10 Şubat 2015

Yerli Arı Sütü Üretimi Hakkında Herşey-1


Arı Sütü Hakkında Genel Bilgiler

Arı sütü üretimi hakkında yazılacaklar takdir edilir ki çok uzun bir konu olduğundan 2 bölüm halinde yayınlamak doğru bir davranış olacaktır.

Bu bölümde genel bilgilendirmeler yapılırken diğer bölümü üretimin tüm ayrıntılarının yer alacağı bir bölüm olarak derlemeye çalıştık.

Umarım faydalı bir kaynak olur. 


Arı sütü, arısı olan tüm arıcılar tarafından üretilebilir.

Arılar, zaten sürekli üreterek koloninin devamlılığı adına kullanır.

Arılardan arı sütünü ticari anlamda üretmek ise ileri teknikler gerektirir.

İşletmeyi komple arı sütü üretim işletmesine döndürebilmek ise işin en zor yanı.

Her yıl kendimizin ve yakın çevremizin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretim çabası göstersekte 2014 yılında işletmeyi komple arı sütüne döndürme cesareti göstermiş bir arıcı olarak, sanırım geçiş sürecini dilim döndüğünce anlatabilirim.

En sonunda söylenecek şeyi de en başta söyleyeyim ki memnunuz.

Arı sütü üretiminin karmaşıklığı sebebiyle bazı uygulamalar çok kez anlatılacaktır.



Arı sütünün, çok özel bir ürün olduğu hep söylenir, bilimsel makalelere konu olur ve son yıllarda APİTERAPİ yani arı ürünleri ile tedavi çalışmalarının lokomotif ürünüdür.

Apiterapi ürünlerinin içerisinde arı sütünün özel olması ise çok kısa sürede hissedilir cevap vermesi yüzündendir.

Arılar, arı sütünü zaten kendileri kullanırken de özel durumlarda kullanıyorlar.



Arılar için başkalaşımın, uzun yaşamın ve yüksek performansın kaynağıdır.


Arı sütü ile beslenen ana arılar günde kendi ağırlıklarından fazla yumurta yumurtlama kabiliyetini kazanırlar.

Dünyada ender canlılardandır ana arı, günde kendi ağırlığının 2 katı kadar yumurta yumurtlayabilen…

Hatta ana arısını kaybetmiş ve yeniden ana arı sahibi olamayan kolonilerde arı sütü ile beslenen işçi arılar bile yumurtlama yeteneği kazanabiliyor.


Bir döllü kurtçuk eser miktarda arı sütü ile beslenirse işçi arı olarak 21 günde doğarken aynı kurtçuk yüksek miktarda arı sütü ile beslenirse 16 günde ana arı olarak çok daha donanımlı doğar.

İşçi arılar, bal ve polen ile beslenerek yoğun çalışma döneminde 45 gün gibi kısa bir ömre sahip iken sürekli arı sütü ile beslenen ana arı ise 3-4 yıl verimli bir biçimde görev yapabiliyor.

Arılar için arı sütü nesillerinin devamı için olmazsa olmaz bir besin.

İnsan sağlığında kullanımında da uzun yıllar verileri gösteriyor ki arı sütü çok değerli bir ürün.


Keşke sağlıklı iken tüketebilsek ama genelde ağır hastalık tablosunda aranır hale geliyor.

Süreç içerisinde talep eden tüketicilerin hikâyeleri bunu doğruluyor.

Apiterapi çalışmalarının 2014 yılı sonbaharında Tamamlayıcı Tıp Yönetmeliğinde yer bulması ile arı sütü, en öne çıkan ürünlerden olacak.


Kanıta dayalı bir metot ile çalışan TIP dünyasından arı sütü kullanımı için en dikkat çekici yönlendirme çocuk tedavisi görenlerden gerçekleşiyor.

Arı sütü şuna iyi gelir buna iyi gelir diyecek durumda değiliz.

Kullanılmasını önermesi gereken uzmanlarında bu konuda bilgisi yok denecek kadar azdır.

Üretim süreci ve ürünün kullanımı konusunda bilgi yetersizliği bilinen bir gerçektir.

Ürünün kullanımı konusunda, tüketici gruplandırması yapmak mümkündür.

En dikkat çekici arı sütü kullanıcı grubu çocuk tedavisi görenler ya da tedavi öncesi kendi insiyatifleri ile bir arayış içine girenler oluşturuyor.

Tıp Doktorlarının, doz belirterek yönlendirdiği tek grup olarak çocuk tedavisi görenler dikkat çekiyor.


