16 Aralık 2015

Samsun Arıcılık Çalıştayı 2015

Yaklaşık 2 ay önce...

2014 yılında Fethiye Kongrede tanışma fırsatı bulduğumuz Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nden Dr. Murat Emir Hoca bir davet bildirdi...

Tarih uygun... Tam da bize göre...

Kışın tatile gezmeye ihtiyaç duyduğumuz çok açık... Çalışıyoruz yazın, tatil hak getire...

Gelirim de Patron'da gelir...

Buyurun gelin...

Ne yapacağız ki gelince?

Siz hiçbir hazırlık yapmadan gelin... 

Çalıştayda çalışacağız...

Tamam dedik ve yattık kulağımızın üzerine...

Gün geldi çattı.

Samsun'a daha önce Merzifon Hava Üssü görevlerinde gezmeye gidiyorduk ama olsun bir kez daha görelim dedik... Çok uzun yıllar olmuş gitmeyeli ayrıca.

Başka kimler katılıyor diye hiç merak etmedim ama sosyal medyadan küçük sinyaller de alıyordum.

Hiç fark etmez ki ayrıca benim için...

Düştük yollara...

Misafirperverlik konusuna genelde teşekkür edilir ama ya dil ucuyla ya da yürekten...

Yürekten bir teşekkür edilmesi gereken bir misafirperverlik gösterildiğini açık biçimde yazmalıyım.

Öğle saatlerinde otele vardık ve yavaş yavaş gelen katılımcıları gördükçe haydi hayırlısı demekten kendimi alamıyordum...

Hele ilerleyen saatlerde ve çalıştayın yapılacağı gün katılımlarla daha da Hay Allah moduna geçtiğimi itiraf etmeliyim.

Sektör ilişkilerini yüzeysel de olsa çeşitli vesilelerle az ya da çok bilirim ve çalıştayın ekibini oluşturacak bu katılımcıların aynı masa çevresinde toplanması büyük bir sinerji yaratacağı kesindi.

Başarı ise bazı uçlar açık kalsa bile ki bunun çalıştay bütçesi ile alakalı olduğunu düşünüyorum ama neredeyse tüm köşe başlarını tutanlardan temsilci vardı.

Yani katılmayanlar / katılamayanlar şöyle yorumlamasın, köşe başı tuttuğumuzu sanıyorduk ama bizi neden çağırmadınız?

Köşe başı çok arkadaş, arıcılıkta... 

Bu katılımcı kısıtına rağmen 14 farklı İlden 24 katılımcı yanında hem proje ekibi hem de Samsun katılımcıları ile yüksek katılımlı bir çalıştay olduğunu söyleyebilirim.

Samsun...

Acaip gelişmiş... Modern şehircilik anlayışının izlerini çok yerde görme imkanı buldum ki fırsat buldukça yaya biçimde sahilde gezmek ile küçücük ayrıntıların bile düşünüldüğünü görünce...

Hareketli bir şehir olduğunu da havaalanına gidince gördüm ki, aynı saatte farklı 2 havayoluna ait uçak full koltuk ile kalkış yapıyordu... Üstelik günde birkaç sefer ile...

Tamam, geldik çalıştaya...



Proje, bir Tübitak Projesi...

Kabul ettirilmesi için bile ne zorluklar çekildiğini akademisyenler iyi biliyor...

Türkiye Arıcılığının Mevcut Durumu, Sorunları ve Geleceği

Proje Yöneticisi Prof. Dr. Vedat Ceyhan Hoca hakkında yazarak başlayayım...

Aman ne yazayım yahu, harika bir insan ile tanıştığım için bu bile bana yetti...

Samimiyeti, ilgisi ve konulara hakimiyeti ile en önemlisi çalıştaydaki muhteşem idaresi ile her türlü takdiri hak ettiğini söylemek isterim. 

Tarım ekonomisti ancak, farklı kurumlarda ya da projelerde arıcılığın farklı dalları ile karar verici konumlarda bulunduğundan sektörün bir bölümüne de hakim olduğu çok net görülüyordu zaten.

Dr. Murat Emir...

Bu ismi arıcılık sektöründe yeni yeni duymaya başladık ama pazarlama ve benzeri konularda yeni ufuklar açacağı düşüncesindeyim.

Bu çalıştayın da yükünü sırtladığını ve stratejik uygulamaları ile katılımcıları topladığını görmek mümkündü.

Projeye destek veren, danışmanlık yapan ve sahada arıcı ile temas kuran herkes iyi bir iş yapmanın gururunu yaşıyordu...

Neler yapılmış bu projede?

Çok fazla not almak mümkün değil tabi, çünkü inanılmaz çok veri oluşmuş.

