20 Haziran 2012

Arıcılıkta Güzel Günler Bu Günler...


Dünürbabamız... Hüseyin Bilbey.

Mustafakemalpaşa'da yoğurt ve MKP tatlısı üretimi yapıyor ama arıcılık konusunda da meraklı...

Köyde hiç kimsenin uzun süredir yaşamadığı evlerinin avlusunda 2 aktif kolonisi mevcut.

Sayısını çoğaltmak istiyor doğal olarak, hasat sonrası düşüneceğiz.


Mayıs ayı oğul ayı tabi ki...

Niyetlenene hava aldırmak lazım hem de temizlik...


Gördüm ki bu bölge polen açısından gerçekten verimli.

Sezon başladığından bu yana 160 kg. polen toplayabildik...

Daha da üst düzeyde toplanabilirdi...

200 kg. olacak gibi sezon sonunda...


Polen kurutma kasnaklarından tepsiye silkelenen tozlarla aynı zamanda varroa kontrolünü de ihmal etmiyoruz.

Varroa bu, ihmale gelmez.


Polenlerin neminin alınması, savrulması ve elenmesi sonrası son işlem ise seri biçimde göz kontrolü...


Arı sütü üretimini amatörce sürdürdük ama geçtiğimiz günlerde yaptığımız ziyaret ile ufkumuz iyice açıldı.


Tabi bu arada aşırı yağışlar ve barajdaki problem sebebiyle sel uyarısı yapılınca bir gecelik arı taşıma idmanı da yapıldı.


Hayat püf noktaları ile güzel.

Biz süt hasadı öncesi üst kısımdaki mumları kesip atıyorduk.


Ancak öğrendik ki stratejik bir önemi varmış o meme uçlarının...

Kesip hemen memenin yanına yapıştırılıyor uzmanlar tarafından...


Bu arada arılar kestane için sabırsızlar.

Ben kendime ceza vermiştim, gitmeyecektim ama ekip olmaz da olmaz.

Önce dayımın arılarını götürdük.


Akşam akşam Şenol Zihni hocama çay içmeye...

Suları doldurmaya ve kestane harekat planlaması yapmaya...


Yağmurlar gümbür gümbür yağarken karaçalıda bilinenlerin aksine akımını sürdürdü.

Yağmur yağar karaçalı biter söylemi yağdıkça verire döndü.


Öyle olunca haydi bakalım...

Ustalar için Üretir sloganı ile iddialı mum üreten ilimiz üreticilerinin ürünlerini kullanıyoruz.


Belediye binası önünde etkinlikler bitmiyor ilçemizde.

Ben gitmesem de makine geziyor, güzellikleri çekiyor.


Kardelen...

Aslında hep kafamızda soru işaretlerimiz vardı emekli olurken eğitimi ile ilgili...

Şanslıymış, şanslıymışız ki Mustafa Kurt hocamın öğrencisi oldu.

Hem evimizin hemen dibinde okudu hem de hayatında eline basketbol topu almamış bir kız çocuğu sınıf arkadaşları ile birlikte ilçede ve ilde başarılı işler çıkardılar.

Michael Jordan performansı beklemiyoruz ama sosyalleşme açısından çok başarılı bir yıl geçirdiler.

Derslerine de olumlu etkisini gözlemledik.

Öğretmen önemli arkadaş...

Ama şans işte bu işler.


Belediye etkinliklerinde bizim ev ve sülale halkına görev çıktı...

Gözleme yapmak... 


Erkan Türkey'in arılığını da ziyaret ettik bu süreçte ki böl böl böl parçala parçala arıcılığı yapıyor...

Bir kovanda meme görmeye görsün meme sayısı kadar bölme...


Biz de İlhan hocamlarla kestanede yerimizi aldık.

Bu yıl tam 8 gün önce geldik...

Geçtiğimiz yıl 18 Haziran'da inmiştik Eskişehir'den.

Nerede o kadrolar ah...


Ertesi gün sabahı da Şenol hocam kestanede...

En güçlü ve en ballı arılar hocamda...


Sebahattin Yılmaz...

Ülkemizde herkes arıcı...

Yurtdışında olsa MASTER BEEKEEPER...

Her türlü yetkisi olur ama ülkemiz gelişmekte olan denilen ama gelişmeyen bir ülke...

Sadece yerli arı sütü...

Yılda 40 kg. üzeri...

Tecrübe, püf noktası ve uygulamaları...

Gördükçe tekrar gidesi geliyor insanın ziyarete...


Tabi eşi de olmazsa olmazı...

Köyden genç kızlar ise sürekli çalışanları...


Helal olsun Büyük Usta size...

Böyle değerler var iyi ki yakın çevremizde...


Arı sütü üretimi hafızalarımızı zorlarken kestane bölgesi ziyaretleri sürüyor.

Millet kapı önünde yatıyor.


İyi ki gelmişiz denir ya bizimkisi de öyle...


Tek çeşit kestane poleni verimi ise ilk günlerde parmak ısırttı ama gittikçe düşüyor.


Hayvanlara sıcak havalarda kapı önlerine su koyun ikazları yapılıyor sürekli...

Gerçekten haklılar.

Ama bizim tavuklar mutlu tavuklar.