Diğer önemli bir grup ise tamamen kulaktan dolma bilgilerle ne yapacağını bilmeyen ama mutlaka kullanmamız lazımmış yaklaşımında olan kanser tanısı konmuş hasta yakınları.

Keşke arı sütü bu kadar önemli bir ürün olsa.

Kanserli hastalar bu ürünü iyileşmek adına değil kanserle mücadelede bir katkı olarak baktığı sürece belki de doğru kullanım yöntemlerine daha kısa sürede ulaşılacaktır.


Diğer grup ise hiç ya da çok az duyduğumuz hastalıkları için talep ediyor.

Yine kulaktan dolma bilgilerle.


Az da olsa en güzel grup ise sağlıklı yaşama katkı için talep edenlerin varlığı çok mutluluk verici.

Sonuçta arı sütü çok bilinmeyen ama çok aranan bir ürün.

Aranıyor.

Aranıyor ama herkes yerlisini arıyor.

Arıyor da nasıl bulacak?

Üretenler çoğalacak, başka çare yok.

Piyasada arı sütü açığı var mı?


Kesinlikle arı sütü açığımız yok ülke olarak, fazlası bile var.

Hem üretimi çok zor ve az iken, nasıl ürün fazlası olur?


Yerli üretim çok düşük olması sebebiyle piyasa, ucuz sayılacak fiyatlarla büyük çoğunlukta Çin menşeli arı sütü ya da arı sütü benzeri ürünler ile dolduruluyor.

Yerli arı sütünü çok üretmemiz gerekiyor, çünkü tüketici zaten yerli arı sütü fiyatını vermeye hazır.

Üzücü olan ithale de aynı parayı veriyor olması.

Hiç duyduk mu benim ürünüm ithal diyeni?

Arı Sütü ve Çin’deki Üretimi

Ülkemizde yeterli miktarda arı sütü üretilemeyince, en ucuz temin edilebilecek yerden temin edilmesi çok normal bir davranıştır.


Çin’de neden ucuz dendiğinde hemen öne sürülen argümanların başında, arı sütüne yine arılardan elde edilen başka maddelerin katkı olarak katıldığı konusu geliyor.

Gerçekte öyle mi?

Bu durumu gerçeklikle bağdaşlaştırmak için birebir o işletmelerin ya da pazarlama sürecinin içerisinde yer almak gerekir.

Katkılar yapılıyorsa bile bu çok büyük bir başarıdır ki pazarlama güçlerini koruyabiliyorlar.

Arı sütüne katkı yapıp yapmadıkları şüphesine kapılmanın en önde gelebilecek sebeplerinden birisi, çok önemli bir değer olan 10-HDA değerlerinin Çin arı sütünde çok düşük olmasıdır.

10-HDA değerlerinin düşüklüğüne sebep olarak, yetersiz flora, yüksek sayıda yüksük verme ve besleme rejimleri de sayılabilir.

Ancak, bilimsel çalışmalara da dâhil olmuş Çin’deki arı sütü üretimi bilgilerine de göz atmak gerekecek.

Çin’i arı sütü üretimi için KUZEY ve GÜNEY şeklinde 2 bölgeye ayırmak gerekir.

Ülkenin güneyinde arı sütü üretiminin 7 ay gibi çok uzun sayılabilecek bir süre devam ediyor olması işletmedeki toplam arı sütü üretimini arttıracağı kesindir.

Ülkenin kuzeyinde ise 5 ay süren arı sütü üretimi, bizim ülkemizin en verimli yerinde bile çok zor gerçekleşecek üretim süresi olduğu gerçeği de çok net.

Ucuzluk için net bir bilgi olarak üretim süresinin uzunluğunu not edeceğiz ilk önce.

****************

Çin’de yıllık arı sütü üretiminin 400 TON gibi miktarlardan son yıllarda 2.500 TON gibi çok yüksek miktara ulaştığı bilgisini de güzelce bir not edelim.

Bu miktar Dünya arı sütü üretiminin %90’lık bölümünü de oluşturuyor.

Ülkemizde sadece arı sütü çalışan bir işletmenin 50 kg ortalama ile çalıştığını varsaydığımızda 50.000 işletme ile çalışsak ancak üretebiliyoruz.

50.000 işletme…

Neredeyse tüm ülke arı sütü çalışmamız gerekir ki ÇİN üretimini yakalayalım.

Üstelik bizdeki 5 kovana karşılık 8 kovan olmasına rağmen.

Yani arı sayıları da bizden çok yüksek değil ayrıca.