Zaten sonuç raporları yayınlanınca bunlara ulaşabileceğiz.

Bazı verileri de vizyonumuza katkı yapsın diye paylaşacağım.

Muhtemel o çalıştaya katılanlardan büyük bölümünün, orada konuşulan - bilgi verilen konuları arıcılık camiasının ya da temsil ettikleri kurumları bilgilendirme konusunda zayıf bir yönümüz olduğunu çok iyi bildiğimden...

Ben inceden bir sonuç raporu şimdiden yazayım dedim. 

Çalışma ülkede çok farklı yerlerde 500'e yakın işletme ile yapılmış.

Veriler elde edilmiş ve bilimsel tekniklerle sapmalar giderilmeye çalışılmış.

Verileri ve projeyi tüm katılımcılara sundular öncelikle.



Vedat Hocamın sunum performansını da çok beğendim vallah.

Bu veriler verildikten sonra.

Her katılımcı kendi bulunduğu konumdan uyuşmayan veriler ya da mevcut durumlar hakkında kısa süreli ve sıralı sözler alarak tespitler yaptılar.

İşte toplantının en can alıcı noktası da buydu...

Eleştiriler kesinlikle boşluğa düşmedi.

Sahibini mutlaka buldu.

Birkaç önemli veriyi sunmak lazım ama nedense hemen arıcı konuyu kişiselleştiriyor.

Etkinlikten bahsederken kovan sayısı yüksek olanlar ya da yüksek üretim yapanlar örnek gösteriliyor.

Attığın taş ile ürküttüğün kurbağa oranı kardeşim, etkinlik dediğimiz şey.

Arıcı profili

%6 Hobi
%30 Ek Gelir
%64 Ana gelir

(%56 bölümü kendisini ARICI) olarak tanımlanıyor.

İşletme Büyüklüğü 

%66 Küçük 
%30 Orta
%4 Büyük

(İşletme büyüklüğü kavramı içerisinde etkinlik dediğimiz kavram da mevcut)

Çünkü...

208 Kovan ortalaması olan ve kovan başı etkinlik ile değerlendirildiğinde küçük işletme olarak kazançlarının kovan başı gelirin 90 TL civarı...

115 Kovan ortalaması olan ve kovan başı etkinlik ile değerlendirildiğinde orta işletme olarak kazançlarının kovan başı gelirin 320 TL civarı...

145 Kovan ortalaması olan ve kovan başı etkinlik ile değerlendirildiğinde büyük işletme olarak kazançlarının kovan başı gelirin 1000 TL üzeri...

Yahu benim 4.000 kovanım var, ben büyük işletmeyim denebilir.

Büyüklük dediğimiz şey, kovan sayısı değilmiş, çalışmada bunu gördük.

Aynı sonucu 2500 kovan ile sağlamak varken 1500 kovanın hamallığını neden yapıyorsun kardeşim diyor çalışma...

Arıcılık Kursları

Sadece %1 kurs

 Kayıt tutma, pazarlama ve arıcılık ileri tekniklerine yönelik.

Geri kalan tüm kurslar malum...

Bizim ilçemizde yaptığımız arıcılık toplantıları eğer bu kapsama girerse % 1 içinde olmakta güzel.

Bu konuda eleştirim ise gelişmiş arıcılık kursları için üniversite imkanları kullanılması öneriliyor ama mümkün değil.

Bu işin uzmanları sahada...

Sahadan eğitim verecek kişileri eğitmek ise konu başımız üstüne.

Örnek olarak...

Arı sütü üretimi konusunda eğitim verebilecek bir üniversite varsa bizde gidelim.

Yok.

Eee o zaman sahadan birileri de uzman oldukları konuda eğitim verme konusunda sertifikalandırılsın.

Yok olmaz.

Peki, o halde.

Biz bildiğimiz yöntemlerle devam...

Göçer Arıcılık

Yılda gezginci bir arıcının yaptığı yol ortalama 900 km civarı olduğu da güzel bir veri.

Arı sütü 

Veriler çok net gösteriyor ki...

Görüşülen işletmeler, sadece arı sütü üretimi yapmayan işletmeler.

Çünkü verim ortalaması 50 gr civarı...

Halbuki, bizlerde 10 kat kadar.

Fiyatlar biraz yüksek çıksa da bizlere göre, bölgesellik ve üretim metodu elbette önemli. 

Arı sütü üretimi yapan işletmelerin, ana arı işletmelerinde olduğu gibi ruhsatlandırılması konusunu Hayvancılık Daire Müdürü'ne sözlü ilettim, kayıt altında. 

Benden günah gitti. 

