10 Şubat 2014

Bahara Doğru Koşuyoruz...

İhmal olduğu artık aşikar.

Elimizde olan sebepler kadar olmayanlarda var.

4 ay gibi bir ara ile kanser dolayısı ile 2 büyüğümüzü kaybettik.

Elden hiçbir şeyin gelmediği zamanlar işte.

Bunun yanında kış aylarında etkinlikler - toplantılar bitmiyor.

Burası işin güzel tarafı tabi.

Kış ise sadece bizim ilçede kışlığını gösterdi desek bu bölgede yalan olmaz.



Ulubat gölünden öte birşey yoktu.

Ama Ada Bahçe kar altında kaldı.


Hem de 20 gün kar kalkmadı yerden.

Biz sıcacık yataklarımızda bile üşürken bu canlılar gece nasıl geçiriyor?

Hayran olmamak elde değil.

Biz de iyi besledik bu dönemde.



Kar yağsa da hercai menekşeler direndi de direndi.


Arılığın çevresi sazlarla çevrili olmasına rağmen yine de doldurdu rüzgarla birlikte bazı noktaları.


Zincirsiz çiftliğe gelememek kötüydü.

Gelmek zorundaydım ki çiftlikteki konteynerin yanına yapmış olduğumuz odayı kış aylarında yaşam odası yaz aylarında da sağım odası kullanmak üzere tam da bu soğuklarda fayans döşedik.

Duvarlar sıvandı ve tavan yeniden döşendi.


Kar döneminde yumurtayı bir kestiler, ben kümesi kurduğum günden bu yana ilk kez market yumurtası aldım.

Şükür çabuk kurtulduk.


Kış ayları arıcılıkta boş geçmiyor tabi ki.

Bergama'dan aldığım kovanlar polenliksiz idi.

Aynı zamanda ilaveleri yoktu.

Dedim şunlara ilave yaptırayım.

Numune amaçlı bir tane götürdüm Sadık Usta'ya.

Bunlar polenliksiz olur mu hiç?

Tabanlarını değiştirelim önce.

İlave yapmaya götürdük, 46 tane polenlik yapıldı.

İlaveler yapılacak daha...


Aynı zamanda üretimler son hızla devam ediyor.

Çerçeveler hazırlanıyor.


Odanın fayanslama işi bitince hazır içerisi boş ve hava da soğuk olunca.

Yay sera naylonunu ve propolis tuzaklarını temizlemenin en iyi zamanı.


Bahar yaklaştıkça kümese yeni kanlar getirdik.

Bizim buralarda Cin horozu derler.

Bir takım aldık ama fincan kadar olmasına rağmen öyle saldırıyor ki.


Arılar...

Çamdan dönüşte stokların tam olması ve iyi bir besleme stratejisi ile varroa mücadelesinde dikkat sonucu sağlıklı bir kışlama geçirdik.

Geçirdik çünkü artık bademler açtı.

Sıvı test beslemesini de hepsi geçtiler başarıyla.

Bugün için iç yemlikten sorunsuz sıvı beslemeye cevap veren koloniler başarılı bir bahar geçireceğinin en önemli sinyalini verir.

Tabi yavrusuz dönemde oksalik asit buharlaştırması yapmayı ihmal etmedik.

Bizler kovan arkasında deldiğimiz deliklerden yapıyoruz ve çok rahat oluyor her anlamda.

Kovan üzerinde örtü olarak kullanılan sera naylonları sürekli tartışıldı. 


Çok soğuk havalarda arının bulunmadığı bölgede naylonda nem birikmesi gerçekleşti ama arı salkımının üzerinde herhangi bir nem gözlemlenmedi.

Ayrıca kolonileri bu yıl tam ortada kışlattım.

Uçuş deliği karşılatarak.

Hem savunmayı rahat kursunlar hem de oksijene rahat ulaşsınlar.

Solunda bölme tahtası sağında da iç yemlik.


İşte özellikle soğuk havada kapak açıldığında sıcak havada daha fazla nem taşıma kapasitesi oradaki sıcaklığın düşmesi ile nem havadan ayrılıyor ve soğuk yüzeyde yoğunlaşıyor.

Bu yoğunlaşma salkım üzerinde olmadığı sürece sorun yok.

Üstelik kovanların tamamı polenlikli.


Herhangi bir kayıp yaşamadan baharı gördük ama 3 kolonide koloni çöküşü başladı varroa konusunda gözden kaçan birşeyler olmalı.

Kurtarmak ya da ana arılarını kullanma işini bugünlerde hallederiz.


İstediğimiz güçten bile biraz fazla bahara çıkacaklar gibi görünüyor.


Warre kovanda da herhangi bir problem gözükmüyor ama kadro kaybı yaşadı bir hayli.

Arılar çamda iken bu koloninin varroa mücadelesini aksattık muhtemel.

3 diskte devam ediyor.

Yavruyu da çıkarttı ama yavru alanını büyütmüyor.


Ve çiftleştirme kutuları.

İşte büyük güvencemiz onlar.

56 tane ile devam ediyoruz.

2 kayıp ve 1 terk yaşadık.

Kaybın birisi benim hatam - açlık.

Diğeri ana arısız kalmış zaten.

Terk nerelerde bilgim bile yok.



Hem İnci kutuları hem benim ahşaplar hem de strafor stoklamalar başarı ile baharı gördüler.


Yavru alanları açıldı.


Stoklar yerinde.

Nasıl olmasın sürekli destekliyoruz.


Ballıbabalar açtı ve artık sırtımız yere gelmez.

Hem nektarı hem de poleni ile günü kurtarır.



Lodosla birlikte ısınan havada yavru uçurmaları görmek ise büyük mutluluk.


İlçe toplantıları her ay devam ediyor.

Feshane etkinliğine yine gidiyoruz bu yıl kısmetse 1 otobüs.


Yetiştirdiğimiz horozlardan damızlıklar belirlendikten sonra kesim zamanı geliyor.


Toplam 3 taneyi kesip attık dolaba.

Mantıyı da hiç sevmeyiz, bakalım nasip.

2 yorum:

ARICI KRAL dedi ki...

Mantıyı sevmezsen tavuk kapama deneriz,... sen bir ıslık çal ustam, ben koşar gelirim... :)

hüseyin Diner dedi ki...

Halil abi naylonları ne zaman ve koloninin gücü

nereye ulaştığında aldınız.Bahar beslemesinde

nayonun sıkıntısı oldumu.