Bir diğer yüksek arı sütü verim gerekçesi de uzun yıllardan bu yana yapılan arı ırkları / arı sütü seleksiyonları.

1980 yılından sonra Şangay ile Hong Kong arasında yer alan ZHEİJANG bölgesinde İtalyan ırkı arılar kullanılmaya başlanmış ve koloni başı arı sütü verimleri yıllık 4 kg gibi çok yüksek miktarlara ulaşmıştır.

İtalyan ırkının yüksek süt veriminin yanında bu ırkın değişik varyasyonları arasında da süt üretimi açısından farklılıklar oluşunca en yüksek arı sütü verimi olan varyasyonlar ile yollarına devam eden işletmeler yüksek gelir elde edebilmektedirler.

En önemli sebep ise işçilik maliyetlerinin düşüklüğü.

Bizlerin 1 haftalık işçilik maliyeti olarak ayırdığımız rakamlara Çin’de 1 aylık işgücü temin edilebiliyor.

Yüksek sayıda koloni, yüksek sayıda personel, yüksek arı sütü verimi olan koloniler ve uzun süren arı sütü üretim sezonu.

Bütün bunlar üst üste konulsa bile yine de Çin üretimi arı sütünün düşük fiyatını açıklamaya yetmiyor.

Bunu anlamak çok zor mu?

Çok basit ama Çin arı sütü ve Yerli arı sütü arasındaki farkların neler olduğunu Bağımsız bir kuruluşun analizler yapması gerekir.

Belki de yakın zamanda yapılır temennisinden başka bir şey gelmiyor elden.


Üretimin özelliği gereği kendiliğinden birikmediği için çok fazla emek gerektiren bir üretim alanı.

Arı sütü üretimini belki de özel kılan konudur, kendiliğinden birikmemesi.

Bal, polen ve propolis siz arının başında bulunmasanız bile birikir.

Ancak arı sütü siz yönetir ve alırsanız üretilebilir.

Ne kadar çok üretirsek o kadar pazardaki yerli arı sütü payımızı arttırabiliriz, bunu mutlaka yapmalıyız.


Yoksa Çinlilerin işi ne, zaten üretiyorlar.

Biz arıcılara yönelik paylaşımlarımıza başlayalım ama gördüğüm odur ki tüketici de çok sorguluyor artık doğal olarak.


Arıcılık ile uğraşmaya başlayan ve arıcılıkta ilerleyen herkesin hayalidir arı sütü üretmek.

Ulaşabilen ise maalesef 1 elin parmakları kadar işletme.

Gerekli şartlar bir türlü bir araya getirilemez.

Tam şartlar bir araya gelir bu kez da yaş kemale ermiştir.

Şartları yerine getirdiğimizde başlamamak olmazdı ve başladık.

Arı sütü üretiminde en önemli şartlar nedir?

Kesinlikle DİSİPLİN


Çünkü hiç ara vermeden 5 ay (150 gün) gibi bir süre inanılmaz bir tempo.


Hiç izin yok.

Üstelik yağmur yağsa bile birkaç kez takım değiştirmek gerekse de mutlaka çalışma zorunluluğu gerekiyor.

Arı sütünü düzenli tüketmenin bu yoğun performansı sürdürmeye destek verdiğini de daha ilk yılımızda gördük.

Haftada 1 gün aktarım ve hasat yapılmasa olmaz mı?

Tabi ki olur ama 1 günlük hasat miktarını hiç kimse kaybetmek istemez.


Verimli dönemlerde günlük 400 – 500 gr üretim miktarıyla hiç azımsanmayacak bir getiriyi yok saymak çok zor.

Çünkü bugün alınmayan sütü, yarın ekstradan alma şansı hiç yok.

1 gün transfer yapmadığınızda, 2 gün sonra da hasat olmayacağından yapılacak kuru transfer başarıyı da düşürecektir.

Diğer önemli şart EKİP

Ekip olmadan sadece tadımlık üretilebilir, üretilse de verimlilik çok düşüktür.


Özellikle arılıkta çalışacak ekipten ziyade hanımların oluşturacağı hasat ve transfer ekibi çok önemli.

O ekip yoksa ve istekli bir çalışma performansı göstermiyorlarsa kesinlikle profesyonel anlamda arı sütü üretimi yapılamaz.


Ve olmazsa olmaz diğer şart ise FLORA

Nektar bir yere kadar ama sürekli polen kaynağı olmayan yerlerde verimli biçimde arı sütü üretilemez.

Nektar olarak desteklemek mümkün iken polen akımını ikame edebilmek mümkün değil.


