döner milden geçiriliyor.


Kıvırılan çıtalar daha önceden çakılmış 1 kasnağın içerisinde dolduruluyor ve deste haline getiriliyor.


Akın Usta bu aralar kafasını kaşıyamıyordur...

Telefonu elimden bıraktım, çalışamıyorum demesi ise gülümseten bir durumdu bizim için.


Bilecik

Bizler için önemli bir yer.

Bilecik Birlik Başkanı ve bizler uzun yıllardır aynı yollarda yürüyoruz.

Davetlerine icabet edip düştük yollara.

Eskişehirli arıcı büyüklerimiz ve arkadaşlarımızla da görüşmek güzeldi.


Üye sayısı bizim ilçeler kadar olan Bilecik İlindeki arıcıların toplantıya ilgileri beklenenin üzerinde idi.


Arif Uysal Başkanı, bu başarısından dolayı kutluyoruz.

Toplantıya gelemeyenlerin serzenişleri her yerde olduğundan şaşırmamak lazım.


 

Kasnak çerçeveleri bal akımında kullanarak erkek arı tuzaklaması yapmadan gelişen varroa ve virüsleri ile başa çıkılamayacağı gerçeğini artık kabul etmemiz gerekiyor.



Osmanlı Otağ'ını bu topraklara kurdu ve dünyaya asırlarca hükmetti.

Bizlerde severiz bu toprakları ve insanlarını...

Arılığımı büyüten şehirdir, arıları ile de yerli arılara bakışımızı değiştiren şehirdir.



Sohbetler yine güzel toplantı sonrası...

Arıcılık.Gen.Tr yönetimi 1 nöbetçi hariç tam kadro Bilecik'te.

Herkes canlı forum istiyor ama bizim vaktimiz yok...

Silivri civarı bir hayli ağır basıyor ama takvimde yer bulurlar inşallah.


Arılara bakım yapmak üzere 1 günlük müsaade etti hava ama ben arıların yarısına bakıp, İlhan ve Mehmet hocaların çay davetine zıpladık...

Tabi ki gitti güzelim güneş...


İlhan ve Mehmet hocalara polenlikli kovan yaptırmak üzere daha önceden çalıştıkları Susurluk'taki Usta'ya gittik.

Kovan gövdeleri kurumaya bırakılmış...

Söğütler...

Makinanın pili bitti, ne güzel sohbetler ve enstantaneler kaçtı.

Ne söyledik ise itiraz etti Usta ama sonra dediğimiz gibi yapmaya ikna oldu...



Yine kar geliyor ya, biraz havayı ısıtalım dedik.


2 tane tavuğunda canı sıkılmış.


Gençlere de sözümüz vardı..


Derken afiyetle yedik...

İnşallah bir sonraki yayını bu kadar geciktirmeyiz.

2 Ocak 2012

Kış Günleri ve Arıcılık

Emekli olunca boş vaktin olmaz denirdi...

Öyle imiş.

Hemen bir iş biter bitmez diğerine geçiliyor...



Konteyner önüne biraz beton dökelim ayaklarımıza çamur bulaşmasın derken...

Bir tuvalet ve bir de küçük depomuz oluverdi...



İlçemizde arı ölümleri ve varroa hakkında 3 akşamlık bir sunum gerçekleştirildi.

Belediye binasının meclis salonunda çok güzel 3 akşam geçirdik.



2'nci akşam Bursa'dan misafirlerimiz vardı.



Yeni oksalik asit buharlaştırma aparatları ve kişisel güvenlik malzemeleri gündemimiz de idi.



Arılığımızı da film platosu olarak kullandılar...



Daha önce oksalik buharlaştırma yapılan koloniye çifte kavrulmuş niteliğinde film gereği oksalik buharlaştırma yapıldı.

İlgili koloniyi bugün kontrol ettim ve dökülen yoktu.

Ya önceki uygulama çok başarılı idi ya da kuluçkaya doluşmuş tüm varroalar...


6'lı aparatta denendi...



Kenan abi de üşümüş olmalı...



Bursa ekibine Bandırma'dan da misafirler katıldı.



İlçemizdeki Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksek Okulundaki dersi bitiminde de Doç Dr. İbrahim Çakmak hoca da aramıza katıldı.



Hava kararmasına rağmen çay ve sohbet devam ediyordu.

1 saat sonra da sunuma gideceğiz...

Üşüdük ama sohbet güzel olunca...



2'nci akşam sunumda hocamızda katkılarda bulundu.



Son gün ise Zonguldak'tan misafirlerimiz vardı.

Ballıbaba ve arkadaşları geldiler.



Bende sucuk tatmak isterim diyerek 400 km. yol teptiler.



Ayaküstü hemen atıştırıp...



Son gece yine final sunumuna gittik.



İlçemizdeki kovan üreticilerinin getirdiği örnekler üzerinde tartışıldı.



Ballıbaba, son akşamın yıldızıydı.



Sunumda özellikle organik asitler ve kişisel güvenlik konularında katkılar yapmaya çalıştık.



Kendi sağlığımız herşeyden önce olmalı...



Sunuma 3 gün boyunca Karacabey ilçesinden gelen misafirlerimizde vardı.



Ve ilçemizdeki genç arıcılar...

Mehmet Demir, İlhan Kesendere ve Erkan Türkey...

Bizim ekip kısacası...



Son kapanışı da açılışta olduğu gibi İlçe Belediye Başkanımız Sn. Sadi KURTULAN yaptılar.



Gece misafirlerimizi uğurladık...

Böyle habersiz olmasın bir daha olur mu?



Cumartesi ise Uludağ Arıcılık Derneği aylık toplantısı için yeni bir mekandayız.



Afyon'dan Mehmet Surucu ağabeyimizle tanıştık.




Büyük salon...

Hamam iken kültür merkezi olması çok hoş...



Prof. Dr. İrfan Kandemir'de toplantıya katıldılar.


2'nci bölümde sunumu özet olarak hızlıca geçtik.



Küçük salondaydık ama ilave koltuklar atarak.
Yılın son günü katılım düşük olur diyerek düşünmüştük ama...



Toplantı yapılan merkez hepimizi etkiledi.



Bir dahaki sefere simiti bu fırından yiyeceğiz kısmetse...

Tandır yemekten fırsat bulursak...