Az üretenler, butik üretenler ne olacak?

Ana arıda da kim karışır az üretene ya da kendisine üretene...

Bal maliyeti

Burada fiyatı zikretmekten ziyade sonuca ulaşmak üzere uygulanan metoda sahip olmak bizler için yeterli.

Ana arı maliyeti

Yine metot önemli ama 13 TL ortalama ana arı üretim maliyeti de gerçeğe çok yakın görünüyor.

Genel değerlendirmede nakliye ve besleme maliyetlerinin %25-40 arası düşürülebileceği bilgisi de dikkate alınması gereken bir durum.

Ülke arı kayıpları oranı biraz düşük gibi geldi bana...

%17

Yani kışa girişte birçok işletme.

100 arı ile girip 83 arı ile bahara çıkmayı ister misin sorusuna göbek atar.

Soruyu sorma şeklinin değişmesi gerektiğini bir örnekle zaten arz ettim.

Kayıplara tazminat verilecek, kaybınız nedir sorusu...

Muhsin Hocam da sahayı iyi bildiği için...

O zamanda kayıp inanılmaz olur demesi çok hoştu. 

Toplantıda katılımcıları zaten takip edenler bilirler.

Bir çok katılımcı zaten birçok toplantıda birlikte bulunuyorlar.

Ama bizim gibi sahadan katılanlar için iyi bir gözlem imkanı oldu.

Nedense kızdığımız...

Büyük bal paketleyicisi firma yetkilileri de tekelleşme olmadığını bana göre çok net anlattı.

Sektörün diğer paketleyici katılımcıları da pozitif katkı yaptılar.

Balparmak - Aksu Vital ve Anadolu Bal

Ayrıca hem arıcı hem de paketleyicilik yapan arkadaşımız tam sahadan görüşleri aktardı.

Arı Yetiştirici Birlik Başkanları...

Beni şaşırtacak bir gelişme olmadı.

Hayal kırıklığım da yok.

Muğla Birlik Ziya Şahin Başkanım, hemen yanımda olduğundan ne kadar hazırlıklı geldiğini gördüm ve gelişen her durumda yazacağı söyleyeceği çok şey ile donanımını ortaya koyuyordu.

Muğla kongre içinde muammalı hazırlıklarını ve heyecanlarını görmek çok güzeldi.

Yine katkı istendi bizlerden, iyi hazırlanmalıyız bu kez daha da iyi.

Birlik Başkanlarının, mevcut Birlik işleyişlerinden ve bütçesizlikten şikayet etmeleri konusunda haklı iseler...

Neden seçim zamanı geldiğinde yine aynı işleyiş bozukluğu ve bütçesizliklere rağmen koltuğu bırakmak istemezler onu da anlamış değilim. 

Bal Üreticileri Birlik Başkanları...

Eleştiririm ben arkadaş.

BAL üreticisi ne demek...

Kanun değişiklik talebi isteyin.

Arı Ürünleri Üretici Birlikleri daha güzel değil mi?

Söyledim gitti.

Benim hayal kırıklığımdır Bal Üretici Birlikleri.

Bir çoğu Arı Yetiştirici Birliklerine muhalif idiler seçimi kazanamadılar.

Hopp BÜB kurdular.

O halde.

Gümbür gümbür yapın da ses getirin ve size oy vermeyen AYB üyeleri pişman olsun.

Çok başarılı yapanlar yok mu?

Var tabi, zaten orada bulunmaları da o yüzden.

Bal Dernekleri...

Her oluşum bir şeyler yapmaya çalışıyor ama dernek sayısı arttıkça etkinlik düşer.

Bu benim görüşüm.

Saha...

Sahadakiler nedense en çok eleştirilir.

Nasılsa sesleri çıksa da duyan yok.

Ama bu kez sahadan da sesler olması güzeldi.

Akademisyenler...

Çoğunu tanırım, bazıları beni tanımasa bile.

Muhsin Hocama zaten ne söylenebilir ki.

İsimleri saymaya da gerek yok...

Diğer katılımcı akademisyenler ile uzun uzun sohbet etme imkanı bulduk.

Uzun uzun sohbet edince pozitif düşüncelerim daha da arttı.

Belki de bizim işletme olarak uç bir üretim yaptığımızdan olsa gerek sohbet konuları sorunların az olduğu alan üzerinden gerçekleştiğinden de olabilir.

Bakanlık Temsilcileri

En zor iş onların...

Kamudan talep çığ gibi ama kıt kaynaklar bir yanda kaplumbağa bürokrasi diğer yanda.

Ancak iyi niyetlerinden şüphe olmadığı da çok net. 