Arı sütü üretimi demek zaten çoğalma ve aşırı yavrulatma üzerine kurulu bir sistem.

İşte Bursa ve çevresi bu yüzden çok önemli.


Sadece arı sütü çalışan büyük işletmelerin bölgedeki varlığı da tecrübe transferi açısından büyük avantaj teşkil ediyor.


Ne kadar polen, o kadar yavru ve dolayısı ile o kadar süt.


Uygun yaştaki işçi arılar, enzim bezlerinin üretebilme kapasitesine sahip olduğu kadar üretebilir ve bir işçi arının arı sütü üretebilme kapasitesi arttırılamaz.

Sonuç olarak arı sütü ile ilgili üretim sürecini kaleme alarak arıcıları ve tüketicileri de bilgilendirmeye çalışacağız.

Arı Sütü Çerçeveleri

Arı sütü çerçeveleri, üretimin doğası gereği standart çerçevelerden farklı olmak zorundadır.

Kovanlarınızdaki çerçeve ölçülerine uygun ve her bir çerçeveye 3 ya da 4 çubuk takılabilecek şekilde oluşturulmaktadır.

Uzun yıllar profesyonelce arı sütü ile uğraşanların, hem 3 çubuklu hem de 4 çubuklu çalışma sonrası hangisini tercih edersiniz sorusuna 4 çubukluyu önermesi bizim de 4 çubuklu ile başlamamıza vesile oldu.

Diğer çerçevelerden ayrılan en büyük özelliği ise bu çerçevelerin ince olmasıdır.


2 çerçeve yan yana konulduğunda bile 1 standart çerçeve kadar dahi yer kaplamaması gerekiyor.

Çünkü diğer unsurlarla (Ballı ve yavrulu çerçeveler)birlikte başlatıcı kolonilerde 1 kuluçkalığa sığması gereken arı sütü çerçeve sayısı bahar aylarında bazen 5-6 adede kadar çıkmaktadır.

Arı sütü çerçevesini satın almak mümkün değil.

En iyi yöntem profesyonel olarak arı sütü üretimi yapan işletmeleri ziyaret esnasında 1 adet numune edinmek ve çok iyi bir marangoza imal ettirmektir, bizlerde öyle yaptık.


Arı sütü çerçevelerinin en önemli kısımları ise çubukların geçtiği kanallar ve çubukların standart olması gerekliliğidir. 

Çubuklar ne sıkı geçecek ne de gevşek olup düşecek.

O yüzdendir ki kanal bölgesinin yapılacağı kereste sert ve kolay aşınmayan bir ağaçtan olmalıdır.

Çerçeveler, arı sütü üretiminde işletme büyüklüğünü gösteren bir unsurdur.

Günlük kaç çerçeve ile çalışıyorsun sorusu, işletmenin arı sütü üretimindeki büyüklüğünü gösterir.

Çerçeve sayısı günlük olarak çalışılan belirtilse de toplam miktar, günlük çalışılanın tam 3 katıdır.

Günlük 60 çerçeve ile çalışan bir işletmede 1 grup Başlatıcılar ve 2 grup Bitiricilerde olmak üzere toplamda 3 grup ve 180 çerçeve vardır.

Arı Sütü Plastik Yüksükleri


Daha önceleri plastik injeksiyon makinelerinin sektöre girmemiş olması sebebiyle arı sütü memeleri doğal balmumundan yapıldığı ve bu işlemin sürdürülebilirliğinin gerçekten çok güç olduğu gerçeği bir yanda dururken şu anda hiç zorlanmadan plastik yüksüklere ulaşmak mümkün.

 
Civan Arıcılığın imalatı her bir yüksük şeridinde 9 arı sütü yüksüğü bulunuyor ve 1 çubuğa 2 adet takılıyor.

Takılıyor diyorum çünkü ahşap çubuklara bu plastik şeritleri nasıl tutturacağız düşüncesi birçok yeni denemeye sebebiyet veriyor.

Mum ile yapıştırmak, çivi ile çakmak ve vidalamak gibi.


 
En sonunda gelinecek nokta ise 9 gözlü plastik şeridi en az 3 yerinden çerçeve telleri ile çubuğa bağlamak oluyor.

Diğer türlü yapılan her uygulamada eninde sonunda plastik şeritler ahşap çubuktan ayrılıyor, deforme-kabarma oluyor ya da hasat esnasında ayrılmalar oluyor.


 
Plastik çerçeveler ahşap çubuklara bağlandıktan sonra mumlama çalışması mutlaka yapılması gerekiyor.

