4 Ağustos 2013

Trakya 2013

Trakya...

Bereketli topraklar...

Yağmur haricinde sulama yok ama verim yüksekliğinden hep bahsedilir.

Gidelim görelim dedik.

Kestane sonrası düşmüştük yollara.

8 gün sonra da şöyle bir dolaşmıştık.

Şimdi ise.

Hasat zamanı.

Zor iş.


Lapseki - Gelibolu hattının sakinliği ve fiyat olarak uygunluğu ile bize daha yakınlığı sebebiyle tercih sebebimiz.

Sonuçta aynı deniz geçiliyor ama nedense Topçular - Eskihisar geçişleri çok pahalı.

Üstelik karayolu seçeneği de var iken.


İlk iş çadırı kurmak.

Pratik olmalı.

Kolay taşınmalı...

Yani kısacası uyduruk olmalı.


Biz hasattayız, İstanbul ekibi de aynı şekilde.

Ama İstanbullular sosyetik.

Balları çadıra taşımak için minibüsleri var.


Hasata başlayınca bu kadar sırlamayı görünce gözlerimize inanamadık, çünkü hiç bu kadar tahmin etmemiştik.


Çadır ekibi çok zorlandı.


Bu kadar sırlanmış balı hasat et, sonra da komik rakamlara toptana ver.

Pışıkkkkk...


5-6 çerçevede yavru olunca güzelim ballar kaldı.

Kendimi alıştırmam lazım şu yavruluyu hasat işine.


Aslında tam petekli bal kıvamında ama nasıl götürülür 365 km.


Her yerden bal fışkırıyor.

Osman Ünal ve Murat Çakır ikilisi İstanbul ekibinin bal hasat eden ekibi.


Arılarımız zayıf deyip duruyorlar.

Arınız zayıf olsa, Trakya'da ne işiniz var?

Gidin ana arı kutularınızı toparlayın.


Bizim bal hasat ekibi.

Ben çıkarırım kovandan, gerisine karışmam.

Onlar, ne yapar ne eder sokar çadıra.

Hem de takozlu tarladan.

Son gün Doblo ile yol yaptım.

Tabi, yine fırça yedik.

Neden ilk gün yapmamışım.


Akşamları da daha karpuz kesecektik olayı...


Servis işini pek beceremesem de.


Arıcılık.Gen.Tr patronu Büyükşef.

Kendisi hakkında arıcı olmadığına dair bir hayli rivayet vardır.

Bende gözlerimle gördüm, arıcı arıcı...


Son gün.

Bu ne sıcak Allahım?


Finalde gülen yüzler.


Hasattan sonra aslında malzemeyi kaldırıp, arıları 3-5 gün sonra almak lazım.

Amannnn şimdi git-gel zor olacak.

Kalkıyoruz.


Saat 01:25'te gemideydik.


Arılar gündüz gözüyle yerlerinde.


Arılık arı gördü...

Gelen arı kadar da bölme yapmıştık.

Bundan sonrası kolay.

Oyna dur.

Ancak Trakya dönüşü yaptığımız varroa mücadelesinde dökülenleri görünce.

Vay anam vay.

Hala Trakya'da arıları olan varsa yandı.


Arıları arılık almayınca.

Yayılma politikasına devam.

Çiti açıp, yan tarafa uzandık.

Sonuç olarak, verimli topraklar kardeşim şu TRAKYA...

Biz Trakya'da iken bizimle ilgilenen tüm dostlara çok teşekkürler.

Bundan sonrası olursa çam. 

Olmazsa kışlarız, olur biter.

2 yorum:

ÇAYLI dedi ki...

s.a
abi berektli bir sezon gecirmenize sevindim ay çicek balı iyi hoş orda toptan vermeyip bende eve getirdim ama aycicek balı oturmuş bi müşteri potansiyeline zararı olacak sanki çünkü donma belirtileri başlayacak yakında ve sagım akşamı arıyı taşıdınız galiba biraz neden ballatmadınız hem 2-3 gün siz istirahat ederdiniz selam ve saygılar inşallah çamda da umdugunuzu bulursunuz

Onur Baş dedi ki...

Süper paylaşım abi teşekkürler. Bizide çekindiriyosun Trakya'ya :)

Onur Baş