Desteklemeler konusunda arı sağlığına odaklanmış metodu bizlerde yıllardır dillendiriyoruz.

İnşallah yakın gelecekte güzel bir metot ile gündeme girer.

Orman Bakanlığı yetkilileri de yine iyi niyetli biçimde arıcılığa desteklerini deklare ettiler.

Malzeme Üreticileri...

Kurdukları dernek yönetimi ve firma yetkilileri de sahadan sahip oldukları bilgilerle katkı sağladılar.

Bu arada bizim Kürşat, böyle giderse TIĞ gibi olacak.

Tarım Teşkilatı Temsilcileri

Konuya, kendi doktora konusu sebebiyle hakim olan Karaman İl Tarım Müdürü Ahmet bey ile daha önce yine Fethiye'de tanışmıştım. Tekrar görüşmekten çok mutlu oldum.

Birçok yerde yazdım bu konuda.

Neden çok ilginçti katılımcılar?

Makam - Mevki sahibi olunduğunda elbette o makamda ve mevkide sizden daha iyi görev yapacağını hissedenler olabilir.

Bu hislerin varlığını hissedenlerden birisi olarak...

Halef - Selef katılımcıları izledim hep.

İşim bu aynı zamanda.

Gözlem yapmak.  

O yüzden çok değerli idi çalıştay, denge çubuğu çok iyi balansa tabi tutulmuş.

Sonuçta, yine bilimsel olarak katılımcıların doldurmuş oldukları Fırsatlar - Güçlü Yönler - Zayıf Yönler - Tehditler yani SWOT analizi de denilen çalışma mevcut proje ile harmanlanıp sonuç raporu yayınladığında göreceğiz hep birlikte. 

Bir çok katılımcının üzerinde durduğu tek konu belki de.

Yurtdışından kontrolsüz internet üzerinden yapılan ana arı satışları...

Bu konuda da yakın gelecekte bir tedbir alınabileceği hissine kapıldım.

Ama o an aklıma hemen, talebin bizim arıcılardan gerçekleştiği geldi aklıma.

Uçağa gider alır gelirler valla...

Konuyu değiştireyim hemen.



Bazen şans kapıyı da kırar derler ya.

Arıcılık sektörü adına bir şans gerçekleşti.

Aynı mekanda Kalkınma Ajansının toplantısına katılan TORKU gerçeğini yaratan ve şu anda TBMM Tarım Komisyonu Başkanı olan Recep Konuk ve Samsun Valisi de toplantıya katıldı.

Kim ne dedi toplantıda genel olarak?

KÖY TV çekimleri yapıldı.

Röportajlarda yapıldı.

Ben bile röportaj verdim ama o yorgunluğun üstüne ben ne dediğimi bile hatırlamıyorum.

Yakın gelecekte yayınlanır ve hep birlikte izleriz.



Biz neden davet edildik acaba oraya?

Sorguladık tabi.

Sahada sadece arı sütü yapan işletme sayısı o kadar az olunca.

Elek üzerinde kalan çok az kişi.

Elek büyük yani...

Bize de süper tatil oldu.

Ne kadar teşekkür etsek azdır.

Sonuç olarak kendi adıma çıkardığım sonuç...

Aynı şeyi yaparsan aynı sonucu alırsın.

Farklı ve temayüz etmiş olanlar başaracak.

Biraz uzun oldu ama mutlaka çok şeyi atladım...

İyi İnsanlar tanıdım, bu bile yeter derler ya.

Tam da öyle.

6 yorum:

coşkun türkseven dedi ki...

Halil Bey,
Güzel paylaşımınız ve bilgilendirmeniz için çok teşekkür ederim.


Saygılarımla,
Coşkun TÜRKSEVEN

Ayhan Gungor dedi ki...

Sektör adına çalışılması takdire şayan.umut verici.teşvik edici

IbrhmAkgl dedi ki...

Blogtaki belki en uzun yazı ama su gibi okudum. Elinize sağlık.

Savas Koc dedi ki...

İşletme büyüklüğü kovan ortalaması ile kovan başına gelir oranları çok garip geldi. Bu kadar oransal uçurumun sebebleri ne olabilir ki coğrafi konum mu tabiat mi arılık yönetimimi ari urunleri çeşitliliği mi ......

Ahmet Faruk Battal dedi ki...

Arıcılık çalıştayı için yapmış olduğunuz çalışmalar için teşekkür ederiz.

muzaffer kayen dedi ki...

Selam , 'Aynı sonucu 2500 kovan ile sağlamak varken 1500 kovanın hamallığını neden yapıyorsun kardeşim diyor çalışma... ' ifade dogrumu ? Selamlar , bereketler