Fırça ile hem ahşap çubuklara hem de plastik şeritlerin yan taraflarına bolca erimiş balmumu sürülmesi gerekiyor.

Gözlerin içlerine mum kaçırmamaya özen gösterilmelidir.



Yeni çerçeveleri eskitmeden başarının gelmeyeceği kesin olduğundan ilk yıl ürüne odaklanmak yerine çerçeveleri eskitmeye çalışmak gelecek günlerdeki başarıları arttırıyor.


İlk yıl geçiş süreci olarak değerlendirilmeli ve kademeli olarak arı sütü çerçeve sayısı arttırılarak eskitme gerçekleştirilmelidir.

İlk yıl üretilecek arı sütü miktarı eğer çerçevelerin tamamı yeni olarak başlayacaksa, tam kapasite ile ve eski çerçevelerle çalışıldığında üretilecek miktarın ancak yarısı kadardır.

Bu düşük miktar bile ilk yıl için işletme karlılığı için yeterlidir.

Yüksüklerin Kışlatılması

En değerli malzeme, uzun süre kullanılarak iyice arı tarafından mumlandırılmış yüksüklerdir.

Sezon kapanışında hasat bitimi her grup arıya 1 gece temizlettirilir.

Ertesi gün toplanan yüksükler ve çerçeveler onarımları yapılarak yüksükler mum güvesi hasarına karşı 2 gün derin dondurucuda bekletilir.


Kışlatmak üzere poşetlenerek serin ve karanlık bir yerde saklanır.

Arı sütü çerçeveleri de bakımları yapılır ve temizlenerek depoya alınır.

Ana arı ızgarası

Arı sütü üretiminde arı sütünü gözlere dolduran aslında bitirici kolonilerdir.

Bu koloniler ana arılı koloniler olduğundan başlatıcılardan gelen tutturulmuş memelere ana arının ulaşamaması amacıyla ana arı ızgarası kullanılır.



Bitirici olarak koloniler katlı olarak kullanıldığından ilavenin altına mutlaka ana arı ızgarası sabitlenmelidir.

Sabitlenmeyen ızgara, kuluçkalıktan yavru rotasyonu için ilave kaldırıldığında düşerek koloniyi hırçınlaştırır, arı ölümüne sebebiyet verir,  iş yükünü arttırır ve çalışma konforunu bozar.

İlaveler

Bitirici kolonilerde kadro gücü ilave atmayı gerektirmese bile ana arıyı ızgara ile ayırmak gerektiğinden ilave mutlaka kullanılır.

İlave ile kuluçkalık kesinlikle uyumlu olmalıdır.

Ölçüleri uymayan ilavelerle arı sütü üretimi yapmak, uzun soluklu üretim sezonunda büyük iş yükü artışı sağlar.

İlave kolay ayrılabilmeli ve yerine oturtulabilmelidir.

Arı sütü üretimi sürekli olarak ilave kaldırmayı gerektirdiğinden arı ölümlerini en aza indirecek ilave modeli seçmek çok önem arz eder.


Diğer önemli bir konu ise arı sütü üretiminde kullanılacak ilavelerde erkek arı tahliyesi için mutlaka uçuş deliği bulunmalıdır.

Yavru hareketi kuluçka – ilave arasında sürekli yapıldığından erkek arıların ızgara üzerinde kalması süreçte ızgaranın ölen erkek arılarla tıkanmasına yol açabilir.

Yağmalamayı önlemek adına erkek arı faaliyetleri azaldığında ilavelerdeki uçuş delikleri iptal edilebilir.

Arılık Yeri Seçimi

 
Arı sütünün uzun süreli olarak verimli olması için hem erken gelişim görülen bölgelerde ve hem de sürekli polen akımının varlığı gereklidir.

 
Kurulacak ekipman, ekip ve tahsis edilecek arıların verimliliği ve kârlılığı bir işletme için çok önemlidir.

 
Arı sütü üretimini düşünen işletmeler, öncelikle bölgesinin polen verim düzeyini çok iyi değerlendirmelidir.

Kısaca polen yoksa arı sütü üretimi mümkün değil.

Peki, poleni yetersiz bir bölgede arı sütü üretimi yapılamaz mı?

Ekibin aile içerisinden oluşturulduğu ve bahar ayları ile bal akım dönemlerinde verimli arı sütü üretimi yapılarak işletme yaz ve sonbahar aylarında arı üretimine yönlendirilip arı sayısı çoğaltılarak erken baharda arı satışı ile gelir desteği sağlanabilecek bir modelle olabilir.

 
Diğer bir durumda arı sütü üretimi tesisler ve ekip sebebiyle sabit yapılması gereken bir üretim şeklidir.


 O yüzden gezgin arıcılıktan özellikle kestane balı üretim bölgelerine gitmekten vazgeçmek gerekliliği vardır.

Kestane balı üretim tarihleri süt üretiminin zirveye ulaştığı günlerdir ve arı sütü üretimi daha kazançlı ve garanti bir üretim modelidir.

Arılıklar sabit biçimde kestane bölgesinde ise kısa süreli polen akımı sebebiyle o bölgelerde verimli arı sütü işletmeleri kurulamaz.

Arılığının bir bölümü ile uzun süreli ya da kısa dönemli tüm arılığın kullanıldığı arı sütü üretim modelleri görülse de verimli örnekler olarak gösterilemez.

  Arı Sütü Pazarlanması

 
Dünyada tüm üreticilerin pazar sorunu yaşadığı gerçeğini unutmadan arı sütü konusuna değinelim.

Pazarı garanti bir ürün varsa mutlaka üretilir ve talep, arz ile doldurulur.

Arz yetersiz olursa fiyat yükselir ya da ikame ürünler ile talep karşılanmaya çalışılır.

Arı sütü talebinin büyüklüğünü ifade edecek olursak yerli üretim olarak belki de 1/10 kısmını üretebiliyoruz.

 
Dolayısı ile pazar mevcut. Mühim olan özenle yapılan üretimi güvenilir şekilde sunabilmek.

Çevrenizi, arıcı arkadaşlarınızı, arıcı birliğinizi ve bölgenizdeki arıcılık ürünleri satıcılarını yerli arı sütü üretimi yaptığınıza dair sürekli bilgilendirmeler yaparak talebin karşılanmasına yardımcı olmak büyük önem taşır.

Toptan arı sütü alımı yapan işletmeler var mı?

Elbette var ama güven unsuru tamamen ön plana çıkıyor.

Biz üretsek pazarlamada yardımcı olur musunuz sorusu soran işletme sahiplerini ise anlamak çok zor.

Standart bir satış grafiği olmayan, bir ürüne kim söz verebilir?

Ama ne olursa olsun söylenecek en önemli olgu.

GÜVEN


Arı Sütü Üreten İşletmelerde Diğer Arı Ürünleri

 
Arı sütü üretiminde kolonilerin yüksek oranda polene ihtiyacı vardır ama yoğun polen akımlarında ve bölgenin değerli polen akım zamanında az da olsa polen derlenmelidir.

 
Bizim bölgemizde tatlılığı ve aroması ile tüketilmesi çok kolay olan tırfil yani yabani üçgül poleni zamanında polen derlemeye özen göstermekteyiz.

 
Arı sütü yanında son yıllarda çok fazla talep edilen arı ürünleri karışımları için mutlaka işletmede taze polen stoku bulunmalıdır.

 
Kurutulmadan toplanan ve temizlenen polenler derin dondurucularda saklanır.

 
Aynı polen gibi propoliste mutlaka üretilmelidir.

Tabi ki çok dikkatli biçimde tuzaklarda ve tertemiz şekilde.

 
En çok sorulan sorulardan birisi de bal üretimi ne olacak peki?

 
Arı sütü üreten işletmelerde arı sütüne çalışan kolonilerden bal hasat etme şansı sadece bitiricilerde var zaten ama besleme yapılması sebebiyle bu tür bal stoklarını insan tüketiminde değil de arıların tüketiminde kullanmak daha uygun olarak değerlendirilmelidir.

İşletme karlılığı açısından bu balların tüketime sunulmasına gerek yoktur.

Tüketicilerin bal taleplerini karşılamak adına bir miktar arıyı süt üretimi dışında sadece bala çalıştırarak işletmenin bal stoklarını karşılamak mümkün olabilmektedir.

 
Unutulmaması gereken yapılan işin ne kadar değerli olduğudur.

İğneyle kuyu kazmanın karşılığı mutlaka alınır ve büyük oranda bal üretimi için ekstra çabaya gerek yoktur.

 
Arı sütü üretimi ile çalışan işletmelerde yorgunluğuna rağmen zamanlama olarak üretim sonu çam balı üretimine gidilebilir.

İşletmeye iyi bir gelir daha sağlamak mümkün olur ama çam balı üretim zamanlaması sebebiyle dönüşte kışlatmaya hazırlık süreci çok zorlu geçmeye adaydır.

Medya ve Arı Sütü

Medyada arı ürünleri hakkında bilgilendirme yapılması tüketicilerin bahsi geçen ürünlere ilgisini arttırdığı bir gerçektir.

Ancak arı sütü konusunda maalesef başarılı bir süreç gerçekleşmiyor.

 
Arı sütünün tok tuttuğu bilgisi elbette çok güzel ama devamında…

 
Röportajın devamında ise kg fiyatının 10.000 TL gibi bir miktarda gösterilmesi gerçeği hiç yansıtmamaktadır.

Arı sütü üretimi ve pazarı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadan yapılan bu açıklamalar bilim dünyasının sahaya verdiği bir zarar olarak not düşülmeyi gerektiriyor.

Yahu ne güzel işte yüksek fiyat gösterilmiş dense de bu durumun yanlış olduğunu gerekçelendireceğim az sonra.

 
Bu kez de hem fiyat yine çok yüksek ve bu yetmezmiş gibi ülkedeki arı sütü üretim miktarını dip seviyelerde göstermek.

Bu açıklamaları yapan Bilim İnsanlarının, ülkemizdeki arıcılık kurumları yöneticilerinin ve bölgesinde hiç arı sütü üretimi yapılmayan Birlik Başkanlarının çok dikkatli olmaları gerekiyor.

Çünkü…

 
Biz üreticilerin ürünlerimize biçtiğimiz bedel bahsi geçen fiyatlara nazaran düşük olması sebebiyle (Ürünün Hakkını İstediğimizde) tüketiciyi tedirgin etmekte hatta neden ucuz polemiği yaratacak kadar şüpheli durumlar oluşturmaktadır.

 
Çok iyi bildiğimden karşılaştırma yapmak adına…

Sevgili akademisyenler, Kurum Müdürleri ve Birlik Başkanlarım hesabı o halde beraber yapalım.

Sebahattin Yılmaz Usta, Bursa İkizce köyünde uzun süredir arı sütü üretimi yapıyor ve yıllık üretimi 60 – 70 kg civarı.

Buyrun siz hesaplayın yıllık cirosunu…

Hiç mantıklı geliyor mu sizlere?

Arı Sütü İşletmeleri

 
Son yıllarda bazı bölgelerde arı sütü üretimi konusunda işletmeleri teşvik adına hibe destekleri yapıldığı bilgilerine ulaşıyoruz.

Bu bölgelerin kestane balı üretim bölgeleri olması sebebiyle yukarıda da belirttiğimiz gerekçelerle başarılı olmaları mümkün değildir.

Hibe desteklerin yapılacağı bölgelerin çok iyi seçilmesi gerekliliği ülkemizde maalesef diğer alanlarda olduğu gibi arı sütü içinde gereklidir.

Yapılan hibe desteklerin amacına ulaşmaması ile kaynakların heba edilmesi bu ülkenin kaderi olmamalıdır.

Özellikle arı sütü için teşvik edilecekse arı sütü üreten işletmeleri modernize etmek adına destekler verilmeli ve karşılığında pratik bilginin istekli arıcılara öğretilmesi için altyapı oluşturulmalıdır.



Bir diğer konuda arıcılık sektöründe nasıl ana arı üretim işletmeleri belirli kurallar karşılığında ruhsatlandırılıyorsa bu ruhsatlandırma işlemleri arı sütü işletmeleri içinde gerçekleştirilmelidir.

Üretim sezonunda ise Tarım Teşkilatları tarafından sürekli kontrole tabi tutulmalıdır.

Ruhsatlı arı sütü işletmelerinin ürettiği ürünler analiz edilmeli ve yerli arı sütü analiz veri tabanı oluşturulmaya başlanmalıdır.

Ruhsatlı arı sütü işletmelerinin yıllık üretimleri de kayıt altına alınarak yıllık ülke üretimi belirlenmelidir.

Arı Sütü ve Bilimsel Çalışmalardan Veriler

Arı sütü ile ilgili yapılan bilimsel çalışmaların giriş bölümlerinde genelde şu bilgiler standart olarak veriliyor.

Arı sütü, larvanın gelişimi için gerekli olan tüm besin maddelerini içermektedir.

Protein, yağlar, şekerler, hormonlar, vitamin ve mineral maddeler bakımından oldukça zengindir.

Ticari anlamda üretilen ve pazarlanan arı sütü ise ana arı üretimi için işçi arılar tarafından özel üretilmektedir.

Arı sütü genellikle larva transferinden 72 saat sonra, ana arı yüksüğü içerisinde en yüksek miktara ulaştığı kabul edilerek hasat edilmektedir.

İnsan sağlığı açısından da önemli bir gıda maddesi olarak ilgi gören arı sütünün içeriğindeki maddelerin bir kısmı analiz edilebilse de, karmaşık kimyasal yapısında halen çözümlenememiş, “tanımlanamayan maddeler” yer almaktadır.

Yapısında ortalama olarak
%60-70 su,
%12-15 ham protein,
%3-6 yağlar,
%6-18 şekerler,
%0.5-2 aminoasitler, vitaminler, mineraller,
%0.8-4 tanımlanamayan maddeler bulunur.
Arı sütü kalitesi, içeriğindeki 10-HDA 10-hidroksi-2-dekenoikasit)oranına göre değerlendirilmekte ve kaliteli bir arı sütünde en düşük olarak %1.4 olmalıdır.
10-HDA değeri %1.8 üzerinde olan arı sütleri çok kaliteli olarak değerlendirilir.

Bu konuda kendi görüşlerimizi de belirtmek gerekirse;

Arı sütü içeriğine bakılırsa diğer en bilinen arı ürünleri olan bal ile birbirine çok benzer içeriklere sahiptir.

Ancak 10-HDA ya da arı sütü asidi denilen madde bu ürünü çok özel kılmaktadır.

TSE standartlarında 10-HDA’nın minimum %1.4 olması gerektiği bilgisi yanında birçok yayında %1.8 üzerinde olduğunda çok kaliteli değerlendirildiği bilgileri ışığında;

Ülkemizdeki arı sütlerinde yapılan çalışmalarda %9 gibi çok yüksek 10-HDA değeri varlığı ülkemizin arı sütlerinin ne kadar değerli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Tabi bilinmesi gereken çok önemli bir durumda sezon boyunca 10-HDA değerinin standart bir değer olmayacağıdır.

Polen akımının zirve yaptığı, doğadan nektar akışının devam ettiği ve kadrolarda genç işçi arı sayısı zirve yaptığında derlenen arı sütü 10-HDA değerleri zirve yapacaktır.

Ancak üretimin tüm evrelerinde ülkemiz arı sütünün 10-HDA değerleri olması gereken sınırların birkaç katı daha yüksektir.

Arı Sütü ve Akademik Çalışma İçin Ürün Tedariği

Ülkemizde yerli arı sütünün içerikleri, mevsimine göre değer değişimleri, aynı gün hasat edilen taze arı sütü ile aynı sütün 3 ay gibi bir süre buzdolabında ve yine aynı sütün 3 ay derin dondurucuda saklandığında uğradığı kayıplar gibi basit ama sahadaki uygulamalara ışık tutacak çalışmaların yapılabilmesi için,

Her hafta 40 cc kavanozlarda 2 adet 20 gr numune olacak şekilde 2015 yılı üretiminde arı sütü ayıracağız.

Bir numuneyi derin dondurucuda diğerini ise buzdolabında saklayacağız.

Taze üründen de hemen tahlil yapılacak ise yine ayırmak mümkün.

Konuyu çalışmak isteyen akademisyen ekiplerden ulaşanlar olursa sonuçların tarafımıza da ulaştırılması şartı ile yaklaşık 20 hafta süren üretim sezonuna ait 40 adet 20 gramlık numuneleri çalışılmak üzere teslim edeceğiz.

Olmazsa sonuçta 800 gr arı sütümüz daha olur.

Kazan – Kazan prensibini uygulayabileceğimiz olgunluğa erişiriz elbette ama sonuç bildirilmesi konusunda akademik dünyaya kesinlikle inanmadığımı da geçmiş yıllar tecrübeleri sebebiyle belirtmek isterim.

*************

Sonuç olarak henüz çok yeni sayılan arı sütü üretim işletmemiz, üretim sezonunda pratik bilgileri yerinde görmek isteyen ve arı sütü üretmeye niyetli tüm arıcılara açıktır.

Ne kadar çok üretirsek, pazardaki Çin sütü miktarını o kadar azaltabiliriz ve bu çok değerli arı ürününü ülkemiz insanlarına ulaştırabiliriz.


2 yorum:

abdullah ziya akacık dedi ki...

Değerine paha biçilemez bir yayım olmuş, Türkiye arıcılığının bir mihenk taşısınız,
teşekkürler

Gevaş li arıcı dedi ki...

Bilinmeyeni ve ulasilmaya çalışılanı bukadar yakinlaştirici ve anlaşılır kılan yazınız için teşekkürlerimi iletir çalışmalarımızı tüm arıcı lar camiasına yapıcı yön vermesini dilerim.